
Toplum olmanın temel kuralı birlikteliktir. İnsan türünün kendi türdeşleriyle birlikteliği tarih içinde salt biyolojik olmanın ötesinde kültürel birlikteliklerle örülerek yaşamı mümkün kılmıştır. Yaşamın mümkün kılınması, tür olarak hayatta kalmanın başarılması anlamındadır. Hayatta kalmanın kültürleşmesi ve kurumsal bir çerçeveye ulaşarak insanlığın temel varoluşsal bir formu haline gelmesi neolitik devrimin yaratıcısı Ana tanrıçanın toplumsallaşmasıyla ilintilidir.
Yerel yönetimleri ve eşbaşkanlığı yoğunca tartıştığımız bu günlerde en çok değinmemiz gereken konulardan biri de eşbaşkanlığın tanımına ilişkindir. Eşbaşkanlık nedir, neden böyle bir yönteme ihtiyaç duyulmuştur, nasıl bir sistemdir, nasıl gerçekleştirilecektir? Bu sorular etrafında oluşturulacak cevaplar özgür toplum olmanın da adımlarını oluşturacaktır.
Eşbaşkanlık sistemi, demokratik ekolojik kadın özgürlükçü toplum paradigmasının pratikleştirilmesidir. Demokratik ulus zihniyetinin bedenleşmesi olan Demokratik Özerklik’in gerçekleşme tarzıdır. Demokratik Özerklik eşbaşkanlık sistemiyle gerçekleşecektir. Demokratik ve ekolojik olmanın ilk şartı, eşbaşkanlık sistemiyle kadın özgürlükçü bir toplum yaratma adımlarını atmak ve bu adımları başarıya ulaştırmaktır. Kadın özgürlükçü olamayan bireylerin demokratik olmaları beklenemez. İnsan türünün kadın cinsine yönelik yaklaşımlarında bir özgürlük bilinci oluşturamayanların doğadaki diğer canlı türleri karşısında özgürlükçü bir tavır sergilemeleri beklenemez. Çünkü hayat bir hakikattir ve hakikat bütündür.
Eşbaşkanlık sistemi, Kürdistan Özgürlük mücadelesinin kendi örgüt sisteminde başlattığı ve kadın kotasıyla bunu ilkeselleştirdiği özgürlükçü yaklaşımı aşarak özgürlük çıtasını daha da yükseltmesinin adıdır.
Eşbaşkanlık sistemi siyasete kadın renginin girmesi değildir. Çünkü kadınların biyolojik olarak siyasete girmesi toplumsal özgürlük için yeterli bir adım değildir. Aynı zamanda erkek egemenliğinin ve ataerkil kültürün bunca etkin ve baskın olduğu bir dünya sisteminde kadınların rengini renksizliğe dönüştürmek için her an ve mekanda erkek ittifakları da hazır durumdadır. Eşbaşkanlık sistemi ise erkeğin de kadınla birlikte siyaset yürütmeyi öğrenmesi anlamında kadınla insanlaşma hakikatine ulaşmasının bir yöntemidir.
Eşbaşkanlık sistemi, kadın iradesini siyaset alanında etkin kılmayı amaçlamıyor. Bu söylem mevcut siyaset anlayışında erkek iradesi çok özgürmüş gibi bir yanılgıyla birlikte ortaya çıkıyor. Devletçi siyaset anlayışı erkeği iradesizleştirmiştir. Erkeğin irade olma ihtiyacı vardır. Kadının da vardır. Eşbaşkanlık sistemi, her iki cinsin özgür iradeleriyle siyasete katılmalarını sağlamanın bir yöntemidir.
Eşbaşkanlık sistemi, bir kadın ve bir erkeğin birlikte oluşturduğu bir yönetim tarzı değildir. Çünkü eşbaşkanlık sistemi kadın ve erkeğin birlikte, sürüleştirmeyen, iradesizleştirmeyen, kendi rengini başka hakim renkler içinde kaybedilmediği ve geliştiren-ilerleten bir kolektivitenin oluşturulduğu sistemi, tabiî ki sistemle birlikte yeni özgür yaşamı yaratmasının adıdır. Kadının siyasal aktivitesini erkekle kolektifleştirerek toplumsal bir güç ve yaşam tanımı açığa çıkarmaktır.
Eşbaşkanlık sistemi bir toplumsal analık sistemidir. Her bireyin kendi toplumunu kucaklaması için biraz ana olma duygusunu yaşamasını öngörür. Eşbaşkanlık için adaylıklarını açıklayan bireylerin her birinin sosyal bir analık anlayışı gelişmek zorundadır. Bu şart, topluma doğru ve anlamlı hizmet için şarttır.
Yine adayların, kapitalist modernitenin, hiyerarşik devletçi sistemin ve her türden egemenlikçi zihniyetlerin niyet dualarını baştan reddetmeyi gerektirir. bundan dolayı eşbaşkanlık demek, sıradan bir başkan olma durumunun çok ötesinde bir durumu ifade eder. Kendi toplumuyla özgür eş yaşam temelinde bir sözleşmeyi ifade eder. Her bir adayın, merkezileşmenin kesinlikle uzağında durarak, ortak iradeyle kolektif bir algıyı nasıl oluşturacağı, nasıl yaşayacağı, toplumun her türlü sorununa hangi ruhla yaklaşacağı sorularının cevaplarını şimdiden oluşturması gerekir. Tüm bu soruların cevaplarının ortaklaşması da özgür eş yaşamın toplumsallaşmasının nasıl olacağı yönünde cevaplar zinciri oluşturacaktır.
Halklarımızın gönlünde zaferi getirecek olan seçim çalışması bu temelde olacaktır.