KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, sorunları savaşla çözülmeyeceğini bildiklerini ancak daha önce olduğu gibi tek taraflı ateşkes de ilan etmeyeceklerini belirterek, ateşkes ve kalıcı çözümün koşullarını açıkladı. Erdoğan’ın başlattığı savaşın aslında HDP projesinin hayata geçmesini önlemek amacını taşıdığını kaydeden Bayık, “Şimdi Erdoğan, seçim hiç yapılmamış gibi davranıyor ve erken seçimde baraj altında kalması için HDP’yi karalıyor. HDP’siz çözüm olmaz” dedi.

Alman Die Welt gazetesinden Deniz Yücel’in sorularını yanıtlayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, AKP’nin ileri sürdüğü gibi savaşın Ceylanpınar’da 2 polisin öldürülmesiyle başlamadığını belirterek öncesinde yaşanan gelişmeleri hatırlattı. Bayık, “5 Nisan’dan sonra Önder Apo ile bütün ilişkileri kestiler. Erdoğan atılan tüm adımları yok saydı: ‘Müzakere yok, taraf yok, Kürt sorunu yok’ dedi. Ondan sonra gerginlik siyasetiyle seçimleri kazanacağını düşündü. Gerillanın Amed’deki HDP mitingindeki katliama cevap vereceğini tahmin etti. Bunu, seçimleri iptal etmek için bahane olarak kullanacaktı. Ama biz, o tuzağa düşmedik. Seçimlerde HDP, Erdoğan’ın başkanlık hayallerini suya düşürdü ve AKP’yi iktidardan düşürdü. İntikam olarak seçimlerden sonra saldırılar devam etti” diye konuştu. 


2 polisi PKK öldürmedi

“Ceylanpınar’daki polis cinayetini PKK mi yaptı?” sorusuna ise Bayık, “Hayır. Kendine ‘Apocu’ diyen grup yaptı“ şeklinde yanıt verdi. 

Gerillanın henüz savaşa girmediğini, sadece misilleme hakkını kullandığını kaydeden Cemil Bayık, Silvan’da olduğu gibi devlet saldırılarına karşı kendilerini amatörce korumaya çalışan halka devletin tüm gücüyle karşılık vermesi halinde gerillanın savaşa gireceğini söyledi. 


Türkiye ısrar ederse

Bayık şöyle konuştu: “Orada halk, devletin saldırılarına karşı kendilerini amatörce korumaya çalışıyor. Devlet, buna elindeki tüm gücüyle karşılık veriyor. Bu yüzden devleti uyardık: Eğer siz bu halkın üzerine böyle giderseniz, biz gerillaya şehirlere girmesi talimatını vereceğiz. Türkiye bu siyasette ısrar ederse, gerilla savaşa girebilir.”


HDP’siz çözüm olmaz

“Ama bizim istediğimiz bu değil” diyen Bayık, AKP operasyonlarının esas hedefinin HDP projesini boşa çıkartmak olduğunu belirtti. Kürtlerin direnişi ile canlanan tüm kimliklerin, HDP projesiyle Parlamento’ya taşındığını ifade eden Bayık, 

“Şimdi Erdoğan, seçim hiç yapılmamış gibi davranıyor ve erken seçimde baraj altında kalması için HDP’yi karalıyor” dedi. 

“PKK HDP’den rahatsız” görüşüne de itiraz eden Bayık, “HDP’den rahatsız olsaydık, seçimlerin gerçekleştirilmesi için o kadar çaba göstermezdik. HDP’yi ortaya çıkartan, PKK’nin mücadelesiydi. Önder Apo, Kürt sorununun ve ülkenin diğer sorunlarının çözülmesi için Kürtleri, solcuları, demokratik güçleri parlamentoya çekti. HDP’nin görevi budur. Bu yüzden, HDP’siz çözüm olamaz” diye belirtti. 


Erdoğan yanıldı

Gerillanın misilleme eylemlerinin Erdoğan’ın hesabını bozduğunu kaydeden Bayık şöyle konuştu:

“Tayyip Erdoğan’ın hesabı şuydu: ‘Ben saldırabilirim ve PKK bunun karşısında duramaz. Dursa da, bunu Kürtlerin aleyhinde kullanabilirim.’ Yani hem HDP’ye karşı, hem de IŞİD’le mücadelesi sayesinde uluslararası alanda iyi bir imaj elde etmiş PKK’ye karşı. Bizi tuzağa çektiğini düşünüyor. Yanılıyor.

