Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik düzenlenen operasyon kapsamında 4 Kasım’da rehin alınan Eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hakkındaki iddianameler hazırlandı. 

Demirtaş hakkında hazırlanan iddianamede, Demirtaş’ın “PKK/KCK yöneticisi olduğu”, bu kapsamda örgütün “siyasi alan merkezi sorumlusu” olarak faaliyetlerini yürüttüğü ileri sürüldü. İddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) içerisinde hareket etmesi, eylem ve işlemlerde bulunmasının suç sayılması dikkat çekti.

İddianamede, Demirtaş'ın değişik tarihlerde yapmış olduğu birçok konuşmada “terör, cebir ve şiddet olgusunu meşru gösterecek ifadelerde bulunarak örgüt propagandası yaptığı” ileri sürüldü. İddianamede, Kobanê’ye dönük DAİŞ saldırısına karşı birçok kentte 6-8 Ekim 2014 tarihinde eylemlerin düzenlenmesinde, HDP MYK'sinden ve sonrasında yapılan açıklamanın etkili olduğu savunuldu. Demirtaş'ın üzerine atılı olan “örgüt yöneticiliği”, “örgüt propagandası yapmak”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasına Muhalefet”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik”, “halkı kanunlara uymamaya tahrik”, “suç işlemeye tahrik ve suçu ve suçluyu övme” suçlarından 43 yıldan 142 yıla kadar cezalandırılması talep edildi.

Yüksekdağ hakkında hazırlanan iddianamede ise DTK içerisindeki faaliyetleri ve diğer eylemleri nedeniyle “örgüt yöneticisi” sıfatıyla cezalandırılması istendi. Ayrıca Yüksekdağ’ın değişik tarihlerde yapmış olduğu konuşmalarla örgütün propagandasını yaptığı ileri sürüldü. Yüksekdağ’ın, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasına Muhalefet”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik”, “suç işlemeye tahrik” suçları ile birlikte 6-8 Ekim olaylarının meydana geldiği tarihte HDP MYK'sinde bulunmuş ve yapılan açıklamada imzasının olması nedeniyle sokak hadiselerinin meydana gelmesinde sorumlu olduğu iddiasına yer verildi. Yüksekdağ’ın 30 yıldan 83 yıla kadar cezalandırılması talep edildi.  


Rehin alınmasaydım hakim tutuklanacaktı

Bakırköy'de açılan davaya SEGBİS'le katılan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, yargının siyasetin etkisinde olduğuna dikkat çekerek, “Hakkımızda tutuklama kararı veren hakim,  gün ben tutuklanmasaydım kendisi tutuklanacaktı” dedi.

Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in 2013 yılında İstanbul'da yapılan Newroz kutlamasında yaptıkları konuşmada, "terör örgütü propagandası yapmak" iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, Demirtaş SEGBİS sistemi ile katılırken, Önder duruşmada hazır bulundu. Duruşmayı, İtalya ve İsviçre başkonsoluslukları ile Hollanda, Çek Cumhuriyeti ve İsveç konsolosluk yetkileri de izledi.

Demirtaş, Anayasa’nın 83’üncü maddesini içeren “Yasama Dokunulmazlığı”na atıfta bulunarak, “Milletvekilleri de yapmış olduğu konuşmalardan yargılanamaz. Burada sizin mahkemenizin vereceği karar beraat bile olsa bir baskı yöntemidir. Bu açıdan davanın direk düşürülmesi gerekiyor” dedi. Mahkeme heyeti oybirliği ile reddetti. 

Demirtaş, ikinci oturumdaki konuşmasında hukuksal zeminin çürüklüğünü izah ettikten sonra "Biz mahkemenize suçsuzluğumuzu ispatlamak için gelmedik sadece iddia makamının ne kadar ciddiyetsiz bir iddianame hazırladığını göstermek için geldik. Derhal bir beraat kararı verilmesini istiyorum. 101 davadan daha yargılanıyorum merak etmeyin” dedi.

Duruşma, avukatların savunmasının ardından 7 Nisan'a ertelendi. 


AMED