Türkiye’nin Kuzey Suriye’deki durumunun bir işgal ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirten UCM eski Savcısı Carla Del Ponte, Türk devletinin savaş suçu işlediğini bir kez daha dile getirdi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) eski Savcısı ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Soruşturma Komisyonu eski üyesi Carla Del Ponte, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de savaş suçu işlediğini belirterek BM ve Batı’nın pratiği hakkında şu yorumu yaptı: “Başarı yok, Kürtlere karşı ihanet ve savaş suçu var.”
UCM ve BM’deki görevinin yanı sıra aynı zamanda İsviçre Federal eski Başsavcısı da olan Carla Del Ponte ANF muhabiri Serkan Demirel’in sorularını yanıtladı. Oldukça uzun olan söyleşi özetleyerek veriyoruz. BM Suriye Bağımsız Soruşma Komisyonu içindeyken 2017’de BM’nin pratiğini eleştirmek için istifa ettiğini belirten Del Ponte istifa sürecini şu şekilde açıkladı: “Komisyon içerisinde yaptığım 5 yıllık görevden sonra istifa etmemin 2 gerekçesi vardı; birincisi, yaptığımız önemli çalışmalara ve raporlara rağmen BM Güvenlik Konseyi Suriye’de işlenen bütün savaş suçlarını soruşturmak için uluslararası mahkemeyi kurmamasıydı. Biz Suriye’deki mağdurlar için adalet elde etmek istedik ama buna izin verilmedi ve başaramadık. İkincisi ise benim de içinde görev yaptığım Suriye Bağımsız Soruşturma Komisyonu’nun varlığı, sahada işlenen suçların hepsinin açığa çıkarılması ve aydınlatılması için ilk başlarda çok önemliydi. Ama daha sonra bu suçların üzerine gidilmedi veya işleyenler hakkında bir soruşturma başlatılmadı planlandığı gibi. Ben de bu komisyonun varlığını haklı çıkmayacağını ve BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye’deki mağdurlar ve işlenen suçlar için adalet aramamasını protesto etmek için istifa ettim.”
BM kendini yenilemek zorunda
Gelinen aşamada artık BM’nin kendisini yenilemek zorunda olduğunu belirten Del Ponte röportajın devamında “BM’nin Suriye’deki savaştaki rolü insani yardımdan ibaret oldu. Suriye’ye barışın gelmesi noktasında BM büyük bir şey yapmadı. BM, ilk başlarda Cenevre’de görüşmeler yürütmek istedi ama başarılı olamadı. Bu görüşmelere bir taraftan Suriye hükümeti katılmak istemezken diğer taraftan muhalif denilen gruplar birçok şeyi kabul etmedi. Daha kötüsü bir süre sonra DAİŞ ve aşırıcılık yanlıları Suriye’de ortaya çıkmaya başladı.İlk dönemlerde bu durum çok dikkate alınmadı. BM Güvenlik Konseyi Suriye’de barışın sağlanması için geçerli büyük kararlar almadı. Bu beni şaşırtmadı çünkü eğer BM kendisini yenilenmezse her zaman daha az güce sahip olacak. Eğer dünyada barışı elde etmek istiyorsak, BM gibi önemli bir kurum artık kendisini yenilemek zorundadır. BM kendisini kesinlikle yenilemek zorunda diyorum. Ama çok zor çünkü bazı devletler buna onay vermiyor” dedi.
Kürtlerin Cenevre’ye katılması gerekiyordu
Kürtlerin Cenevre’de BM nezaretinde devam eden Suriye Anayasa Komitesi toplantılarına neden davet edilmediğini anlamadığı söyleyen UCM eski Savcısı “Kürtlerin bu görüşmelere davet edilmesi ve görüşmelerde aktif olması gerekir. Kürtler ABD’nin yanında aktif bir şekilde DAİŞ’e karşı mücadele etti. Ama bugün aynı ABD Kürtlerden vazgeçme noktasına geldi. En kötüsü Kürtler de Türkiye’nin saldırıları karşısında yalnız bırakıldı. Kürtler hassas bir süreçle karşı karşıya ama ne yazık ki, uluslararası toplum Kürtlerin karşı karşıya kaldığı sorunlarla ilgilenmiyor.
Türkiye’nin varlığı uluslararası bir ihlal
Türkiye’nin Suriye’deki savaşın başlamasından sonra rejime karşı açık bir tavır aldığını söyleyen Del Ponte, sınırlarını ise çetelere açtığını, onlara silah götürülmesine izin verdiğine dikkat çekti. Ponte “Politikada değişiklik olsa da Türkiye özellikle Erdoğan, Suriye’deki Kürtleri her zaman kendisi için büyük bir problem olarak görmeye devam etti. Sınır güvenliğini gerekçe göstererek, uluslararası hukuku ciddi bir şekilde ihlal edip, başka bir ülkenin topraklarına, Suriye’ye girerek savaşa doğrudan ortak oldu. Bu uluslararası hukuk acısından çok ciddi bir ihlaldir” dedi.
