Ölümle hayat seçeneği arasında sıkıştırılan insanların, yaşamayı seçip dininden, ismi ve kimliğinden pişmanlaşması normaldır. Böyle halleri kimse yadsıyıp, kınayamaz. Yaşama hırsı, yalnız insanların değil, bütün canlıların, uğrunda her türlü taviz verilen ve son nefese kadar mücadele edilen vazgeçilmez temel güdüdür.

Bir de, zorunluluk olmadığı halde, fırdöndüleşenler vardır ki, bunlara dönek diyoruz.

Bir göçmenler durağı olan TC, dünyada eşine az rastlanan bir dönekler ormanıdır. Nimetlere hücumun ilk şartı, dönekliktir burada…

Kürtler, kendini inkar kuyruğuna girmedikleri için, başlarına gelmeyen kalmadı.

Türk büyükleri, içerdekilerin üstüne zehirli gaz bulutları, kurşun salvosu, cop darbeleriyle sefere çıkıyor, öbür hallerinde, Rojava Kürtlerine dönüp, "sıranızı bekleyin ruhunuzu almaya geliyoruz" diye tehdit ediyor.

Ve burası, dünyanın da unuttuğu kendini unutanlar diyarıdır. İnsanların renkten renge, şekilden şekile girdiği şıngır mıngır dünya, çok az kişi kendisidir. Dindar bildiğiniz köşe başında, dolar balyalarını götüren hırsız olarak çıkıyor karşımıza. Sınır kapısında, bölgenin katilleri, tecavüzcülerinin silah tedarikçisi...

AKP rejimiyle, nasıl bir fikri yakınlık, ne gibi bağdaşıklık, felsefi örtüşme ilmiği, kurabilirsiniz? Dipsiz bir hiçlik, düşünce namusunun evrensel tepelerinde kocaman bir utanç, ama Etyen Mahçupyan ve Markar Eseyan adında iki Ermeni rejim muhafızı…

İkili, soyu kökünden sökülüp sürülmüş, pek çoğu çöllerde açlık ve sussuzluk işkencesiyle öldürülmüş, malları mülkleri talan edilmiş, ölüleri soyulduktan sonra sineklere, kurtlar, akbaba sürüleri, kara karga zürbelerine yem edilmiş, kadınları, kızlarına tecavüz edilmiş, çocuklarından kendi halkına da düşman sivil, üniformalı personel, Ruhi Su gibi sanatçılar, Sabiha Gökçen benzeri Türk ırkının kadını sembolize eden manevi evlat prototipi yetiştilmiş bir halkın, her nasılsa kurtulabilmiş tohumu, yok edilmişler sülbünün çocuklardır.

AKP rejimi, Ermenileri kıran dünün (Türk-İslam ideolojisinin) devamı, o kadroların mirasçısıdır. Soykırımı yargılayıp mahkum eden ülkelere savaş ilan edercesine gard alıp, o halkın topluca süre, kıra tüketildiğini inkar eden, katilleri masum gösterendir.

Yalan salvoları ve iftira salyalarıyla Kürtlere saldırılarını örnekleyecek değilim, bu ikilinin. Efendilerine yaranma karekterleri belli, bilinendir.

İkili, dönekleşip yere düşmüş bir kaç Kürtle bir arada, AKP rejimine danışman, gazetelerinde kalem muhafızı, televizyonlarında Kürtlere karşı, yalan, iftira yumağı söz mitralyözü…

Kazanç hırsından başka, bu ikilinin AKP ile bağdaşır bir tarafını söyler misiniz?

Kalemin bu kadar çamur, çirkefe kattığı, fikir namusunun kire, pasa bulandığı bir yerde, ikilinin yaşama biçimiyle, AKP’lilerin yaşama kültürü arasında yakın bağdaşıklık, parallellik aramak beyhudeliktir. Çünkü yok ve olamaz da…

 Çok basit örnekle, ikili AKP’li ama camiyle, İslam diniyle selamları yok. Hiç kimse AKP’lilerin lakır lakır içenleri bile, gören gözler önünde alkole bakmazlar. Tersine, liderlerinin izinde koro halinde alkolün haramlığını haykırırlar.

İkili her şey rağmen medeni dünyanın gözüyle görür objeleri. Yüz yılların derinliklerinden gelen masal sesiyle düşünmezler.

O dünyayla uyumlu görünmeleri, bankamatiğe bağlanmış rakamların vicdanı yüzündendir. Vicdan düşüncesi, kafalarının içinde dönenen rakamların boyundadır.

Düşünsel ve mistik bir beraberlik, paralellik yok, para tomarı olarak, ellerine akan rakamların çekiciliği var. Yoksa, en yakınlarının o küfürleri, yollarını ayıran dostların, ezen bakışları çekilir mi?

Para tomarı sevdası yoksa, Suudi Arabistan ve Katar’la bağdaşık rejim bekçiliğinde neden takla tazeleyip ter döksünler!..

Kürt Özgürlük Hareketi ve kurumlarına saldırmalarına, entelektüel duruş, aydın namusu kılıfını geçiriyorlar. Ama, AKP’liler bile inanmıyor, saygı da duymuyor onlara.

Kendi halkının acılarını yadsıyana gemi faresi derler. Yalpalama halinde, önce onlar atlarla suya…

Fiyatları, kalitelerinin belgesdir, bunların. Kalem erdemini beklemeyin bu tiplerde. Fethullah Gülen’i de, Taraf gazetesini de ilkin bunlar terketmişlerdi.