
Farklı renklerden, kimliklerden, seslerden ve şehirlerden bir araya gelmiş 15 kadın. Kimisi müzisyen, kimisi öğretmen, kimisi öğrenci, kimisi gazeteci, kimisi muhasebeci… Ortak kimlikleri ise kadın olarak erkek sisteme, yaptıkları müzikle isyan etmek.
Kimi tesadüfen, kimi arkadaşının önerisiyle kimi de “kendimi burada buldum” diyerek bir araya gelen 15 kadın, geçtiğimiz Ocak ayında İstanbul Kadın Orkestrası’nı kurdu. Kürtçe, Türkçe, Ermenice, İngilizce, Lazca, Yunanca dillerinde şarkı söyleyen bu kadınlar, müzik hayatında daha çok yeniler. Deneyimlerini kadın mücadelesinden, Anadolu ve Mezopotamya'nın kadim kültüründen alıyorlar. Yaptıkları müziği de kadın sorunlarına dikkat çekmek için “protesto” olarak yorumluyorlar.
Şimdiye kadar, İstanbul’un çeşitli yerlerinde ve etkinliklerde sahne alan kadınlar, önümüzdeki süreçte Türkiye’ye açılmayı hedefliyor. İhtiyaçlarını tamamen kendi maddi imkanlarıyla ihtiyaçlarını karşıladıkları gibi, sahneye çıkarken de dolaplarından çıkardıkları kıyafetleri tercih ediyorlar. Müziği erkeğin tekelinden çıkarmak için yola çıkan bu kadınlar, özellikle kadınlar tarafından olumlu mesajlar alıyor.
Kadın sesine ihtiyaç var
Necla Demirli, orkestrada vokalistlik yapıyor. Kadınlara yönelik şiddetin, ötekileştirmenin, yok saymanın, öldürmenin çok arttığı bir dönemden geçildiğini belirten Demirli, “Bizim duruşumuzda, sahnedeki performansımız da aslında erkek egemen anlayışa bir protestodur. Amacımız, kadınların sesini duyurmaya çalıştığı her alanda var olmak. Biz kadın sorunları üzerinden bir aradayız. Kadına yönelik saldırıların olduğu böylesi bir dönemde daha çok kadının sesine ihtiyaç var” diyor.
Müzik dünyası erkek egemen
Zeynep Yıldız, bas gitar çalıyor. Kendini amatör müzisyen olarak tanımlıyor, buna rağmen sahneye çıkmaktan duyduğu heyecanı, “Enstrümanı elime aldığımda bana bir şeyler oluyor” sözleriyle dile getiriyor. Erkek egemen bir müzik dünyasının olduğunu ifade eden Yıldız, “Kadın sahneye çıktığı zaman müzikten ziyade estetik bir şey bekliyorlar. Ama biz başka bir şey yapmaya çalışıyoruz. Biz istiyoruz ki bu algı kırılsın. Biz sahneye çıkıp müziği yapmak istiyoruz” diyor. Yıldız, gelen her konser teklifine açık olduklarını da sözlerine ekliyor.
Müziğin aydınlık gücü
Orkestranın vokalistlerinden Duygu Yeşilyurt ise, böylesi bir hayalinin olduğunu ve orkestra fikrinden sonra da gruba katıldığını söylüyor. “Birbirimize çok sıkı tutunduk” diyen Yeşilyurt, müziğin aydınlığına, iyileştirici gücüne ve bir şeyleri değiştireceğine inanıyor.
Orkestrada perküsyon çalan Sena İncetahtacı da, normalde çok heyecanlı bir insan olduğunu belirterek, “Sırf bu kadın davası için sahneye çıktım. Söylemek istediklerimi sözle değil, perküsyon çalarak dile getiriyorum” diyor.
Müziğin kadın rengini oluşturmaya çalışan ve bu müzikle erkek anlayışı protesto eden İstanbul Kadın Orkestrası’nın etkinliklerine https://www.facebook.com/istkadinorkestrasi/?fref=ts adresinden ulaşmak mümkün.
DİHABER / İSTANBUL