BM ve uluslararası toplum müdahale etmek zorunda
Ponte’nin ifadeleri devam şöyle: “Türk devleti, kendisi için hiçbir zaman tehlike ve problem olmayan sınır güvenliğini gerekçe göstererek, aslında Kürtleri o bölgeden çıkarmak istiyor. Bu durum karşısında beni en çok şaşırtan uluslararası toplumun özellikle BM’nin Türkiye’nin uluslararası hukuku ihlal etmesine karşı net bir pozisyon almaması oldu. Daha fazlası, Kürtlerin Türkiye’nin saldırılarına karşı korunmaması beni çok üzdü ve kızdırdı. Kürtlerin karşı karşıya kaldığı durum çok ama çok kötü, uluslararası toplum ve BM bu duruma müdahale etmek zorundadır.”
“Batı Kürtlere ihanet mi etti demek istiyorsunuz ve Türk devletinin veya Erdoğan’ın Suriye’de savaş suçu işlediğini düşünüyor musunuz” şeklindeki soruya ise Carla Del Ponte şu karşılığı verdi: “Evet, kesinlikle. Bu çok kötü bir durum. Bana göre çok kısa zamanda Kürtlerin durumuna ilişkin bir çözüm bulunmalı. Ama üzgünüm, bu yapılmıyor. Bu duruma bir çözüm bulunacağı yerde Kürtleri terk etmek kabul edilemez. Kabul edilebilir bir çözüm bulunmalı. Daha önce de söyledim, bana göre Türk devleti ve Erdoğan Suriye’de savaş suçu işliyor. Suriye topraklarını bazı gruplarla birlikte işgal ediliyor, bugün Kuzey Doğu Suriye’de kesinlikle suçlar işleniyor. Bu durum hakkında bir soruşturma başlatılmalı.”
Del Ponte, Türkiye’nin UCM’de savaş suçlarından yargılanması için BM Güvenlik Konseyi’nin onayına ihtiyaç olduğunu, bu onay olmadan Türkiye’nin Roma Anlaşması’nı imzalamadığı için UCM’nin bir soruşturma başlatamayacağını belirtti.
Çeteleri destekliyor
Türkiye’nin çeteleri destekleyip desteklemediğine ilişkin soruyu da Del Ponte’nin cevabı şu şekilde: “Evet, savaşın ilk yıllarında Türkiye, bunu açıktan yapıyordu. Ama Rusya’ya ile anlaştıktan sonra pozisyonunu değiştirmeye başladı. İlk başlarda birçok cihatçı gruba yardım ediyordu, örneğin savaşçıların geçmesine izin veriyordu, silah gönderiyordu, onlara destek sunuyordu. Hangi gruplara yaptığını tam olarak ayırt edemem ama ilk başlarda El Nusra’ya ve diğer gruplara yardım ediyordu. Bu gizli değil, zaten herkes biliyor.”
Suriye mahkemeye taşıyabilir
UCM eski Savcısı, Suriye Kürtlerinin devleti olmadığı için bu suçları UCM’ye taşıyamayacağını, bu suçları devlet olarak Lahey Adalet Divanı’na taşınabileceğini belirtti. Del Ponte “Türkiye’nin Suriye topraklarında bulunması uluslararası hukukun ihlalidir. Kürtler doğrudan yapamasa da Suriye devlet olarak Türk devletinin ülkesinde işlediği suçları Lahey’e taşıyabilir” ifadesini kullandı.
Del Ponte son olarak da Rojava’da çeteleri yargılamak için bir uluslararası mahkemenin mümkün olduğunu ancak bunun için de BM Güvenlik Konseyi’nin bu yönlü bir karar alması gerektiğini ifade etti.
Carla del Ponte Kimdir?
72 yaşındaki deneyimli İsviçreli uluslararası hukuk uzmanı Carla Del Ponte, Yugoslavya ve Ruanda savaş suçlarını araştırma dönemini kapsayan 1999-2007 yılları arasında UCM savcılığını yürüttü.
Aynı zamanda uzun bir dönem İsviçre Federal Baş Savcılık görevini de yürüten Del Ponte, 2012-2017 yılları arasında Suriye’de işlenen savaş suçlarını araştırmak amacıyla BM tarafından kurulan Suriye Bağımsız Soruşturma Komisyonu içeresinde görev yaptı. Deneyimli hukukçu Carla del Ponte, 2017’de BM’nin Suriye savaşındaki rolünü protesto etmek amacıyla komisyon içerisindeki görevinden istifa etmişti.
HABER MERKEZİ