Anne Münevver G. ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılırken, 19 yaşındaki kızları Hatice G.'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirtildi. 'Cinnet' geçirdiği iddia edilen baba Cemil G.'nin ise olay sonrası kaçtığı belirtildi.

Aile çevresinden edinilen bilgilere göre Münevver G.'nin uzun süredir eşinden şiddet görmesi sonucunda polise başvurduğu, bunun üzerine Cemil G.'nin evden uzaklaştırılması kararı çıkartıldığı, cinayetin bu karardan kısa bir süre sonra işlendiği belirtildi.

Katliam diyememe vicdansızlığı

Cinayete tepki gösteren Utamara Kadın Buluşma Merkezi, olayın ‘cinnet geçiren eş’ şeklinde yansıtılmasına tepki gösterdi. Kadın katliamlarının bu şekilde meşrulaştırılmak istendiğine dikkat çekerek, kadın katliamlarına karşı mücadele çağrısı yaptı.
Geleneksel toplumun ve medyanın kadın katliamını ele alış biçimininin eleştirildiği Utamara açıklamasında, "Geleneksel toplum ya da medya bütün bu katliam süreçlerini cinnetle açıklar. Cinnet deyip işin içinden çıkmaya çalışırlar. Burada ne erkek egemen kültür sorgulanır, ne de geleneksel toplumun kadına reva gördüğü binbir türlü baskı biçimi ele alınır. Açıktır ki bu bir erkek egemen kurnazlığıdır. Bir katliama katliam diyememek, bir katile katil diyememek yaşananları kabul etmek ve buna ortak olmaktır" denildi. 


Kumar şiddeti tetikliyor
Essen'de yaşanan olayın, kadına dönük şiddeti daha fazla görünür kılınması gerektiğini gösterdiği belirtilen açıklamada, birçok kadının hayatının risk altında olduğu ifade edildi. Açıklamada, son aylarda Utamara'ya yapılan başvurularda boşanmaya götüren sebeplerin başında; erkeklerin kumar alışkanlığı ve imam nikahı evliliği geldiği kaydedilerek, “Kumarın ve şiddetin bir erkeklik ölçüsü olarak görüldüğü geleneksel bakış açılarının da bu tarz ahlaki yozlaşmaları beslediği kuşkusuzdur” denildi.
Kadına yönelik şiddetin en çok kadının yakınları tarafından gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada şöyle denildi: "Eşler ve aile bireyleri geleneksel toplum algısı içinde kadına karşı şiddeti üretmeye devam etmektedir. Bu şiddet Essen örneğinde de görüldüğü gibi bir kadın katliamına dönüşebilmektedir. Erkeklerin herşeyi hak olarak gördüğü, kadını değersizleştirdiği, kadın iradesini tanımamasından kaynaklı şiddeti normal gördüğü bu düzende, kadınlar ve çocuklar oldukça ağır bedeller ödemektedir. Kadına karşı artan şiddet ve bunun karşısında yaşanan sessizlik veya mücadelesizlik insanlığımızı da öldürmektedir. Her gün savaşların ve insan kıyımlarının yaşandığı bu dünyada insan olarak kalmanın en önemli ölçüsü şiddet ve kıyım kültürüne karşı direnmektir. 19 yaşında katledilen gencecik Hatice G. ve halen hayat mücadelesi veren Annesi Münevver G. bir kez daha bize mücadele etmemizin ne kadar hayati olduğunu göstermiştir. Kadın şahsında insanlığa dayatılan bütün kıyımları kınıyoruz".

HABER MERKEZİ