
Savaşın sadece küçük bir alanla sınırlı kalmayacağını bildiklerin için önün kesmeye çalıştıklarını kaydeden DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, “Eğer Iraklaşma, Suriyeleşme istenmiyorsa bizim bu ortamdan çıkış olarak önerdiğimiz Özerklik konusundaki deklarasyonumuz ciddiyetle değerlendirilmelidir” dedi.
DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, ANF’den Melek Yüksel ve Ferhat Arslan’ın sorularını yanıtladı. Üç bölümlük uzun söyleşi, dünden itibaren ANF’de yayınlanmaya başlandı.
Suriyeleşmek istemiyorsa dikkate alır
Türk devletinin vahşet boyutlarındaki saldırısına işeret eden DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, ‘şiddet şiddet doğurur’ düsturuna atıf yaparak, bunun büyük bir felakete; bütün toplumun yaşamını etkileyerek Irak’taki, Suriye’deki gibi bir ortama gittiğini gördükleri için çabalayıp durduklarını söyledi. Bu hattın, bu gidişin önünü kesmeye çalıştıklarını belirten Hatip Dicle, aksi takdirde bugün birkaç il ve ilçede sınırlı olan bu çatışmanın bütün coğrafyayı (bütün Türkiye’yi, metropolleri de) içine alacak şekilde büyüyeceğini kaydetti. Bunu söyleyerek kimseyi tehdit etmediklerinin altını çizen Dicle, “Irak’a baksınlar, Suriye’ye baksınlar. Suriye’de Şam’a yakın bir kasabada başladı, herkes çağrı yaptı, Türkiye’de çağrı yaptı; işte bu şiddetle olmaz, şiddetle bastıramazsınız. Hatta hatta Tayip Erdoğan çağrı yapıyordu. Davutoğlu defalarca gidip Esad yönetimi ile görüşmeler yaptı. ‘Böyle yapmayın daha fena olur’ ama şuanda Suriye ne hale geldi. Eğer Iraklaşma, Suriyeleşme istenmiyorsa bizim bu ortamdan çıkış olarak önerdiğimiz Özerklik konusundaki deklarasyonumuz ciddiyetle değerlendirilmelidir” dedi.
AKP devletleşti, devletin partisi
Görüşmeler devam ederken de devlet aklı içerisinde homojen bir yapı olmadığını anımsatan Hatip Dicle, her ne kadar o dönemde irtibatta oldukları devlet heyeti artık devlet aklının bir bütün olarak Kürt sorununun şiddetle çözülemeyeceğini söylese de, bugünkü gelişmeler dikkate alındığında, o düşüncenin sadece onlara ait olduğunun anlaşıldığını söyledi. Dicle, şunun görülmesini istedi: “Bugün bir savaş konsepti varsa zaten devletin statükocu, anti demokratik zihniyeti ile AKP’nin ittifakı söz konusu. AKP devletleşti ve artık bir devlet partisi… Devlet aklıyla, devlet zihniyle düşünmeye başladılar. Demokratik özelliklerini de öyle kaybettiler. AKP, Enver Paşa’nın savunduğu Türkçü; İslamcı inancı sos olarak kullandığı, aslında İslamiyet ile hiçbir uygulamaları örtüşmeyen, yayılmacı ve savaşçı bir yapıya dönüştü.
Enver Paşa’nın mirasıdır
Enver Paşa da öyle değil miydi? Öyleydi. Uzlaşmacı bir şekilde başladılar, hatta İttihat ve Terakki kurulurken Kürtler de vardı içerisinde. Çeşitle halklar da var içerisinde. Sonradan giderek Türkleşmesi, savaşçı olması, Osmanlı İmparatorluğu’nu 1. Dünya Savaşı’nın içerisinde sokarak Orta Asya’ya kadar Turan hayalleri vardı. Bunların da farklı bir hayalleri yok. Bunlarda neo Osmanlıcı ‘bütün İslam coğrafyasını alacağım’ diyor ve belki de şuan kendisini Osmanlı Halifesi olarak tasarlıyor. İşte öyle bir zihniyetin sahibi oldular. Bunun için artık demokratik özellikleri kalmadı. Devletleştiler.”
Savaşın 3 nedeni
DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, Türk devletinin savaş konseptini yürürlüğe koymasının 3 nedeni olduğunu, şöyle izah etti:
* Devlet, ayrı bir parti de olsa PYD’nin Önderliğin ideolojisi doğrultusunda biçimlendiğini çok iyi biliyor. Bundan dolayı PKK ile PYD’yi aynı bütünün parçaları olarak değerlendiriyor. Dolayısıyla uluslararası alanda PYD, YPG, YPJ’nin giderek bir meşruiyet kazanması Türkiye devletini çok ciddi anlamda korkutmuştu. Bu meşruiyeti çok büyük bir tehdit olarak gördüler.
* Tel Ebyad’ın alınmasından sonra Kobanê ve Cizîr kantonlarının birleşmesi deyim yerindeyse devlette büyük bir korkuya neden oldu. Çünkü niyetleri tarihi bir üçüncü dünya savaşının sürdüğü Ortadoğu’da Kürtlerle tarihi bir ittifak yaparak demokrasiye yönelmek değildi. Amaçları oyalama siyasetiydi. Önderlik de bunun farkındaydı ve acaba bu süreçten en kazançlı nasıl çıkarabiliriz arayışıydı.
* Bir de 7 Haziran seçimlerinde alınan ağır yenilgi, AKP’nin 13 yıllık iktidarına son verilmesi ve HDP’nin büyük bir başarı kazanması artık kesin olarak savaş konseptini devreye koymalarına neden oldu.
HABER MERKEZİ