
Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “özel talimatım var” diyerek hedef gösterdiği Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde polis ve asker baskısı şiddetlenerek artıyor. İlçede haftalardır kirpi tipi zırhlı araçlarla gerçekleşen sevkiyatlar sonrası polis-asker işbirliğinde tazyikli su, plastik mermi ve gaz bombalı saldırı rutin bir hal almış durumda. Saldırılardan esnaf da ciddi zarar görmekte. Periyodik olarak 2 günde bir ortalama 4 saat kepenk kapatmak zorunda bırakılan esnaf, iş yapamadığı için banka ve şirketlere olan borç ve kiralarını ödemekte zorluk çekiyor. Saldırıda onlarca işyerinin camı da gaz fişekleriyle kırılırken, çok sayıda araç da hasar gördü. Bir buçuk aydan beri sürdürülen uygulamalar esnafı isyan noktasına getirirken, savclığa konuyla ilgili yapılan suç duyurularına ise yanıt verilmiyor.
Haftada 3 gün sevkiyat
Dükkanı sık sık polis saldırısına uğrayan Mehmet Tekin adlı esnaf, “Halkımız kesinlikle provokasyona gelmesin. Bunlar yaptıklarıyla Gever halkının çocuk ve gençlerini öldürmek istiyor” diye konuştu. İlçede balık satarak, 9 kişilik ailesini geçindirmeye çalışan Arafat Temel ise “Önderliğimiz tarafından başlatılan çözüm sürecine rağmen, devlet haftada 3 gün sevkiyat adı altında bizleri gaz bombası yağmuruna tutuyor. Tüm esnafımız kepenk kapatırken, biz de her gazdan sonra en az 10 kasa balığı dereye atmak zorunda kalıyoruz. Çünkü atılan gazlar balıkları zehirliyor” dedi.
Sevkiyat esnafı iflasa sürüklüyor
Birçok esnafın kirasını ve çeklerini ödeyemediği için dükkanlarını kapatmakla karşı karşıya kaldığını söyleyen Mevlit Terzioğlu, “Bu sevkiyatlarla adeta ilçe esnafını iflasa sürüklüyorlar. Ayda 10 gün kepenklerin kapanması demek esnafın iflası demektir. Kırılan camlar, zehirlenen gıdalar ya çöpe atılacak ya da satılacak. Bu da hem esnafa hem de halka zarar verecek. Toptancılarımız artık bize mal vermiyor. Ayda 2 ile 5 bin lira kirayı ödeyemeyen, toptancının çeklerini ödemeyen esnaf, ne haldedir görmek lazım. Bu denli ekonomik mağduriyeti kim çözecek?” tepkisinde bulundu.
Önceden konvoy gece geçerdi
Kundura mağazası olan ve ayda 4 bin lira kira ödemek zorunda olan Halim Çoğaç ise “Önceden konvoylar gece geçerdi. AKP Hükümeti’nin güvenlik güçlerinin halka gaz bombası atması, ablukaya alması ve tahrik etmesi halkımızı öfkelendiriyor. Kaymakam, çözeceklerini söylüyor ama bizleri oyalıyor” şeklinde konuştu.
Öte yandan, askeri sevkiyatların Yüksekova Tümen Komutanlığı’nın ilçe kaymakamına gönderdiği “Sevkiyat yapacağız, polis güvenlik alsın” talimatı üzerine yapıldığı ve aslında provokasyon amaçlı olduğu belirtiliyor. Uzunsırt (Mêçiç) köyünde ikamet eden bir yurttaş, 2 günde bir kirpilerin karakol içinde toplatılarak şoför ve komutan eşliğinde ilçeye doğru yola çıkarıldıklarını belirtti. Adını güvenlik gerekçesiyle vermeyen yurttaş, “Araçlarda asker yok, mühimmat da götürülmüyor. Yine dönüşte de aynı şekilde araçlar direk konumlandığı yere park ediliyor. Özellikle gidiş ve gelişlerini takip ettim. Araçlara ne yükleme ne de indirme yapıldığı görmedim” diye belirtti.
Öğlen saatlerine denk geliyor
Genellikle okulların çıkış saatine ve gündelik yoğunluğun arttığı öğlen saatlerine getirilen askeri sevkiyat sırasında, başta Cumhuriyet ve Gazi ilköğretim okullarından çıkan 2 bine yakın öğrenci gaz bombalarının arasında kalıyor. Aileler başta olmak üzere DBP ve HDP ilçe örgütleri, polisin saldırılarına maruz kalan öğrencilerin sevkiyat geçişi sırasında okuldan çıkmaması yönünde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okullarla görüşerek, öğrencilerin olaylar sona erdikten sonra okuldan çıkmasını istedi.
Esnaf kepenk kapattı
Van’da ise esnaf, ‘kamu güvenliği’ adı altında cadde ve sokakların polis ve zırhlı araçlar tarafından işgal edilişinin protesto etmek için kepenk kapattı. Van’da, 6-7 Ekim Kobanê serhildanı ardından kentin en işlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi ile Ordu Caddesi’ne konuşlandırılan zırhlı araçlardan dolayı esnaf iş yapamaz duruma geldi. Zırhlı araç ve otobüslerin işyerlerinin önüne park etmesi nedeniyle halkın alışveriş için işyerlerine gelmediğini dile getiren esnaf geçen hafta işyerlerinin kepenklerini kapattı.
Zırhlı araçlar kaldırılsın
Ordu Caddesi’nde bulunan esnaflar adına konuşan Cindi Aslan, uygulamadan dolayı iflasın eşiğine geldiklerini söyleyerek, “6-7 Ekim olaylarından bu yana polis işyerlerimizin önüne zırhlı araçları park ediyor. 2 aydır kiralarımızı ödeyemiyoruz” diye konuştu. Söz konusu durumdan duydukları rahtsızlığı kentin yetkililerine bildirdiklerini dile getiren Aslan, zırhlı araçların kaldırılması yerine araç sayısının arttırıldığına dikkat çekti.
Silahların gölgesinde iş yapılamaz
Gündüz alışveriş yapmak için evlerinden çıkan insanların uzun namlulu silahlarla nöbet tutan polisleri görünce “olay çıkacak” korkusuyla alışveriş yapmadığını belirten Aslan, “Silahların gölgesinde iş yapmaya çalışıyoruz. Ben evime ekmek götürmek istiyorum. Ne yazık ki hükümetin bu politikaları artık evimize ekmek götürmeye engel oluyor. Bu soruna artık bir çözüm bulunsun. Bu zırhlı araçlar buradan kaldırılmayana kadar kepenklerimizi açmayacağız” dedi.
DİHA/HAKKARİ/VAN