Önder Apo son görüşmesinde “Kürtlerin bir hukuku olacak mı” diye sormuştu. Amacının Kürtlere bir yer açmak, bir hukuka sahip olmalarını sağlamak olduğunu belirtmişti. Ama Türk devletinin de amacının Kürtleri yok etmek olduğu gayet açık. Türk devleti Kürtler yüzünden bütün dünya ile adeta savaş halinde. Bırakalım Türkiye’nin içinde Kürtleri tanımak veya onlara hukuki bir statü sağlamak, dışarıdaki Kürtlerin inkarı ve imhası için seferber olmuş durumda. Rojava’da Kürtler uluslararası koalisyon ile birlikte DAİŞ’e karşı savaştı. DAİŞ kırıldı. Buna rağmen Türkiye şimdiye kadar Suriye’deki Kürtlerin hiçbir uluslararası toplantıya katılmasına izin vermedi.

Rojava, kuzey ve doğu Suriye güçleri Türk devletinin açık hedefi oldular. Türkiye yeni bir anayasa yapılır ve Kürtlerin de hakları olursa kendisi için kötü bir örnek olur diye girmediği gizli ve kirli ilişki bırakmadı. DAİŞ ve El Nusra artıklarını ÖSO adı altında etrafında toplatarak Kürtlere saldırtmaya çalışıyor. Türkiye’nin kaynaklarını Rusya’ya peşkeş çekerek Efrîn’i işgal etti. Efrîn örneğinde de çok açık ve net olarak görüldü ki, Türkiye Kürtlere sadece soykırımı reva görüyor. Efrîn bilinen bir işgal değil, açık bir soykırımdır. Çünkü orada Kürt halkı yaşıyordu ve tümü topraklarından sürüldü, etnik temizliğe tabi tutuldular.

Türkiye şimdi Efrîn’de ne yapıyor? Dünyanın bunu konuşmasına, tartışmasına izin vermiyor. Kendi toprağıymış gibi üzerine oturmuş, Kürtleri dışarı atmış, etrafında topladığı çete artığı Arapları getirip yerleştiriyor.

AKP açık bir soykırım rejimi örgütledi. Kendisi de bu soykırıma öncülük yapıyor. Erdoğan, Kürtlerle görüşüyorum, sorunu çözeceğim dediği dönemlerde bile soykırım uygulama hazırlıkları yapıyordu. Erdoğan hiçbir zaman Kürt sorununu çözmek istemedi. Öyle bir zihniyeti ve hedefi yoktu. Olsaydı bir çözüm önerisi, projesi olurdu. Erdoğan ve partisi bugüne kadar hiçbir çözüm projesi sunmuş değildir. Kürtlerin en doğal hakları olan anadille eğitimi bile kabul edilmemiştir. Kürtlerin anadilleriyle eğitim hakkı var sözleri Erdoğan’ın ağzından çıkmamıştır. Asimilasyon ve kültürel soykırım daha etkili uygulanmıştır.

Erdoğan sıkıştığında, oy toplamaya ihtiyaç olduğunda “Kürt kardeşleri” aklına gelmiştir. Ama kardeşlik hukuku adına hiçbir şey yapmamış ve yapmayı düşünmemiştir. Eğer Kürtlere düşman değil ve kardeş olarak kabul ediyorsa neden kuzey Suriye’ye saldırmak için yırtınıp duruyor? Rojava, Kürdistan’ın en küçük parçasıdır. Kardeşleri Suriye’de haklarına kavuşsa sevinmesi gerekmez mi? Kerkük’te Türkmenleri kullanmak için koşturuyor. Bir avuçluk Kıbrıs’ta Türklere devlet kurdurmak için yapmadığı manevra kalmadı.

Unutulmasın ki, Trump gibi bir insan bile Japonya’daki G20 zirvesinde “Erdoğan Kürtleri temizleyecekti ben engelledim” dedi. Hatta “sanki bu Erdoğan’da doğuştan gelen bir Kürt düşmanlığı var” diye eklemişti. Erdoğan’ın Kürt düşmanlığı artık dünyada ayyuka çıkmış. Bilinmeyen, gizli saklı bir şey kalmamış. Önder Apo gayet açık bir dille soruyor; “Kürtlere yer verecek misiniz, Kürtlerin bir hukuku olacak mı?” Erdoğan’ın cevabı tarihlerine yeni Ağustos zaferleri eklemek olmuştur. Herkes bayram mesajında barış ve huzur dileğinde bulunur. Ancak Erdoğan mesajında savaş ve Kürtleri yok ederek zafer vaatlerinde bulunuyor.

Kuzey Suriye sınırı Türkiye için en güvenlikli bölge durumundadır. Aynı zamanda Suriye’nin en sakin ve huzurlu bölgesidir. Bütün halklar barış içinde bir arada yaşamaktadırlar. Ayrıca ABD ve diğer koalisyon güçlerinin de bulunduğu bir bölgedir. Herkes görüyor ve biliyor ki, bu bölgeden Türkiye’ye gelmiş bir saldırı ve tehdit yoktur. Ancak Erdoğan ve partisi Kuzey Suriye’ye gireceğim ve temizleyeceğim deyip duruyor. Rusya’nın da desteğini alarak ABD’yi de baskılayarak Kürtleri soykırıma tabı tutacağını saklama ihtiyacı duymuyor. Nasıl olsa kimse Kürtler için savaşmaz, diyor.

AKP, Erdoğan tamamen bir soykırım gücüdür. Ortakları da Bahçeli ve Ergenekondur. Soykırım dışında bir arayışları yoktur. Bugün olmasa yarın yapacaklardır. Zamanı ve fırsatı kolluyorlar. Özellikler Kürt halkı düşmanlarının bu gerçeğini bilmek zorunda. Yanılmamalı, hata yapmamalıdır. Özellikler AKP içinde olan Kürtler artık uyanmalı ve tutum almalıdırlar. Hızla AKP’den uzaklaşmalıdırlar. AKP’yi normal bir parti gibi ele almamalıdırlar. Bu büyük bir yanılgı ve gaflet olur. AKP, Kürtleri yok etmek istiyor. Sorun sadece PKK vb değildir. PKK’yi hal ederse sıra diğer partilere ve parçalarda da gelecektir. Zaten şimdiden Güney Kürdistan açık bir işgal altında. Onlarca askeri üs kurmuş. KDP, Türkiye’yi güneyden çıkaracak bir güce sahip değildir. Bu açıdan bütün Kürt partileri, aydınları, basını ve halkı soykırım saldırıları ve planları karşısında birleşmeli ve bu ırkçıları durdurmalıdırlar.