Tüketiciye ucuz giyim ürünü sunan Primark mağazaları, bir skandala daha imza attı. Mağazanın Çin'deki çalışanları, içinde bulundukları olumsuz koşulları kamuoyuna duyurmak amacıyla, etiketlere imdat çağrıları yazdı. Olay bununla da bitmiyor. Hannover'deki şubede ise, 128 gizli kamera ile çalışanlar gözetleniyor. Bu uygulama, tuvaletlerde, soyunma kabinlerinde bile insanları gözetlemeye kadar vardırıldı.

Geçtiğimiz yılın Nisan ayında, Bangladeş'in Rana kentinde Primark fabrikası bir anda çökmüş, enkaz altında bin 127 işçisinin cansız bedeni çıkarılmıştı. 'Plaza Felaketi' olarak adlandırılan bu olayda, çoğu ağır olmak üzere, 2 bin 438 işçi de yaralanmıştı.
Yaşamlarını yitiren işçilerin arkalarında bıraktıkları aileleri ise perişan halde. Bangladeş'te yabancı basın mensupları tarafından yapılan araştırmalara göre, aileler şimdi geride kalan çocuklarını okullardan alıp, bu sömürgeci atölyelere göndermek zorunda kalıyor.  

3 milyar Euro üzerinde gelir

1969 yılında kurulan ve merkezi İrlanda'nın Dublin'de kentinde bulunan İrlandalı moda giyim zinciri Primark Tekstil Şirketi, Bangladeş'teki felaketten bu yana herhangi bir güvenlik önlemi alımadığı gibi, günümüzde yeni skandallara da imza atıyor.
Ürünlerini çok ucuz fiyata sunmakla bilinen Primark, dünya genelinde toplam 257 giyim mağazası ile her yıl, 3 milyar Euro'nun üzerinde gelir elde ediyor. Yine dünya genelinde toplam 27 bin 500 işçiyi çalıştırdığını açıklayan Primark'ın, Üçüncü Dünya Ülkeleri'ndeki çalışmalarına ilişkin herhangi bir istatistik sunmaması da dikkat çekiyor.

'Cömertliği' sömürüden geliyor
Almanya'nın Hannover, Saarbrücken, Bremen, Frankfurt, Gelsenkirchen, Dortmund, Essen, Berlin, Karlsruhe ve Köln kentlerinde merkez mağazaları bulunan Pirmark zinciri, 2,50 Euro'ya t-shirt veya 9 Euro'ya kot pantolon satıyor. Mağazanın bu cazip fiyatları çok sayıda genci kendine çekiyor.
Ancak Primark'ın bu 'cömertliği'nin altında büyük bir emek sömürüsünün olduğundan da, milyonlarca insan habersiz. Bangla- deş'teki felaketten sonra Çin ve Almanya'daki skandallar büyük sömürü düzenini bir kez daha gündeme getirdi. 


 İnsanlık dışı muamele var
 Çin'deki ağır şartlar altında ve insalık dışı muamele ile çalıştırılan işçiler, çareyi diktikleri giyimlerin etiketlerine yardım çağrıları eklemekte gördü.
İşçiler, haftanın 7 günü ve 12 saat çok ağır koşullar altında çalışıyor. Bu koşulları dile getirmek ve tükecinin görmesini isteyen işçiler, hazırladıkları giyisilerin iç etiketlerine (yıkama önerilerinin ve kumaş özelliklerinin yer aldığı etiketler) not yazarak seslerini duyurdu. Yaşanan bu olay, içinde bulunduğumuz Haziran ayı içinde, çeşitli Primark mağazalarından satın alınan tekstil ürünlerinde bulunan, gizli 'imdat' yazıları ile gündeme geldi.
Olay, Avrupa'da çok sayıda müşterinin, Primark mağazalarında satın aldıkları ürünlerin etiketlerinin arka veya iç taraflarında buldukları, elle yazılmış yardım çağrı yazıları ile patlak verdi.

'Bayılana kadar çalışmaya zorlanıyorum'

İngiltere'de Rebeca Gallagher adlı müşteri, mağazadan 12 Euro'ya aldığı elbiseyi evinde giyerken, etiketin arkasında  'Yorgunluktan bayılana kadar çalışmaya zorlanıyorum' notuyla karşılaşında şok olduğunu açıkladı.
İsmini vermek istemeyen bir başka kadın müşteri ise aldığı t-shirtte, 'sömürücü atölyenin aşağılayıcı şartları' ifadesiyle karşılaştı.
Üçüncü bir kadın müşteri de, Primark mağazasında satın aldığı pantolonun iç etiketinde, Çince yazılmış bir el yazısı bulduğunu ve bu yazı tercüme edildiğinde 'imdat' çağrısı ortaya çıktı: Öküzler gibi çalışmaya zorlandıkları, kendilerine verilen yemeklerin hayvanların bile yemeyeceği derecede kötü olduğu belirtilerek, latin alfabesiyle 'SOS' çağrısında bulunuluyor.
Dördüncü kadın müşteri ise, aldığı ürünün etiket kısmında, 'Bir kemik değirmeninde aşağılayıcı koşullar' notunu farketmiş ve bunu Twitter üzerinden paylaşmış.

Tuvalete kadar kamera!

Primark'ın bir diğer skandalı ise, Almanya'ın Hannover kentinde
patlak verdi. Hannover mağazasında toplam 128 gizli kameranın yerleştirildiği ortaya çıktı. Kameralar, giyim odlarından, tuvalet kabinine kadar tüm özel alanlara yerleştirildi. Böylece Primark işçileri ve müşterilerinin, yerleştirilen kameralar tarafından gizlice çekildikleri ortaya çıktı. İşçilerin göndermiş ve almış oldukları e-mailleri de kontrol eden mağaza yönetimi, bu şekilde mağaza dışındaki özel hayat alanını da taciz etmekle suçlanıyor.

HRW protesto etmeye çağırdı

Konuya ilişkin henüz herhangi bir açıklama yapmayan Primark yönetim kurulunun, bu kameraları 'hırsızlığa önlem yöntemi' olarak yerleştirdiğini savunduğu belirtiliyor. İnsan Hakları Örgütü Human Rights Watch (HRW) konuya ilişkin yaptığı açıklamada, yıllardır Üçüncü Dünya Ülkeleri'nde sömürücü işçi koşullarına dikkat çektiklerini, Primark, Aldi, Lidl, H&M gibi mağaza ve discount zincirlerinin sundukları ucuz tekstillerin büyük bir çoğunluğunun, sörmürgeci koşullar altında üretildiğine vurgu yaparak, başta Primark olmak üzere, bu sömürgeciliği destekleyen, teşvik eden ve uygulayan mağaza zincirlerini protesto etmeye çağırdı.



NİHAL BAYRAM/MAINZ