
HÎVDA HEBÛN/ANF/REQA
Farklı ülkelerden gelen ve şimdi Reqa'da devam eden 'Büyük Savaş'ta yer alan enternasyonalistler de savaşçılara ilk müdahale yapmak için gönüllü çalışıyor.
Rojava ve Kuzey Suriye üzerindeki ambargodan dolayı lojistikten cephaneye kadar her şey oldukça kısıtlı. Cephede en çok ihtiyaç duyulan ilk yardım malzemeleri ve ilaçta da sıkıntı yaşanıyor. Buna rağmen QSD, tüm imkanları zorluyor. Savaşçılar cephede ihtiyaçları karşılamak ve yaralılara müdahale etmek için ellerinden geleni yapıyor. Farklı ülkelerden DAİŞ ile mücadele için gelen Jiyan Bengi, Dilan Cudi, Egid ve Çiya, ön cephedeki savaşçılara ilk müdahalede gönüllü çalışıyor. Kendileri için çok önemli ve kutsal gördüklerini dile getiren enternasyonalist savaşçılar, ANF'ye konuştu.
Yeterli sedye bile yok
Jiyan Bengi, Almanya'dan iki buçuk yıl önce gelmiş. Şehit Rubar ve Minbic hamleleri ile Reqa hamlesinin birinci aşamasının ardından şimdi de şehir merkezinin kurtarılmasını hedefleyen operasyonlarda sağlıkçı. Şimdi olduğu gibi hep sağlıkçıymış. Rojava ve Kuzey Suriye üzerinde büyük bir ambargo var. İhtiyaçlar noktasında sürekli sıkıntı yaşanıyor. Hastanede ilaç eksikliği var. Jiyan Bengi, "Örneğin, elimizde yaralıları taşıyacak yeterli sedye bile yok. Bu nedenle kendi imkanlarımızı kullanıyoruz; bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Gittiğimiz yerlerin şartları zordur; ya yürüyerek ya da zırhlı araçlarla gitmeliyiz. Suikast, mayın gibi saldırılara karşı yaralıyı taşımak zorundayız" diyor.
Savaşçılar moral alıyor
Savaşçıların, kendilerini, işlerin nasıl gayretle yaptıklarını gördüklerinden moral ve güç aldığını belirten Bengi, "Birlikte olmak ve elele verip savaşmak, birbirinden güç almak, bir iyilik halidir, güzeldir" diyerek, yaralıya müdahale ederken çatışma hattında kaldıklarını da anlatıyor: "Çok fazla sıcak savaşın içine girmiyoruz ama yine de bazen suikast yapılıyor, çete elemanları saldırıyor ya da mayınlar oluyor. Aslında dikkat ettiğinde, kendi başına hareket etmediğinde ve arkadaşların disiplin kurallarına göre davrandığında sorun çıkmıyor. Herkes birbirini tamamlıyor. İlk yardımı yapan arkadaş, şoför, doktor herkes kendi işini doğru ve eksiksiz yaptığında sorunlar daha da azalıyor. Bir yerde bir eksikliğin olması sorunu başlatıyor."
Kurtarabilirim, diye
Dilan Cudi, 2015'ten beri Rojava’da. Hesekê, Hol, Şedadê ve Siluk hamlelerine katılmış. Siluk'te yaralanıp iyileştikten sonra Tebqa hamlesine ve şimdi de Reqa şehir hamlesinde yer alıyor. Hesekê ve Hol hamlelerinde arkadaşlarının kurtarılabilecek yaralanmalardan dolayı şehit düşmelerine tanık olunca sağlık çalışmasına katılıyor. "Devrim için buradayız. Ben de sağlık çalışmasına katıldım" diyen Cudi, şunları paylaşıyor: "Beni en çok zorlayan, birlikte zaman geçirdiğim ve bir sürü şey paylaştığım arkadaşlarımın yaralanması veya şehit düşmesi. O zaman canım çok yanıyor, zaten bunun için sağlıkçı oldum, kurtarabileyim diye. Bazen yaralı olduğunda, suikast ve mayından dolayı gidip alamıyorsun. Bazen mayın sende de patlıyor. Senin de durumun bu sefer ağırlaşıyor. Yaralıyı kurtarman da gerekiyor.
Zorluğu tarif edemem
Benim bir arkadaşım vardı. Çok güzel bir insandı; her yünüyle çok güzel biriydi. Biz birlikte bir buçuk yıl kaldık. Birlikte Şedadê'ye gittik. Suikast sonucu yaralandı. DAİŞ'liler vardı, arkadaşlar bize ulaşamıyorlardı. Ben onu omuzuma aldım ve ona sürekli -merak etme arkadaşlar gelecek- diyordum. Ancak arkadaşım şehid düştü. O esnadaki zorluğu, tarif etmekte zorlanıyorum."
Öldürmek ve kurtarmak
"Sen hem sağlıkçı ve hem de savaşçı olarak cephede yer alıyorsun. Hem savaşmak, hem de hayat kurtarmak nasıl bir duygu" sorusuna soğukanlı yaklaşan Dilan Cudi, şu yanıtı veriyor: "Cephede savaşmak ya da ilk yardım için sağlık hizmeti vermenin pek farkı yok. Çünkü mücadele ediyorsun. Ben onu öldürmezsem o beni ve benim arkadaşımı öldürecek; kadınları, çocukları katledecek. Bu toplumun ve bütün insanlığın başına musallat olmuş/edilmiş bir yapıyla uğraşıyorsun."
Gülerek anlatıyor
Egîd, yaralıların önce güvenliğe alınmasını sağladıklarını daha sonra sahra hastanesine mümkün olduğu kadar hızlı naklettiklerini ifade ediyor. Sürekli olarak yoğun tehdit altında çalıştıklarını gülerek anlatan Egîd, buna rağmen yaralıları kurtarmak için seferber olduklarını dile getiriyor. Reqa’nın Nazi Almanyasının Berlin’i gibi olduğunu kaydeden Egîd, Reqa’nın kurtarılmasından sonra DAİŞ’in artık Suriye’de biteceğini düşünüyor.
İsveç ordusunda da sağlıkçı
Çiyager ise İsveçli. İki aydır Reqa’da görev yapıyor. İsveç ordusunda da sağlıkçı olduğunu, bu nedenle Reqa’da aynı alanda çalıştığını paylaşıyor. Çiyager, yaralı insanlar için bir şey yaptığında kendisini iyi hissettiğini söylüyor.