7 Haziran 2015 Genel Seçimleri’nin sonuçları için herkes bilanço çıkarıyor ve çeşitli yorumlar yapıyor. Ancak görünen o ki AKP seçim öncesi olduğu gibi seçim sonuçlarını da yine yanlış yorumluyor. Türkiye’yi kendisine muhtaç ve mecbur gören AKP ve Tayyip Erdoğan’ın psikolojisi hala geçerliliğini koruyor. 

AKP’nin seçim sonuçlarını doğru yorumlamadığını AKP’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun “çakma” balkon konuşmasından görebiliyoruz. Seçimi kaybeden değil de kazanan gibi konuşan Davutoğlu’nun ruh hali hala Tayyip Erdoğan’ın tekçi, kibirli ve gerçekliği kabul etmeyen özelliklerinin etkisindeydi. Davutoğlu’ndan sonra AKP’nin sözde kurmayı, akademisyen bozuntusu Yalçın Akdoğan da kibirli, faşist sözlerle konuşmaya devam ediyor. Akdoğan’ın HDP ve Kürt düşmanlığı artık tehlikeli bir boyuta varmış durumda. Akdoğan hala kendisini iktidar ve iktidarın da politikalarını sürdüren “tek kişi” olarak görüyor. Ve muhteşem akılsızlığı ile “Eğer HDP yüzde 13 oy aldıysa Kandil’e çağrı yapsın ve silah bıraktırsın ya da çözüm sürecinin filmini çeksin!” diyor. Akdoğan çok akıllı ya!.. Alemi de ahmak sanıyor... Bülent Arınç ise Tayyip Erdoğan’a yönelik rahatsızlığını gölgeleyerek HDP’nin seçim zaferini “şer ittifakı”nın sonucu olarak lanse ediyor. AKP medyasının “erken seçim, koalisyon kaosu” senaryoları da Davutoğlu, Akdoğan ve Arınç’ın oluşturmak istediği atmosferle eşgüdümlü.  Hemen belirtmekte fayda var: AKP’nin seçimden sonra çıkardığı bu sonuçlar Tayyip Erdoğan’ın B, C, D planlarına zemin yaratıyor. Erdoğan seçimi kaybettiği için bu kez Türkiye’yi siyasal kaos içinde tutup, memleketi kendisine mecbur bırakacak bir film çekmek istiyor. Başrollerinde de başarısız olan Davutoğlu, Akdoğan ve yandaş medya tayfası var. Erdoğan’ın A planında seçimi kazanmak ve istediğini yapmak vardı. Bu olmadı. Şimdi sıra B planında... B planı siyasal kaosu oluşturacak zemini yaratmak. Bunun için “koalisyon olmaz, çözüm süreci sürmez, ekonomik kriz gelişir” diyerek çatışmalı bir siyaset için koşulları olgunlaştıracak, Kürt kentlerinde HDP’yi tahrik ederek kentlerde halkı sokak çatışmasına çekmek; dağda da gerillayı savaşın içine çekme girişimlerinde bulunacak. Bunun için kullanacağı güçler ise Kuzey Kürdistan’da Hizbulkontra çetesi Hüda Parlılar, JİTEM... Türkiye kentlerinde ise Ergenekoncular ve yine seçimin kaybedeni Perinçek gibi sosyal faşistlerle iş tutacak. Yine Rojava üzerinden DAİŞ çetesi ile planlar yürütmeye çalışacak. 45 gün boyunca “hükümet kurulmuyor” oyalaması yapabilir. Ancak Kürt siyasal hareketi bunun farkında. AKP’nin olası MHP hükümeti ile koalisyon kurup çözüm karşıtı bir savaş hükümeti yürütmesi olası olabilir. Bunun için AKP’nin MGK’de bazı hazırlıkları vardı. Ancak Kürt siyasal hareketi bunun da farkında.

Erdoğan’ın C ve D planı da yine çözümsüzlük içeriyor. Üç aşağı beş yukarı aynı zihniyette oluşturulan planlar. Ama bütün bunlar AKP’nin sürecin ortaya çıkardığı özellikleri yine iyi okuyamadığını gösteriyor. 

Erdoğan ve ekibi şunu çok iyi görmeli: Bir; AKP’nin tekçi, kendine demokrat ve totaliter özellikteki politikaları hem askeri hem de siyasi olarak yenilmiştir. İki; toplumsal alanda AKP meşruiyetini yitirmiştir. Bu nedenle özellikle Kuzey Kürdistan’da Hizbulkontra çetesi Hüda Parlıları yeniden tedavüle sokması kesinlikle kabul görülemez. Çünkü Hizbulkontra çetesi de AKP gibi seçime girmiş ve toplumda hiçbir karşılığı olmadığını görmüştür. Üç; aynı durum sosyal faşist Doğu Perinçek grubu için de geçerlidir. Ergenekon ve ulusalcılık bu seçimlerde hiç alıcı bulmamıştır. Dört; özellikle Suriye ve Rojava üzerinden DAİŞ çetesi ile geliştirilecek kontra saldırı planları da artık sert bir duvara çarpacaktır. Beş; AKP medyası cahil, sadece para karşılığı kendisini satan insanların fikirleri ile olumlu bir sonuç alamamıştır. Yandaş medyasındaki çapsızlık da bu seçimde artık ortaya çıkmış durumdadır. 

Sonuç olarak AKP kendi gerçeğini iyi görmek ve doğru analiz etmek durumundadır. Kaybedenler kulübü ile kaos için koalisyon yapan AKP, artık şapkasını önüne koyup iyi düşünmek zorundadır. Yoksa AKP’nin A planındaki düşüşü B ve C planlarında dibe vurmak olarak önüne çıkacaktır.