"Erken seçim, yeniden seçim, tekrar seçim, saray seçimi, 400 vekil seçimi!" derken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları 5 ay içinde iki seçimle karşı karşıya bırakıldı! Bilindiği üzere, 7 Haziran’da yapılan parlamento seçimlerinde, barış ve demokrasiden yana olan kesimler; Halkların Demokratik Partisi (HDP) nezdinde büyük bir başarı elde etmişlerdi. HDP, 12 Eylül darbesinin yüzde onluk barajını yıkarak 80 milletvekili çıkarmıştı. Türk siyasal tarihinde, bu bir ilkti! 13 yıllık AKP cuntası altında yönetilen mazlum topluluklar, AKP'yi alaşağı etmeyi başarmıştı. Fakat yaklaşık üç aydan beri meşru olmayan bir AKP hükümeti, ülke yönetimine adeta el koymuş ve nihayetinde, AKP’li Cumhurbaşkanı Anayasa'yı ayaklar altına alarak, 1 Kasım’da tekrar seçime gitme kararı almıştır. Yurt dışında yaşayan TC. Vatandaşları ilk defa, 7 Haziran parlamento seçimlerinde, yaşadıkları dış ülkelerde sandık başına gittiler. Buna göre, 8-31 Mayıs tarihleri arasında yurtdışında bulunan 2 milyon 866 bin 979 seçmenden yüzde 32'sine denk gelen 1 milyon 34 bin 917'si, oyunu kullandı. Yine 35 bin seçmenin gümrük kapılarındaki oy kullanma işlemleri tamamlandı. Yurtdışındaki genel oy dağılımında HDP, 2'nci sırada yer aldı. Buna göre AKP (% 49.9), HDP (% 20.42), CHP (% 17.03), MHP (% 9.24) oy oranına erişti.


Yurtdışında yaşayan Aleviler

TC vatandaşlığından resmen çıkmış olmalarına rağmen, yurtdışında yaşayan Alevilerin küçümsenmeyecek bir oy oranı olduğu bilinmektedir. Son yirmi yıldan beri Avrupa'da örgütlü bir yapıya sahip olan Türkmen, Kürt, Arap Alevi toplumu 7 Haziran seçimlerinde HDP nezdinde seçimlere gitme kararı almıştı. Örgütlü Aleviler kendi siyasal hayatında belki de ilk defa böylesine ilkeli bir karar sergilemişlerdi. Dolayısıyla kurumsal yapılarıyla HDP nezdinde meclise üç Alevi vekil yollama fırsatı yakalamışlardı. Alevi toplumunun siyasal paradigması, 7 Haziran’la birlikte kısmen de olsa değişmiştir. Fakat bu değişime, 1 Kasım seçimlerinde daha da bir ivme kazandırılmalı, örgütlü bütün Alevilerin seçim için seferber olmaları gerekmektedir. Zira birazdan açıklayacağımız üzere, bunun maddi ve manevi değerleri vardır. Avrupa’da 8-25 Ekim tarihlerinde oy verecek olan Alevi seçmenlerinin, şimdiden derneklerinde-dergahlarında ekipler halinde bir araya gelip, tek gündem maddeleri 1 Kasım olmalıdır. Salon toplantılarından daha çok, aile ziyaretleri gerçekleştirilmeli, seçim süreci hakkında ailelere, özellikle de gençlere detaylı bilgi verilmelidir. Seçimlerde HDP’nin daha güçlü bir şekilde meclise girmesi halinde, 13 yıllık hilafet zihniyetli AKP’nin gerileyeceği ve dahası gündemden düşeceği gerçekliği iyi anlatılmalıdır.


HDP ve HDK’nin Alevi bildirgeleri

6 Nisan 2015 tarihinde Halkların Demokratik Kongresi (HDK), "Alevilik: Tarih, Sorun, Tahayyül" başlıkları altında Alevi konferansı düzenleyerek, Alevilerin görüşlerini ve taleplerini dinledi. 19 maddeden oluşan Alevilerin temel sorunlarının çözümü için bir sonuç bildirgesi yayınladı. Yine HDP; 30 Nisan 2015 tarihinde;  "Halklara eşitlik, inançlara özgürlük" başlığıyla açıkladığı ve 15 maddeden oluşan  Alevi Bektaşi Seçim Bildirgesi'nin bütün maddeleri, Alevilerin yıllardan beri dillendirdiği, talep ettiği gerçekliklerdir. Bugüne kadar hiç bir siyasal parti, bu kadar açık ve net bir şekilde Alevilerin toplumsal sorunlarının çözümü için mesai yapmamış ve açık yüreklilikle, Alevilerin istem ve taleplerini gündeme getirmemiştir. Dolayısıyla Aleviler; HDP‘nin bu özverili çalışmalarını yakınen izlemeli ve bu samimiyeti karşısında, HDP ile gönül bağlarını güçlendirerek, siyasal manada ikrâr, kirvelik münasebetlerini geliştirmelidir. Zira parlamenter sistemlerde haksızlığa uğramış toplulukların sorunları, siyasi  partiler vasıtasıyla gündeme getirilerek, yasal düzenlemelerle kalıcı çözümler üretilir.


