
BDP, Roboskî Katliamı'na ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. BDP, 34 vatandaşın bombalama emrini veren Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Özel'in insanlığa karşı suç işlemekten ve toplu katliam yapmaktan yargılanmasını istiyor.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, 3 sayfalık suç duyurusu dilekçesini dün Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’ne verdi. Dilekçede Roboskî Katliamı'ndaki rolleri nedeniyle Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Kara Kuvvetleri Komutanı Hayri Kıvrıkoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Mehmet Erten ve Heron ve Predatörlerin kontrolünü sağlayan istihbarat yetkililerinin yargılanması istendi.
Katledilenler sivildi
Dilekçede olayla ilgili tanıkların ifadelerine dayanılarak, tüm yaralanan ve ölenlerin sivil olduğu ve yanlarında silah bulunmayan, güvenlik güçlerine karşı bir davranışı olmayan gruba "dur" ihtarında bulunulmadığına dikkat çekildi. Bombardımana maruz kalan köylülerin sadece ticaret amaçlı olarak sınırdan geçtiklerine dikkat çekildi. Suç duyurusu dilekçesinde suç yeri "Uludere ve Irak Kürdistan Kürt Bölgesel Yönetimi toprakları" olarak belirtildi. Sınır ticareti nedeniyle hergün farklı grupların askerin bilgisi dahilinde sınırdan gidip geldiği ifade edilen dilekçede, olayın yaşandığı bölgede, 1999’dan bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri ile PKK arasında bir çatışmanın yaşanmadığı belirtildi.
Bilinçli ve planlı yapıldı
Dilekçede bombalama sonrasında 112'ye telefon edilmesine ve yetkililer uyarılmasına rağmen bölgeye helikopter ambulansın gönderilmediği kaydedildi. STK'ların hazırladığı raporlara da atıfta bulunularak, "Kullanılan bombalar, hedef alma tarzı, cesetlerin parçalanması, yanması, orada bulunan tüm canlıların imha edilmesi operasyonun bilinçli, planlı, taammüden yapıldığının açık göstergesidir" denildi.
Hükümet medyayı engelledi
Olayın ardından medyanın engellendiği Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasından sonra yayınların başlayabildiği belirtilerek, "Başbakan aradan 27 saat geçtikten sonra kamuoyunu yanıltıcı açıklamalarda bulunmuş ve bakanlar olayı örtbas çabası içine girmişlerdir, sorumluları aklamak için gayret göstermişlerdir" ifadesi kullanıldı.
Taammüden katliam işlendi
Suç duyurusunda, "Türk Ceza Kanunu'nu 76-77 maddeleri insanlığa karşı işlenen suçları hüküm altına almaktadır. Anayasanın 90'ıncı maddesine göre uluslar arası sözleşmeler iç hukukumuzda kanun hükmünde olup, Birleşmiş Milletler sözleşmelerine ve protokollerine göre ortada planlı, kararlaştırılmış taammüden işlenmiş toplu bir katliam, insanlığa karşı suç bulunmaktadır. Medyanın da ahlaki sorumluluğu vardır. Haberler gerçeklere dayanmalıdır. Medya olayı sansürlemiştir. Bazı medya delilleri karartmak, geçekleri gizlemek için kamuoyunu yanlış yönlendirmiş, yargıyı etkileyici yayın yapmıştır" ifadesi kullanıldı.
Suç duyurusu dilekçesinde, işlenin suçun insanlığa karşı olması, toplu katliam olması nedeniyle sorumluların ayrıca "terör" suçu işlemiş olduğu belirtilerek, sorumlular hakkında direkt soruşturma açılması gerektiği vurgulandı. Suç duyurusunda, olayla ilgili sorumluluğu bulunanların tümünün tespit edilerek "insanlığa karşı suç işlemek ile toplum katliamdan" yargılanarak, cezalandırılması istendi.
ANKARA