Almanya’da Erdoğan’a yönelik hiciv tartışmalarına yaptığı bir şarkı ile katkı sunan Almanya’nın ünlü kabare oyuncularından Dieter Hallervorden nam-ı diğer Didi, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaratmış olduğu dalganın altında kalacağını söyledi. 

Erdoğan’ın Türkiye’deki hukuksuzluğu Almanya’ya taşırma çabasına Alman hükümetinin teslim olmayacağına inandığını belirten Didi, “Almanya Federal Hükümeti değerlerini koruyacaktır. Merkel ifadelerinde kararlı kalmakla sorumludur” dedi. ‘Gündeme gelmek için’ böylesi bir şarkı yaptığı iddialarına tevazu içinde “Almanya’nın en ünlü oyuncularındanım ve reklama ihtiyacım yok. Kişisel dezavantajlarına bakmaksızın siyasi hicivden faydalandım” diyerek cevap veren Didi ekledi: “Erdoğan basın özgürlüğünü ayaklar altına aldığı, muhalefete baskı yaptığı ve Kürt halkını düşman olarak gördüğü müddetçe, Türk egemen toprakları benden ve benim gibi düşünenlerden vazgeçmeli.”

Ünlü kabare oyuncusu Didi gazetemizin sorularını cevapladı. 


Siz daha önce yapmış olduğunuz bir söyleşide, yabancı devlet başkanın/cumhurbaşkanın, Almanya’daki ifade özgürlüğü konusundaki sınırları belirleyemeyeceğine vurgu yapmıştınız. Fakat öyle bir duruma gelindi ki, Türk Cumhurbaşkanı mizahçı Jan Böhmermann’a kendisini hicvettiği için dava etti. Bu  konuda ne düşünüyorsunuz?

Ben bir Alman mahkemesinin bu davaya izin vereceğine inanmıyorum. 


Almanya Başbakanı Angela Merkel’in açılmak istenen davaya ilişkin tutumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Basında Merkel, Böhmermann tuzağına düştü deniliyor… 

Sayın Merkel kamuoyuna yansıttığı ifadesinde kararlı kalmakla sorumludur. Federal hükümet, dava açılmasına izin vermeyecektir. 


Böhmermann polis koruması altında. Bunun gerekliliği Almanya için alışılmış bir durum değil. Sizce, durum neden bu hale geldi?

Aşırı siyasi güçler, hiçbir zaman barışçıl bir şeyi harekete geçirmemiştir. Duygular, zihin üzerinde üstünlük elde ettiği vakit, asla ve hiçbir zaman, makul bir şey ortaya çıkmayacak.


Almanya Federal Hükümeti ve Türk devleti arasındaki ilişki -özellikle Merkel-Erdoğan ilişkisini ele alırsak- o kadar yakınlaşmış ki, Erdoğan Almanya’nın basın özgürlüğüne dahi karışabilir bir hale geldi. Bu durumu nasıl açıklarsınız?

Bir Cumhurbaşkanın alınganlığı, burada gereksiz yere bir dalgalandırma yarattı. Bir gün bu dalga üzerine yuvarlanacak. 


Hivic bir Avrupa değeridir deniliyor. Bugün bir mizahçının hiciv yüzünden yargılanıp yargılanmaması gerektiği tartışılıyor. Sizce Alman hükümeti bu değerini koruyacak mı?

Hakaret ve küçük düşürmeleri, basın özgürlüğü değerleri dışında tutan hukuki paragraflar da dahil olmak üzere Almanya Federal Hükümeti değerlerini koruyacaktır. 


Yapmış olduğunuz şarkıya ilişkin olumsuz geri dönüşler oldu mu? Sizin tekrardan gündeme gelmek için böyle bir şarkı yaptığınızı yazan makaleler de vardı. 

Alaycı şarkımı ben dayanışma ve inandığım bir şey için yaptım. Tüm tevazu içinde, Almanya’nın en ünlü oyuncularındanım ve reklama ihtiyacım yok. İfade özgürlüğü benim için önemlidir, büyük bir varlıktır. Siyasi hicivden her zaman faylanarak kabare çalışmaları yaptım. Kişisel dezavantajlarına bakmaksızın ondan faylandım. 


Bir söyleşinizde uzun süre Türkiye’ye gitmeyeceğinizden bahsettiniz. Bu kendinizi koruma amaçlı mı yoksa bir tavır mı? Bu kararınızda duracak mısınız?

Erdoğan basın özgürlüğünü ayaklar altına aldığı, muhalefete baskı yaptığı ve Kürt halkını düşman olarak gördüğü müddetçe, Türk egemen toprakları benden ve benim gibi düşünenlerden vazgeçmeli.



DİLAN BİÇER / HABER MERKEZİ