Aleviler, CHP ve Diyanet

CHP; M. Kemal tarafından kurulmuş, TC devletinin kurucu ve ilk-tek partisidir. Kaldı ki Cumhurriyetin kuruluşunda; Bektaşi dergahı ve bazı bölgesel Alevilerin emeği vardır. Buna karşın Aleviler; Cumhuriyetin siyasal reformundan öznel olarak hiç faydalanmamıştır. Dahası, İslami gelenekler çerçevesinde Alevi katliamlarına fetva veren Osmanlı'daki Şeyhülislam kurumunun bir devamı olan Diyanet İşleri Başkanlığı, bizatihi M. Kemal tarafından kurulmuş, kollanmış ve bugünkü dev yapısıyla ta o zamandan beri konumlandırılmıştır. Aleviler, temelde Diyanet kurumuna karşıdırlar. Bu kurumun kökten lağvedilmesini istemektedirler. Oysa bu kurumun kaldırılmasına en başta CHP karşı çıkmakta ve kaldırılmaması için görüş beyan etmiştir. 7 Haziran’a kadar yapılan bütün seçimlerde, Alevi seçmenlerin CHP‘ye oy verdiği, yapılan bütün istatistiklerde ortaya çıkmaktadır. Lakin bu etaptan sonra, CHP'ye oy vermeyi düşünen Alevilerin bu kararlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Zira çağdaş yaşamın önünde en büyük engel teşkil eden bu dev kurumun kaldırılmasına CHP karşı çıkarken, yukarıda sözünü ettiğimiz bildirgelerde HDP, bu kurumun kaldırılmasını istemektedir.


Yurtdışı oylarının önemi

Yurtdışındaki seçmenlerin sandık başına gitmeleri ve oylarını HDP için kullanmaları oldukça önemlidir. Örneğin 7 Haziran seçimlerinde; Kocaeli’ndeki seçim sonuçlarında MHP kazanmış olarak görünmesine rağmen, yurtdışı oylarının buna ilave edilmesi sonucunda, MHP’nin Kocaeli’nden çıkardığı 1 milletvekili HDP’ye geçti. Yani yurtdışı oylarıyla HDP, 1 vekil (Ali Haydar Konca) kazanırken, 79 vekil sayısını böylece 80‘e çıkardı. Buna karşın MHP ise 1 vekilini kaybederek, 81 olan vekil sayısını 80’e düşürdü. Dolayısıyla 7 Haziran seçimlerinde, yurtdışında sandık başına gitmeyenlerin, duyarlılık göstererek 1 Kasım’da sandık başına gitmeleri ve oylarını HDP için kullanmaları halinde, çıkarılacak olan vekil sayısında artışa neden olacaktır. Bu vesileyle herkes üzerine düşen sorumluluğun bilinciyle sandığa gitmeli ve çevresindekileri götürmelidir.


Sonuç yerine

"Yenilen pehlivan güreşe doymaz!" atasözünde olduğu gibi, anlaşılan o ki; AKP 1 Kasım’da yine yenilmeye mahkum olacaktır! İşte bu vesileyle; 7 Haziran’da HDP etrafında kenetlenen mazlum topluluklar, yine bir araya gelerek AKP’nin Başkanlık ve saray seçimi karşısında daha güçlü bir şekilde çalışmalıdırlar. AKP’nin kaybetmesi, HDP’nin başarısına bağlıdır. HDP’nin başarısı da; başta Avrupa'daki Alevilerin, Kürtlerin, devrimci-demokratların barış ve kardeşlik için biraraya gelmelerine bağlıdır! AKP’nin ak sarayını (Muaviye’nin kasr-ı beyzası) yıkmak, HDP’nin etrafında kenetlenerek mümkündür! Unutulmamalıdır ki; AKP’nin Kürtlere, Alevilere, devrimci-demokratlara karşı başlattığı bu kirli savaşını, barışa ve özgürlüğe çevirmek, HDP’nin daha güçlü bir çoğunlukla meclise girmesiyle mümkündür!

*Demokratik Alevi Federasyonu Eşbaşkanı