Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD), Reqa’yı özgürleştirmeye dönük başlattığı "Büyük Savaş"ta, çatışmalar merkezde bulunan bazı sokaklarda sürüyor. Operasyonlar kapsamında kentin eski Reqa mahallesine de giren savaşçılar, DAİŞ’e ağır darbeler vuruyor. Çatışmalar doğu cephesinde bulunan tarihi surlar etrafında yayılırken, savaşçılar surun önemli bir bölümünü kontrol altına aldı. Güney cephesinde ise Retlayê kasabasını kurtaran savaşçılar, DAİŞ’in takviye yollarını da kapattı. Bu zorlu savaşta Minbic’te kurtarılan Berfin Kahraman ve üç kardeşi de QSD saflarındaki yerini aldı. 


Üç kardeşi ile katıldı

20 yaşında olan Kahraman, Minbic özgürleştikten sonra kız kardeşi ile YPJ’ye katıldığını, daha sonra onları bir erkek ile bir kız kardeşinin daha takip ettiğini ifade etti. 4 kardeşten Kahraman, Reqa’daki "Büyük Savaş"ta yerini alırken, diğer 3 kardeş farklı cephelerde topraklarının savunmasını yapıyor. Minbic’te 3 yıl DAİŞ işgali altında yaşamak zorunda kaldığını ifade eden Kahraman, halkın DAİŞ uygulamalarından çok çektiğini hatırlattı. Kahraman, Minbic’in 73 gün süren zorlu operasyondan sonra kurtarılmasının adeta kendilerini yeniden yaşama döndürdüğünü vurgularken, özellikle kadınlar için özgürlüğün çok büyük bir sevinç olduğunu kaydetti. Kahraman, o özgürlük havası ile yüzlerce Arap, Türkmen ve Kürt gencinin QSD saflarına akın ettiğini söyledi. 


Minbic’ın sevinci Reqa’da

QSD güçlerinin çatısı altından bulunan YPJ’den özgürlüğü öğrendiğini dile getiren Kahraman, “Şimdi o özgürlük havası ile ben de Reqa’yı özgürleştirmeye geldim. Nasıl ki kadınlar beni Minbic’te kurtardıysa, ben de Reqa’da esir olan kadınları kurtaracağım. Minbic sevincine Reqa’nın sevinci de eklenecek” dedi. 


‘Özgürlük yakın’

QSD’ye katıldıktan sonra eğitimlerini tamamlayarak, DAİŞ'le savaşmaya başladığını belirten Kahraman, her hamlede büyük tecrübeler edindiklerini ifade ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Savaşı anlamaya çalışıyoruz. Reqa’da kurtardığımız her insanda bir özgürlük özlemi görüyoruz. Bu halk sadece çetelerden çekmedi. Onlardan önce bulunanlardan da çok çekti. Bu durum şimdi had safhaya çıktı. Öyle gösteriyor ki Minbic’te nasıl gençler akın akın QSD saflarına geçtiyse, şimdi Reqa gençler de aynı yolu tutuyor. Kentimizin ve halkımızın özgürleşmesi yakındır.”


NAZIM DAŞTAN/DİHABER/REQA





YPJ’yle kadın olduğumu hissettim 


DAİŞ çetelerinin zulüm yaşattığı Reqalı Sefa Huzeyfe Ahmed, “Şimdi artık özgürüz. YPJ’yi ilk gördüğüm an çok etkilendim, ilk defa kadın olduğumu hissettim” diyor.

QSD savaşçıları tarafından özgürleştirilen Cesd Bu Hemed köylülerinden biri olan 17 yaşındaki Sefa Huzeyfe Ahmed, kusmak için yüzündeki peçeyi açtığından dolayı zindana atıldığını söyledi. 

Yaşadığı zulmü anlatan Huzeyfe Ahmed, “Bir gün hastaneye gidiyordum. Araba beni tuttuğu için midem bulanmaya başladı. Durakta kusmak için yüzümü açtığımda DAİŞ çeteleri tarafından tutuklanıp zindana atıldım. Kustuğum için peçemi açmak zorunda kaldım, ne olduğunu anlamadan çeteler kolumdan çekip beni arabaya bindirdi. Karanlık bir hücreye attılar, çok korktum” dedi.

Bir hafta zindanda tutulduktan sonra para karşılığında serbest bırakıldığını ifade eden Huzeyfe Ahmed, zindana tıkılan başka kadınlar da gördüğünü söyledi ve ekledi: “Zindanda kaldığım süre zarfında esir tutulan birçok kadın gördüm ve onlara yapılan işkencelere tanıklık ettim. Bir kadın makyaj yaptığı için 25 kırbaç cezası almıştı. DAİŞ kadınları yok sayıyor ve onlar için kadınlar hiçbir anlam ifade etmiyor. Kadınları kendi amaçları doğrultusunda kullanıyorlar” dedi. 

Huzeyfe Ahmed, “YPJ’den çok etkilendim ve ilk defa kadın olduğumu hissettim” diyerek, QSD’nin varlığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 


RUHENDA AMED/ANHA/REQA