Esnafın vicdanı
Forum Haberleri —

Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası
- Amed'deki esnaf odaları, halkın kolektif iradesinin bir parçasıydı, ancak zamanla merkezi güç odakları, bürokratik yapılar ve siyasi müdahaleler, bağımsız karakterlerini aşındırdı.
ÖMER TORLAK
Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası’nda gerçekleşen son genel kurul, Amed’de esnaf iradesinin, demokratik reflekslerin ve halkın vicdanının nasıl kuşatıldığını gösteren çarpıcı bir süreç olarak kayda geçti.
Genel Kurul Divan Başkanlığını TESK Genel Başkan Vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu üstlendi. Seçimde üç liste yarıştı;
* Özer Sanal liderliğindeki Kırmızı Liste,
* Mehmet Yüksel’in temsil ettiği Beyaz Liste,
* Mustafa Akkul ile birlikte Mavi Liste.
Resmi sonuçlara göre; Kırmızı Liste, 190 oyla birinci, Beyaz Liste 108 oyla ikinci ve Mavi Liste ise 107 oyla onu takip etti. Görünürde bu sonuç, üyelerin çoğunluk tercihine dayalı sıradan bir seçim başarısı gibi sunulabilir, ancak Amed gerçeği, bu tablonun çok daha derin siyasi, ideolojik ve örgütsel dinamikler içerdiğini ortaya koyuyor.
Mavi Liste, sahadaki örgütlülüğü, esnaf camiasıyla kurduğu güçlü bağlar ve Amed halkının vicdani desteğiyle öne çıkan bir iradeyi temsil ediyordu. Bu liste, Amed halkının kolektif bilincinin, demokratik refleksinin ve siyasete bakışının sandıktaki karşılığıydı.
DEM Parti, Amed halkının temsilcisi ve halkın mevcudiyetinin göstergesi olarak bu süreçte sahnedeydi. Buna karşın DESOB, esnafın iradesini temsil ediyor görünmesine rağmen zaman zaman bu iradeyi kendi güçlerini göstermek ve sandıkta daha güçlü durmak için kullanmaya çalıştı. Bu durum, demokratik süreçlerin kırılganlığını ve esnaf iradesinin manipüle edilme potansiyelini ortaya koyuyor.
Buna karşın Kırmızı Liste’nin arkasında açık biçimde sistematik bir güç birliği bulunuyordu. DESOB ve bazı siyasi aktörler, seçim sürecine doğrudan müdahil olup Kırmızı Liste lehine yoğun bir çalışma yürüttü. Mavi Liste’nin başarısını engellemek adına birçok yöntem devreye sokuldu, esnaf üzerinde doğrudan ve dolaylı baskılar kuruldu. Bu süreçte Mavi Liste adayı Mustafa Akkul’un şahsına yalnızca çok kısa bir konuşma hakkı tanınması, Mavi Liste’nin sahadaki etkisinin ve mesajının sandığa tam olarak yansıtılmasını engelleyen bilinçli bir yaklaşımdı. Bu yöntem, Mavi Liste’nin önünü kesmeyi amaçlayan sistematik bir müdahaleydi. Birçok esnafın telefonla aranarak baskı altına alındığı ve tehdit edildiği tespit edildi.
Kuyumcu esnafı içerisinde AKP, Hüda-Par ve karşı ideolojik blokların sayısal ağırlığı da bu süreci belirleyen faktörlerden biri oldu. Daha da vahimi; daha önce tespit edilip oy kullanmaya gelmeyen bazı kişilerin yerine oy kullanıldığına dair ciddi iddialar var.
Tüm bu müdahaleler, Kırmızı Liste’nin oy çokluğunun, yalnızca sandıktaki rakamlara değil, arka plandaki sistematik yönlendirmelere dayandığını gösteriyor.
Mavi Liste’nin kaybı ise halk desteğinin ve sahadaki emeğin sandığa tam olarak yansıtılamamasının sonucudur. Nitekim yalnızca bir oy farkla üçüncü sıraya düşürülmesi, sürecin ne kadar kırılgan ve manipülasyona açık olduğunu açıkça gösteriyor. Bu tablo, aynı zamanda Amed’de DEM Parti’yi aşağı çekmeye dönük bir zihniyetin de dışavurumudur. Bilinmelidir ki; Amed halkının emeğiyle büyüyen DEM Parti’yi hiçbir güç ve hiçbir zihniyet silemez.
Öz eleştiri yapmak gerekirse, bu süreçte partinin ciddi stratejik hataları da var. Saha örgütlülüğü güçlü olmasına rağmen merkezi müdahalelere karşı yeterli politik refleks geliştirilemedi.
Tarihsel olarak Amed'deki esnaf odaları, halkın kolektif iradesinin bir parçasıydı, ancak zamanla merkezi güç odakları, bürokratik yapılar ve siyasi müdahaleler bu kurumların bağımsız karakterini aşındırdı. Bugünkü tablo bunun somut sonucudur. Bu süreçten çıkarılacak ders açıktır; saha çalışması ve halk desteği tek başına yeterli değildir. Sistematik güçler ve siyasi müdahaleler, demokratik iradeyi doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle Amed’de demokratik reflekslerin güçlenmesi, ancak şeffaf, bağımsız ve örgütlü bir yaklaşımla mümkündür. Esnaf camiası, yerel siyasi aktörler ve halk, kendi iradesine daha güçlü sahip çıkmak zorundadır.
Bu seçim aynı zamanda bir uyarıdır.







