Avrupa Parlamentosu’nda “Avrupa Birliği, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler” ana başlığı altında 5 ve 6 Şubat tarihlerinde organize edilen 16. Uluslararası Kürt Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı.

Avrupa Birliği-Türkiye Yurttaş Komisyonu’nun (EUTCC) öncülük ettiği konferansa, AP’de grubu bulunan Sol ve Yeşiller Kuzey Solu (GUE/NGL), Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı (Greens/EFA) ile en büyük ikinci grup olan Sosyalist ve Demokratlar (S&D) destek verdi.

Sonuç bildirgesinde, Türkiye ile ilişkiler ve Ortadoğu’nun geneline ilişkin yeni bir söyleme ihtiyaç olduğunun altı çizilerek, “Kürtler burada istikrar, barışın pekiştirilmesi, demokrasi, ekoloji ve cinsiyet eşitliği konusunda etkili bir faktördür” tespiti yapıldı.

Kürtlerin bölgedeki ittifakları ve küresel perspektiflerinin, savaş ve krizlerin vurduğu bir bölgeye yeni yaklaşımlar sağladığı kaydedilen konferans bildirgesinde “Demokratik güçlerle işbirliğinin güçlendirilmesi öncelik olmalı” vurgusu yapıldı.

Avrupa ve BM’ye çağrı

Konferansta yürütülen tartışmalar sonucunda açıklanan sonuç bildirgesinde, AB üyesi devletlere, Avrupa kurumlarına ve Birleşmiş Milletler’e şu çağrılar yapıldı:

  • Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye işgali uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirilmeli, işgal edilen topraklardaki etnik temizlik politikası mahkum edilmeli ve Türk birliklerinin derhal geri çekilmesi çağrısı yapılmalıdır.
  • Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Suriye çatışmasına siyasi çözüm yolunda önemli bir aşama olarak tanınmalı, temsilciler ve Kürtler Suriye için yeni bir Anayasa yazımı komisyonuna dahil edilmelidir.
  • Türkiye’nin Güney Kürdistan bölgesine hava saldırılarına ve işgal girişimlerine son vermesi ısrarla istenmelidir. Çünkü bu durum uluslararası hukukun açık ihlalidir.
  • HDP üyeleri ve seçilmişlerinin serbest bırakılması, seçmenlerin kararına saygı duyulması ve görevlerinden alınan belediye başkalarının görevlerinin iade edilesi için Türkiye’ye çağrı yapılmalıdır.
  • Türkiye’nin mülteci krizi ve cihatçı tehdidi ve şantajlarına geçit verilmemeli, AB’nin demokratik değerleri bu şantajlara kurban edilmemelidir.
  • Türkiye’nin Abdullah Öcalan üzerindeki mevcut tecride ilişkin uluslararası hukuka uymaya zorlanması için diplomatik, siyasi ve hukuki tedbirler alınmalıdır. Türk hükümeti, Kürt sorununa siyasi bir çözüm için Abdullah Öcalan’ı derhal serbest bırakmaya ve diyaloga yeniden başlamaya zorlanmalıdır.
  • PKK’nin terörist bir örgüt değil, silahlı bir çatışmanın parçası olduğu yönünde Avrupa Adalet Divanı ve Belçika Yargıtayı’nın kararları ışığında Kürt bireyler ve partilere dayatılan tüm kısıtlamalar kaldırılarak siyasi bir çözüme katkı sunulmalıdır.
 

 BRÜKSEL