
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Roboskî Katliamı'nın üzerinden 104 gün geçmesine rağmen "vur" emrini verenin açıklanmadığına dikkat çekerek, Başbakan Erdoğan'a seslendi: "Sessizliğin, suç ortaklığından geliyor ama biz katliamın üstünü örtmenize izin vermeyeceğiz."
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, dün partisinin grup toplantısında konuştu. 12 Nisan'ın dünya genelinde askeri harcamalara karşı küresel bir eylem günü olduğunu hatırlatan Kışanak, Türkiye'de eğitim ve sağlık hizmetlerine ayrılan payın sürekli azaldığını ancak her geçen gün askeri harcamaların arttığını söyledi. Kışanak, "2015 yılına kadar sadece savaş uçağı için Türkiye'nin harcayacağı para 16 milyar dolardır. Bu savaş uçaklarının ne yaptığını biliyoruz. Her gün Türkiye'nin birçok yerine bomba yağdırıyorlar. Daha Roboskî'de 34 sivil canın katledildiği operasyon hepimizin yüreğinde dün gibi taze ve sıcaktır. Savaş uçakları bunu yapıyor. Türkiye cebimizdeki parayı çalarak askeri harcamalara ayırıyor" dedi. Kışanak, askeri faaliyetler üzerinde denetim yetkisinin sağlanması gerektiğinin altını çizerek, Meclis'in bile harcamaları denetleme yetkisine sahip olmadığına işaret etti.
Bakan'ın insanlıkla ilgisi yok
Kışanak, "Öyle bir ülke ki, gaz bombası için para bitiyor. Başbakan örtülü ödenekten para ayırıyor. Gaz bombası ne için kullanılıyor. Köylü, kadın, Kürt, işçi fark etmiyor. Hakkını arayan kim varsa onun üzerine atıyorlar. Sonra da bakan çıkıp 'Gaz bombaları zararsızdır' diyor. Polis zor kullanma yetkisini, hiçbir dönemde olmadığı kadar pervasız ve hukuksuz bir şekilde kullanıyor" dedi. Kışanak, polisin sınırsız müdahaleleri sonrasında hiçbir soruşturmanın yürütülmediğini, gaz bombaları nedeniyle yaşamını yitirenlerle ilgili ürpertici rakamların olduğunu belirterek, son 5 yıl içinde 9 kişinin gaz bombası nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi. Kışanak, "Bakan 'zarar yok diyor' çünkü bu bakan vatandaşın canını zarardan saymıyor. Çünkü onun insanlık ile ilgisi yok. Ölümün zarardan sayılmadığı bir ülkede yaşamak utanç vericidir" diye konuştu.
Cezaevlerindeki açlık grevleri
Cezaevlerinde bin 500 kişinin sürdürdüğü açlık grevinin 55. gününe girdiğini hatırlatan Kışanak, Osmaniye Cezaevi'ndeki duruma vurgu yaptı. Kışanak, "Bu ülkenin gündeminde yer almıyor. Bu nasıl vicdan ve insanlıktır. Bu insanlar niye bedenlerini ölüme yatırdılar? Bu soru Türkiye'nin en çok sorması gereken sorudur, ama sorulmuyor. TBMM İnsan Hakları Komisyonu bir alt komisyon kurarak, 19 Mart'ta Osmaniye Cezaevi'ne gönderdi, orada yaşananlar komisyon tarafından tespit edildi. Ancak o günden bu yana Meclis harekete geçmedi. Adalet Bakanı bir şey yapmadı. Artık sağlık durumlarının kritik olduğunu biliyoruz" dedi.
Kışanak, insanların Kürt sorununda çözümün önünü açabilmek için bedenlerini ölüme yatırdığını söyleyerek, "Bu ülkede kimse ölmesin diye ölümü göze alıyorlar. Bu kadar erdemliler. Bize düşen bu mücadelenin etrafında kenetlenmek ve çözüm için bir olanak yaratmaktır" diye konuştu.
Hasta tutsaklar ölüme terk ediliyor
Kışanak, cezaevinde bulunan hasta tutsakların ölüme terk edildiklerini vurgulayarak, kamuoyunun baskı yaptığı dönemlerde ölmesine 1-2 gün kalan hasta tutsakların ancak serbest bırakıldığına işaret etti. Kışanak, "Böylesine vicdansız bir ülkede yaşıyoruz. Nurettin Soysal arkadaşımız dün yaşamını yitirdi. Hasta tutuklulardan birini daha yitirdik. Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanı'nın elinde yetkiler var. Ama intikam hissi ile cezaevinde tutuluyorlar. Bu uygulamayı şiddetle kınıyoruz" dedi.
Roboskîli aileler de toplantıdaydı
Kışanak'ın konuşması sırasında Roboskî'de yakınlarını kaybedenlerin aileleri, salona giriş yaptı. BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, kürsüden Kürtçe konuşarak aileleri selamladı. Kaplan, grup toplantısına katılan ailelerin isimlerini tek tek okudu. Kaplan'ın isimleri okumasının ardından salonda bulunanlar ayağa kalkarak, alkışladı. Ailelerin yerlerine oturmasının ardından konuşmasına devam eden Kışanak, Kürtçe ailelere "hoş geldiniz" dedi. Kışanak, Roboskî Katliamı'nda yakınlarını yitiren ve adalet arayan ailelerin Meclis'e geldiğini belirterek, "Sizleri saygıyla selamlıyoruz. Bu onurlu duruşunuzu da kutluyoruz" dedi.
Soruyoruz: Katiller nerede?
Roboskî Katliamı'nın insanlığın vicdanında derin yaralar açtığını söyleyen Kışanak, "104 gün geçti ancak katiller ortada yok. Bu da ikinci bir yara. Bu ülkede bizi katledenler hesap versin demek için bile yeniden mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz" diye konuştu. Kışanak, Roboskî'de yaşanan katliamın toplumsal bellekten silinmeyeceğini söyleyerek, "Bu ülkede savaş uçaklarına kimin emir vereceği açık ve net ortadadır. Çok basit bir soru soruyoruz. Katiller nerede? Savaş uçaklarına kim emir verdi? Her yerde soruşturma var, ama katiller ortada yok" dedi.
Kapatmaya gücünüz yetmeyecek
104 gündür gerçeklerin Türkiye ve dünya kamuoyu ile adaletten gizlenmeye çalışıldığının altını çizen Kışanak, "Başka bir durum olsaydı Başbakan ortalığı yıkmıştı. Bu, suç ortaklığının sessizliği. Herkes biliyor ki, siyasi iktidar dışında sınır ötesi operasyon yapılmaz. Genelkurmay ve Başbakanlık bu operasyonu birlikte yapmıştır" diye konuştu. Kışanak, Roboskî'de yaşanan katliamın tüm oyalamalara rağmen hesabının sorulacağının altını çizerek, kimsenin katliamın üstünü örtmeye gücünün yetmeyeceğini dile getirdi. Kışanak, "Yargıdan, adaletten kaçabilirsiniz, ama halkın adaletinden kaçamazsınız. Bunu aklınıza yazın. Vicdanınız ve insanlığınız varsa ortaya çıkın ve hesap verin. Katliamın sorumluları kaçarak kurtulamayacak" dedi.
ANKARA