Çünkü Erdoğan’ın neden PKK’ye saldırdığını herkes anladı. Ama bir süreç başlattı. Erdoğan Meclis’i hiçe saydığı için, halk yerel demokrasiyi inşa etmeye başladı.”


Demirtaş’ın çağrısı

Bayık, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın, “PKK amasız silah bırakmalı” çağrısına da yanıt verdi. “Sadece o değil. Biz, bütün bu çağrıları değerli buluyoruz” diyen Bayık, “Çünkü biliyoruz ki, artık ne Türkiye ne biz sorunları savaşla çözemeyiz. Biz, şimdiye kadar sekiz defa tek taraflı ateşkes ilan ettik, sonunda gerillayı geri çekmeye başladık. Ama devlet, bizi önce oyaladı ve sonunda çözüm süreci kapsamında atılan tüm adımları inkâr etti” hatırlatmasında bulundu.


Tek taraflı ateşkes olmaz

“Bundan sonra tek taraflı ateşkes olmayacak. Devlet de resmi olarak ateşkes ilan etmeli” diyen Bayık ateşkes ve devamında kalıcı bir çözümün koşullarını şöyle özetledi:

İki tarafta da ateşkesi gözleyen izleme komitesi oluşturulmalı. Müzakereler özgür ve eşit şartlarda sürdürülmeli ve Önder Apo müzakere başı olarak kabul edilmeli. Arabuluculuk yapan üçüncü bir taraf lazım. Bütün operasyonlar durdurulmalı, son dönemde gözaltına alınanlar serbest bırakılmalı. Yoksa, Türkiye’nin yarın tekrar her şeyi inkâr etmeyeceğine nasıl güvenelim?

Türkiye önce bir Kürt sorununun var olduğunu kabul etmeli. Kürt sorunu anayasal güvence altına alınmalı. Kürt kültürü üzerine baskı sona ermeli, Kürtçe eğitim dili kabul edilmeli ve Kürtler yerel yönetimleriyle kendilerini yönetebilmeli.”

ABD’nin de üçüncü bir göz olarak müzakerelerde rol oynayabileceğini söyleyen Bayık, “Silahlı mücadeleyi bırakmak ve silahları teslim etmek ayrı şeyler” dedi. Bayık, “Kürt sorunu çözülmedikçe, DAİŞ tehlikesi sürdükçe, kimse bize silahları teslim etmeyi dayatamaz” diye konuştu. 


DAİŞ o videoyla Türkiye’ye sahip çıktı


Türkiye’nin 24 Ağustos’tan itibaren hem DAİŞ’e hem de PKK’ye karşı operasyon başlattığının hatırlatılması üzerine Bayık, “Aslında IŞİD büyük darbeler yemişti. Türkiye’nin PKK’ye saldırmasının nedenlerinden biri, IŞİD’i korumaktır” dedi. 

Türkiye’nin DAİŞ’e karşı savaşmadığı tespitinde bulunan Bayık, Ortadoğu’da egemen olmak isteyen Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın DAİŞ’i sadece bir araç olarak görmediğini, aynı zamanda ideolojik yakınlığı olduğunu vurguladı. 

Buna karşın uluslararası alanda baskıların artması nedeniyle Türkiye’nin itibarı için birşeyler yapmak zorunda kalarak ‘operasyon’ kararını aldığını dile getirdi. 

Bayık, DAİŞ’in Türkiye’ye karşı tehditler içeren videosunu da “IŞİD o videoda, Türkiye’nin bir yandan PKK, diğer yandan ‘haçlı seferliler’ tarafından kuşatıldığını söylüyor. AKP de neredeyse kelimesi kelimesine aynı şeyleri söylüyor. IŞİD Erdoğan’a sahip çıkıyor; Türkiye’yi aynı düşmanlara karşı uyarıyor” sözleriyle yorumladı. 


 HABER MERKEZİ