4 Şubat Kanserle Mücadele Günü dolayısıyla araştırma yapan  Sağlık Gözlem Enstitüsü (InVS) ile Ulusal Kanser Enstitüsü (INCa) erken teşhisin hastaların hayatta kalma sürelerini uzattığını ortaya koydu. Buna göre kansere yakalanan kadınların yüzde 17’si, erkeklerin ise yüzde 31’i kanser teşhisi konulduktan 5 yılı aşkın bir süre daha yaşamayı başardılar. Meme kanserine yakalananlar arasında 1989-1993 yılları arasında teşhisten 5 yıl sonra da hayatta olan hastaların oranı yüzde 80 iken, bu oran 2005-2010 arasında yüzde 87’ye kadar yükseldi. Ancak bu kanser türü halen kadınlar arasında en yaygın görülen kanser türü. 


Rahim kanserinde teşhis zor

InVS ve INCa’nın araştırmasına göre, rahim kanserine yakalanan kadınların hayatta kalma süresi ise azalıyor. Buna göre, teşhis konulduktan sonra 5 yıl hayatta kalmayı başaran hastaların oranı yüzde 68’ten yüzde 62’ye geriledi.

Rahim kanserinin özellikle yayılma sürecinde teşhis edilmesinin çok kolay olmamasının da bu artışta etkili olduğu tahmin ediliyor.

JİNHA’ya konuşan Prof. Dr. Gökhan Akdemir ise meme kanserinin akciğer kanserinden sonda beyne en çok sıçrayan kanser türü olduğunu belirterek erken tanının önemine dikkat çekti. 


Hastalığın belirtileri

Hastalığın belirtilerini “Giderek şiddeti artan baş ağrısı. Bunun yanı sıra bu ağrı, daha çok sabahları kalkınca ortaya çıkar ve bazen ağrıya bulantı kusma, bulanık görme eşlik edebilir. Bu kafa içi basıncın kanser nedeniyle arttığını ifade eder. Ağrı tipi migrene benzemez. Devamlıdır. Ağrı kesicilere yanıt verir ancak bütünüyle kesilmez. Konuşma bozukluğu, yüzde, dudaklarda seğirme, kol ve bacaklarda istem dışı hareketlerin olması, bütün vücudun kasılarak bayılması, kendini kaybetme şeklinde olabilir” şeklinde sıralayan Akdemir, omurgaya sıçrayan meme kanseri vakalarında, bel boyun ya da sırt ağrıları yaşanabileceğini ve ağrıların gece arttığına dikkat çekti. Gökhan Akdemir, “Kanser hücrelerinin omurga kemikleri tutması sonucu kemikte ve kemiğin içinden geçen sinirlerin etkilenmesi sonucu ağrı oluşur. Bununla birlikte kanser hücrelerinin omurgaya yerleşmesi, omurganın dayanıklılığını azaltmaktadır” diye belirtti. 


 HABER MERKEZİ