
AKP’nin siyasi kolu gibi çalışan Avrupa Türk Demokratlar Birliği’nin İsveç Başkanı Özer Eken’in bir kişiyi ajan olması için tehdit ettiğini gösteren ses kayıtları ortaya çıktı. İsveç Devlet Radyosunu'nun yayınladığı tapeler ile Eken’in doğrudan Erdoğan ve Yıldırım’a bağlı çalıştığını ifşa etti.
İsveç Devlet Radyosu, Türk devletinin ajanlık faaliyetlerini belgeleyen ses kayıtlarını yayınladı. Kayıtta İsveç'te AKP'nin programlarını organize eden Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) Başkanı Özer Eken, telefonla görüştüğü Murat isimli bir kişiyi vaat, şantaj ve tehditle ajan olmaya zorluyor. Eken ayrıca Başbakan Binali Yıldırım’ın arkadaşı olduğunu söyleyip Murat’a ‘pişmanlık yasası’ndan yararlanmasını öneriyor.
‘Bilgi vermezsen sen bittin’
Eken, Türkiye'de hasta olan bir yakınını ziyaret etmek isteyen ancak buna cesaret edemeyen Murat'a ajan olması karşılığında yardım vaadinde bulunuyor. Murat’ın Türkiye'ye gitmesi durumunda başına bir şey gelip gelmeyeceği sorusuna da Eken şu tehditkar yanıtı veriyor: "Kardeşim, senin adın AKP muhalifleri listesinde. Orada dönen bütün faaliyetleri senden isteyecekler. Eğer onlara adam gibi bir şey vermezsen bitersin… Tutuklanacaksın, karın da tutuklanacak. Karını rehin alacaklar…"
‘Kolum uzun Erdoğan’la görüşebilirim’
Ses kayıtlarından AKP'nin İsveç’te kendi casusluk ağını kurduğu ve elde edilen bilgilerin doğrudan Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan'a gönderildiği anlaşılıyor. Zira Eken görüşmede Murat’a "Biliyorsun benim kolum uzun. Başbakan ve cumhurbaşkanıyla görüşebilirim. Bildiklerini anlatırsan pişmanlık yasasından yararlanırsın, doğrudan başbakana götürürüm bunu" diyor. Başbakan Yıldırım'la yakın ilişkisi olduğunu sık sık tekrarlayan Eker ayrıca Murat'a edindiği bilgileri büyükelçiliğe vermemesini ve direkt kendisine ulaştırmasını istiyor.
İsveç Radyosu ses kaydından emin
Eken, telefonda konuşan kişinin kendisi olmadığını savunurken, İsveç Devlet Radyosu ses kaydının Eken’e ait olduğundan emin.
İstihbarat ağı sistematik işliyor
AKP'nin İsveç'teki casusluk ve fişleme çalışmaları UETD'nin yanı sıra Türk Büyükelçiliği ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Temsilciliği tarafından sistematik bir biçimde yürütülüyor. ANF'ye açıklamalarda bulunan ve güvenliği nedeniyle adını açıklamadığımız bir kişi, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra AKP'nin Gülenciler ve muhalifleri belirlemek için İsveç'e istihbarat elemanları yolladığını ve Türk Büyükelçiliği ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Temsilciliği tarafından hazırlanan üç ayrı listenin Türk devletine gönderildiğini söylüyor. MİT elemanları, bir şekilde kandırdıkları kişileri Kürt derneklerine, HDP'nin gece ve gösterilerine gönderiyor. Fotoğraf çekmelerini ve etkinliklere katılan kişiler hakkında bilgi toplamalarını istiyor. Diyanet'e bağlı camilerde de casusluk faaliyeti yürütülüyor. Diyanet'in İsveç'te bulunan 9 camisinde 14 imam görev yapıyor. İsveç Devlet Radyosu’nun görüştüğü kaynaklar imamların sistematik bir biçimde muhalifleri fişlediklerini ve hazırladıkları listeleri Türkiye'ye gönderdiğini söylüyor.
Fişlenenler Türkiye’de tutuklanıyor
Radyoya açıklamalarda bulunan Emre Oğuz, 15 Temmuz darbe girişiminden önce raporlarda bildirilen kişiler hakkında işlem yapılmadığını ama artık fişlenenlerin Türkiye'ye gittiklerinde tutuklandıklarına dikkat çekiyor.
Büyükelçi basınla görüşmedi
Radyo, ortaya çıkan kapsamlı casusluk faaliyetleri hakkında bilgi almak için Türk Büyükelçi Kaya Türkmen'le görüşme talebinde bulunduysa da bu talep hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedildi.
Casusluğun cezası 4 yıl
İsveç'te yasalar bir ülkenin vatandaşları hakkında bilgi toplaması ve casusluk çalışmaları yürütmesini yasaklıyor. Casusluk yapanlar 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılıyor. Uluslararası Hukuk Profesörü Ove Bring, Eken'in tehdit ve şantajlarının "casusluk" sayılabileceğini ve İsveç yasalarına aykırı olduğunu söyledi.
Hukuki ve siyasi sonuçları olacak
Skandalın duyulmasından sonra İsveç hükümeti casusluk faaliyetlerine son verilmesi konusunda Ankara’yı uyardı. İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, dışişleri yetkililerinin Türk Büyükelçi Kaya Türkmen’e telefon ederek casusluk ve fişleme skandalından duyduğu endişeyi dile getirdiğini açıkladı. Wallström, "Eğer Türk hükümeti İsveç’te casusluk faaliyetleri yürütmüşse bunun hukuki ve siyasi sonuçları olacaktır" dedi.
Medya konuyu gündemde tutuyor
Radyonun kayıtları yayımlamasından sonra İsveç Haber Ajansı olanları abonelerine duyurunca Türk devletinin casusluk faaliyetleri neredeyse tüm İsveç medyasında yer aldı.
İsviçre’de soruşturma açılmıştı
Geçen hafta da İsviçre hükümeti, referandumunda oy kullanacak Türkiyelilerin MİT tarafından izlendiğine ilişkin iddianın ciddiyetle soruşturulacağını açıklamıştı. Ardından da iddialar ilgili 17 Mart’ta soruşturma başlatıldığı duyurulmuştu.
MURAT KUSEYRİ / ANF / STOCKHOLM