OHAL rejimi ve KHK’lerle yönetmeye devam ederek mevcut hakları da gasp eden AKP hükümeti, kapasitesinin üzerinde tıka basa doldurduğu cezaevlerinde, 12 Eylül döneminin uygulamalarını güncelliyor. 

Saçları kazındı, renklerle sınıflandırıldı

Elazığ’da geçen ay açılan T Tipi Kapalı Cezaevi’ne farklı cezaevlerinden sevk edilen tutsaklar ağır uygulamalara maruz bırakıldı. Siirt’te farklı tarihlerde tutuklanan 6 siyasi tutsak da Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi’nden Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti. Mehmet Aşkara (27) ve Refik Kaçar’ın (28) aileleri, yaşananları anlattı. 

8 aydır tutuklu bulunan ve henüz dosyası açılmayan Mehmet Aşkara’nın ağabeyi Ömer Aşkara, kardeşinin kapalı görüşünde yaşanan hak ihlallerine birebir tanık olduğunu söyledi. 45 dakika olan görüş süresinin idare tarafından 30 dakikaya indirildiğini ve bu 30 dakikanın 15 dakikasında da keyfi olarak bekletildiklerini aktaran Aşkara, bu yüzden kardeşiyle sadece 15 dakika görüşebildiklerini belirtti. Aşkara, “Kardeşim Mehmet’e götürdüğüm kıyafetleri almadılar. İdare bize bir form gösterdi. Bu formda tutuklulara verilen eşyalar yazılıydı. Forma göre kardeşime 2 mont ve kazak gibi eşyalar verilmişti. Oysa kardeşim kendilerine herhangi bir eşyanın verilmediğini söyledi ve zaten üstünde de mont yoktu” dedi.

Kardeşinin yaşadıklarını anlatan Aşkara, şunları aktardı: “Cezaevi yönetimi, herkesi koridora çıkarıp saçlarını bir numaraya vurmuş, kabul etmeyenlere işkence yapılmış.  Sürekli çıplak aramaya maruz kalıyorlar. Askeri düzende sayım yapıyorlar. Her itirazın karşılığı işkence. Görüş sırasında tutuklulardan Vahdettin Erdemci’yi gördüm, parmağı kan içindeydi.

Sürgün edilen 6 tutuklunun ailelerine verilen yaka kartlarının ipleri kırmızı, diğer görüşe gelen ailelerin ise turuncuydu. Biz önce fark etmedik bu durumu. Fakat gardiyanlar ‘Kırmızılar beklesin, turuncular gelsin’ dediklerinde durumu anladık. Bize farklı bir muamele söz konusuydu. Turuncu olanlara öncelik verdiler ve bizi beklettiler. Zaten görüş kabinlerini de turuncular farklı yerde, kırmızılar farklı yerde olacak şekilde ayarlamışlardı.


Gardiyanlar Osmanlı Ocakları’ndan

Kardeşinin, gardiyanların Osmanlı Ocakları’ndan getirildiğini söylediğini aktaran Aşkara, bu gardiyanların çok genç, agresif ve saldırgan olduğunu dile getirdi. Aşkara, “Ben kardeşime montu olmadığı için montumu vermek istedim. Orada bulunan gardiyan bana bağırdı ve üstüme yürüdü. Sadece montumu vermek istemiştim. Gardiyan beni buradan çıkarma yetkisinin olduğunu söyledi” dedi.

Oğlu Refik Kaçar’ın görüşüne giden Agit Kaçar ise çocuklarının can güvenliğinden endişe ettiklerini dile getirerek, “Çocuklarımız için burada kantin bile yok. Sabun gibi temizlik ihtiyaçlarını karşılayacak hijyen malzemeleri yok. Getirdiğimiz eşyaları bile vermiyorlar. Burada oğlumla birlikte diğer tutuklular da tedirgin” diye konuştu. 


 HABER MERKEZİ