Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde 37 gündür açlık grevi eylemini sürdüren Selahattin Yaşaer’in annesi Necime Yaşaer, “Biz kendimize çözüm olamazsak kimsenin bize çözüm getireceği yok” dedi.

Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Selahattin Yaşaer, 37 gündür açlık grevinde. Yaşaer, eyleme başlamasının ardından Antep L Tipi Kapalı Cezaevi’nden 20 Şubat’ta Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi. Yenişehir Belediyesi’nde çalıştığı 2014’te gözaltına alınıp tutuklanan Yaşaer’e “Örgüt üyesi” ve “Örgüte yardım ve yataklık” iddiasıyla 13 yıl hapis cezası verildi. Yaşaer’in babası Hida Yaşaer de 2017’de çıkarıldığı mahkemece “Örgüt üyeliği” iddiasıyla 10 yıl hapis cezası verilerek, Trabzon E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Daha ağır bir şey var mı?

 Yaşaer’in annesi Necime Yaşaer, ölümler yaşanmadan taleplerin karşılanması gerektiğini belirterek, “Herkes elini vicdanına koysun; bir insanın baskı ve zulüm altında bedenini ölüme yatırmasından daha ağır bir şey var mı? Talepleri karşılanmalı, insanlar cezaevlerinde ölmemelidir. Bu dünyada evladının ölmesini isteyen bir anne var mı? CPT ve AİHM harekete geçmelidir” dedi.

Biz çözüm olacağız

Hükümetin ve uluslararası kamuoyunun sessizliğini eleştiren Yaşaer, şunları ifade etti: “Leyla Güven 117 gündür açlık grevinde, bedenini ölüme yatırmış. Bütün devletler buna sessiz kalıyor. Leyla Güven’in eylemi suç mudur? Bir insanın zulmün ortadan kaldırılmasını talep etmesi suç mudur? Cezaevlerinde bedenlerini ölüme yatıran tutsaklar suç mu işliyor? Biz kendimize çözüm olamazsak, kimsenin bize çözüm getireceği yok.”