Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile birlikte dün Moskova'daki Merkez Camisi'nin açılışını yaptı. Rusya Dini İdaresi tarafından inşa ettirilen on bin kişi kapasiteli caminin iç dekorasyonu Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yaptırılmıştı. 


Savaştaki payını unuttu

Erdoğan açılışta yaptığı konuşmada, DAİŞ gibi çete örgütlere verdiği destekle Suriye'deki savaşa adeta benzin döktüğünü unutarak, Avrupa Birliği ülkelerine hitaben "Mülteci sorununun çözümü, sınırları kapatmaktan veya bu insanları denizlerde ölüme terk etmekten değil, ülkelerini onlar için yeniden yaşanabilir yerler haline dönüştürmekten geçiyor" demesi ise samimiyetsiz bulundu. 


Tolstoy'dan alıntı yaptı!

2 milyonu aşkın Suriyeliyi, mülteci statüsü olmaksızın, sokaklarda ya da kamplarda ağır koşullarda, aç bitap yaşamak zorunda bırakan ve savaş mağdurlarını insan kaçakçılarının insafına terk eden Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Tolstoy'dan alıntı yaparak dünyaya seslenmesi de görülmeye değerdi doğrusu. Erdoğan Tolstoy’un şu sözlerini aktardı:"’Hayatta en önemli uğraş, iyiliktir.' Tolstoy, başka bir hikayesinde de art niyetle yakılan ateşin o evle birlikte tüm köyü de yok edebileceğini söylüyor." 

Kürtlere yaptıklarıyla İsrail'in zulmünü aratmayan Erdoğan, Tel Aviv yönetimini de Filistinlilere ayrımcı politikalar uygulamakla suçladı. 


Putin ile görüştü

Açılış ardından Erdoğan ve Putin Kremlin Sarayı'nda bir araya geldi. Erdoğan, açılışa katılmak üzere Moskova'da bulunan Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile de görüştü. Erdoğan'a günübirlik Moskova ziyaretinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de eşlik etti. 


Gündem Suriye'ydi

Erdoğan'ın Moskova gezisi, Türkiye ve Rusya'nın Suriye konusundaki farklı tutumları yüzünden anlaşmazlıklarını gizlemedikleri, 'Türk Akımı' boru hattı projesinin askıya alındığı, ticaret hacminin düştüğü oldukça sıkıntılı bir döneme denk geldi. Erdoğan-Putin görüşmesinde ise Rusya'nın son dönemde önemli askeri destek verdiği Suriye'deki gelişmelerin öne çıktığı aşikar. 


Derin görüş ayrılığı sürüyor

Zira son dönemlerde Şam rejimine destek için Suriye'deki askeri varlığını iyice artıran ve Esad'sız çözüme izin vermemekte kararlı görünen Moskova'nın stratejisi ile Ankara'nın çıkarları birbiriyle taban tabana zıt. Moskova yönetimi şu sıralar, DAİŞ'e karşı mücadele için İran, Irak, Kürt yönetimleri ve bölge ülkelerinin de katılımıyla daha geniş bir koalisyon kurulması için girişimlerde bulunuyor. Ancak ABD'nin dahi "Esad'ın şu anda gitmesi gerekmiyor, bu bir süreç işi" dediği ve Rusya'nın hem ABD hem İsrail ile koordinasyon mekanizması kurduğu bir dönemde Erdoğan şahsında Türk devletinin hala aynı nokta olması ve Putin yönetiminin önerilerine olumsuz yanıt vermesi Ankara-Moskova ayrılığını daha da derinleştirdi. 


Kürt politikası da uyuşmuyor

Putin yönetiminin son dönemlerde Rojava'nın siyasi temsilcisi PYD ile sık sık görüşmesi ve sahada Kürt güçlerinin DAİŞ'e karşı savaşını moralmen desteklemesi de Türk devletinin tepkisini çekiyor. 

Gözlemciler tüm bu derin görüş ayrılıklarının dünkü Putin ve Erdoğan görüşmesinde de gündeme geldiğini belirtiyor. 

Ancak görünen o ki Türk Cumhurbaşkanı Moskova'dan umduğunu bulamadan ayrılmak zorunda kaldı. Rusya, Suriye politikasında esneme göstermeyeceğini İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun ardından Erdoğan'a da gösterdi. 


 HABER MERKEZİ