Tayyip Erdoğan’ın iktidar hırsı, inkarcı ve tekçi zihniyetinin yol açtığı savaş ve çatışmalara karşı direniş her yönü ile meşrudur. Eğer Tayyip Erdoğan ve AKP zihniyetinin yol açtığı bu savaşı "Saray Darbesi" ve "IŞİD benzeri vahşet" uygulamaları ile tanımlıyorsak, o zaman nasıl ki 12 Eylül 1980 Askeri Faşist Darbesi’ne karşı direniş meşru ve haklıydıysa bugün AKP ve Tayyip Erdoğan darbesine karşı direnmek de meşru ve haklıdır. 

"Erdoğan ve AKP kendi iktidarı için savaş istedi" diye bu savaşa karşı direnenlerin "AKP’nin ekmeğine yağ sürüyor" denilmesi gerçekten anlaşılır değildir. Çünkü Gever (Yüksekova), Farqîn (Silvan), Lice, Suriçi, Şemzinan, Gimgim’da (Varto) geçtiğimiz günlerde devlet güçlerinin asker, polis ve sivil faşistleri ile gerçekleştirdiği vahşetin vardığı sınırları görmezden gelerek, "Savaşa karşı direniş geliştirmek AKP’yi güçlendirir" demek, aslında tam da Erdoğan’ın istediği bir politikadır. 

Çünkü Erdoğan gladyosu yarattığı algı ile PKK’yi, Kürtleri ve bütün muhalifleri ezebileceğini, kendi darbesine karşı hiç kimsenin direnemeyeceğini göstermek istiyor. Asker ve polis ölümleri üzerinden milliyetçi oyları kendi hanesine yazdırmak ve siyaseten de HDP’yi marjinalize ederek tek başına iktidarın yolunu açmak istiyor. Ama bu kesinlikle yanlış bir hesap. 

Erdoğan ve danışmanlarının hesap hatası şu: Eğer PKK’ye askeri anlamda diz çöktüreceğini sanıyorlarsa bu çok büyük bir yanılgı. Yine PKK’ye diz çöktürmeyip kendi politikalarının yedeğine alacağını düşünüyorlarsa da çok büyük bir yanlış. Çünkü PKK’nin direniş karakteri hegemonyası iktidar bloklarını alaşağı etmek üzerine kurulu. PKK’nin 1980 darbesine karşı direniş karekteri ile 1990’lardaki topyekün savaş konseptlerine karşı direniş karakterine yakından bakarsanız bunu rahatlıkla görebilirsiniz.

Ve PKK’nin direniş gücünün 1980’lerden ve 1990’lardan çok daha büyük bir güç olduğunu da bilmek ve görmek zorundasınız. Türkiye toplumunun PKK algısı da AKP’nin yaratmak istediği gibi değildir. Türkiye liberallerinin geçmiş alışkanlıklarının özelliği olarak "devleti koruma güdüsü" de gerçekten iyi sonuçlar doğurmaz. Çünkü bu devlet artık Tayyip Erdoğan gladyosunun şekillendirdiği bir yapıdadır. Bu devletin idari aygıtı olabilecek AKP iktidarının zihniyeti de artık bilinen bir gerçektir. Yani Tayyip Erdoğan’ın diktatöryasına karşı direniş meşrudur, haklıdır ve kesinlikle sonuç alacaktır.

Ha insan ölümlerinin önüne geçmek, en aza indirmek için gerekli olanın ne olacağı konusu tabii ki çok önemli bir sorundur. Asker de polis de gerilla da, sivil halk da hiç zarar görmeden bu sürecin aşılması Erdoğan ve AKP dışında herkesin isteğidir. Ama devlet güçlerinin tümünün şoven, tecavüzcü, katiller sürüsü IŞİD çetesi gibi sağa sola saldıran polis ve asker elbiseli çetelere karşı direnmenin büyütülmesi de tarihi bir sorumluluktur. 

Halkın iradesini kırmaya, teslim almaya çalışan bu güruhu haklı saymak ve direnmemek insanlığa karşı en büyük kötülük olur. Bütün bu durumlarda AKP’nin savaşı "darbe mekaniği işletir" ya da "Erdoğan’ın iktidarı güçlenir" diyerek direnişten çekinmek büyük bir zayıflık olur. Ve zaten Erdoğan’ın istediği de budur.

Örneğin Star gazetesine silahlı saldırı yapıldı diyerek kendisini mağdur gösteren, PKK’nin direnişini "terör" olarak tanımlama ve kabul ettirme ezberi çok dayanaksız bir politikadır. Star gazetesine saldırıyı Erdoğan gladyosu yapıyor. Bu özel bir algı operasyonudur. Bunu yaparak kendisini mağdur göstermek isteyen bir AKP düşüncesi vardır. Her silahlı saldırıyı yapanları amansız takip edip bir iki günde yakalayan AKP iktidarı, polisi yakaladıklarını infaz ederek intikam aldığını söylüyordu. Peki kameraların önünde yapılan bu eylemi neden AKP’nin MİT’i, polisi hemen aydınlatmıyor? Çünkü bu durum Erdoğan’ın ve yalancı medyanın işine geliyor. Ama yöntem ilkel, acemice. Kısacası Star gazetisine yapılan eylem Erdoğan Gladyosu tarafından planlanıp yapılmaktadır. İtibarsız olan gazete ve televizyonlarına itibar kazandırmak ve hedef şaşırtmak için yapmaktadırlar. 

Sözü uzatmaya gerek yok. Zaman en doğru cümlelere kuracaktır. Çünkü bu savaşın daha doğrusu direnişin yaratacağı her sonuç Tayyip Erdoğan’ın sonunu getirecektir. Her halûkarda Erdoğan ve çetesi yenilecek ve Kenan Evren gibi ortada kalacaktır....