
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, gazetemizin bugünkü sayısında yer alan Kürtçe makalesinde (Kürtçe makalenin tamamı Kurdî 2’de) eski Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Dolmabahçe Mutabakatı ile ilgili açıklamalarının doğru olduğunu söyledi.
Bayık, yazısında savaşın nasıl başladığını anımsattı:
* Eylül 2014’te “Çöktürme Planı” simule edilmiş.
* Ekim 2014’teki MGK’de bu plan ışığında savaş kararı alınmış.
* Savaş kararı, Kobanê serhildanı öncesidir.
Devletteki ittifak
Bayık, İmralı ve Oslo’daki dahil tüm tüm görüşmelerin, Erdoğan bilgisi dahilinde, talimatı ve onayıyla yapıldığını; günlük, bazen saatlik bile haber verildiğini anımsattı. Dolmabahçe Mutabakatı’ndan Erdoğan’ın Davutoğlu’ndan daha fazla bilgisi ve hakimiyeti olduğunun altını çizen Bayık, “Haftalarca yapılan görüşmeler sonucu o mutabakat ortaya çıkarılmıştır. Özellikle son 10 gün içinde bu mutabakat taslağı defalarca Kandil-Ankara arasında gidip gelmiştir. Önder Apo, HDP heyeti, devlet ve hükümet heyeti arasında yapılan tartışmalar sonucu bu mutabakat belirlenmiştir” dedi.
Erdoğan ve AKP hükümetinin böyle bir mutabakatı seçim öncesi kendi çıkarlarına gördüklerini ifade eden Bayık, ilk kez şu ayrıntıyı açıkladı: “Ancak Tayyip’in ortak iş yaptığı devlet kurumlarından itiraz gelince bu mutabakat yok sayılmış ve hükümet tarafından sahiplenilmemiştir.”
Arınç doğru söyledi
Bülent Arınç’ın sadece malumun ilanını yaptığını; AKP Hükümeti Sözcüsü ve İmralı görüşmelerini yakından takip eden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın söyledikleri için “tabii ki doğrudur” diyen Cemil Bayık, sonraki süreci de hatırlattı:
* Erdoğan, Öcalan’ın mesajının 2015 Newroz’unda okunmasını doğru bulmamış, bunun Öcalan’ı meşrulaştırdığını ileri sürmüştür.
* Dolmabahçe Mutabakatı’nın reddi, geçiştirilen Newroz mesajının ardından 5 Nisan’dan itibaren Öcalan’a ağır tecrit başlatıldı.
* Alınan savaş kararı 1 Haziran seçimleri ve Rojava’daki gelişmelerin ardından 23 Temmuz’da topyekun olarak pratiğe sokulmuştur.
* Davutoğlu birkaç gün önce “23 Temmuz 2015’te başlattığımız savaş çok isabetli olmuştur” dedi. Yani Kürt halkının öz yönetim ilanlarından bir ay önce savaş topyekun başlatılmıştır. Böylece savaşın öz yönetim ilanlarına karşı yürütüldüğü propagandasını bizzat Türk Başbakan Davutoğlu yalanlamıştır.
* Dolayısıyla Kürt Özgürlük Hareketi’nin direnişi ve Kürt halkının öz yönetim ilanları, bu topyekun tasfiye saldırısına karşı geliştirilmiştir.
Bu belayı atacağız
Evrensel hukuk, savaş kuralları, insani normlar bir tarafa kendi yasalarını bile çiğneyerek kirli bir savaş yürüten Erdoğan ve ekibinin, ahlaksızlığı kural haline getirekek yalana dayalı psikolojik savaşını “Sırp keskin nişancı” örneğiyle anlatan Bayık, yazısını şöyle tamamladı: “Arınç ne dedi? Açıklamadım, daha bende kamuoyunun Erdoğan ve ekibinin kirli yüzünü göreceği birçok bilgi var anlamına gelen şeylir söyledi. Erdoğan kirli savaş yürüte yürüte bugünlere gelmiştir. Su testisi su yolunda kırılır misali Tayyip Erdoğan yürüttüğü bu kirli savaşında boğulacaktır. Tayyip Erdoğan bu defa safdışı ettiği rakiplerinden daha sert bir kayaya çarpmıştır. Kürt halkına ve Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı yürüttüğü kirli savaşta büyük kaybedecektir. Kürt halkı ve Kürt Özgürlük Hareketi, AKP belasını Türkiye halklarının üzerinden kaldırıp atacaktır.”
HABER MERKEZİ