Ev işçisi kadınlar: Güvencemiz yok

29 Nisan 2022 Cuma - 18:00

Ev işçileri

Ev işçileri

  • "Ücretli ev işçilerinin sigorta, emeklilik hakları ve hiçbir sosyal güvence hakları yok. Türkiye’de yaklaşık 1 milyondan fazla ev işçisi var ve bunların yüzde 80’i kadın. "

ERDOĞAN ALAYUMAT /İSTANBUL

Kitlesel geçen 8 Mart ile Newroz’dan sonra kadınlar, işçi ve emekçiler 1 Mayıs’a hazırlanıyor. DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve TDB tarafından Türkiye’nin her tarafından organize edilecek bu yılki 1 Mayıs’ın şiarı ise “Birlikte Değiştireceğiz” olarak belirlendi. 

Türkiye’deki işçilerin, emekçi kadınların koşularına ve taleplerine dair KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil ve İmece Ev İşçileri Sendikası Gönüllüsü Tülay Korkutan gazetemize değerlendirmelerde bulundu.

8 Mart, Newroz coşkusunu 1 Mayıs’a taşıyacağız

“Yoksulluğa, emek sömürüsüne, savaşa karşı umudu ve mücadeleyi büyütüyoruz” şiarı ile 1 Mayıs’a hazırlanan KESK, Türkiye’nin her tarafında en kitlesel şekilde meydanlara çıkmaya hazırlanıyor. KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, “8 Mart’ta alanları dolduran kadınların kararlılığını, Newroz coşkusunu alanlara taşıyan halkların birlikteliğini bu 1 Mayıs’ta coşkulu şekilde alanda yansıtacağımıza inanıyoruz” dedi. 

Şükran Kablan Yeşi

 

Savaş, emekçileri yoksullaştırdı

Toplumun tüm kesimleri gibi kamu emekçilerinin de yaşam koşullarının kötüleştiğini ifade eden Şükran Kablan Yeşil, “Toplu Sözleşme sürecinde kamu emekçilerine sefalet zammı olarak tarif edebileceğimiz bir zam yapıldı. Yoksulluğa, krize ve güvencesiz çalışmaya karşı sokaklarda olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 

AKP ve MHP iktidarının ülkeyi savaş cenderesine sürüklediğini vurgulayan Yeşil, “AKP-MHP iktidarının güvenlikçi ve savaş politikaları yüzünden emekçiler daha çok yoksullaştı. Biz kamu emekçileri olarak savaşa karşı barış talebiyle meydanlarda olacağız” diye belirtti. 

Kadınların ILO 190 Sözleşmesi talebi

İktidarın kadın politikalarına da dikkat çeken Yeşil, “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasıyla  birlikte kadın emekçiler şiddete, tacize, tecavüze daha açık bir hale geldi. Biz kadınlar olarak ILO 190 sayılı sözleşmenin onaylanması, İstanbul Sözleşmesi’nin hukuksuz feshinin iptal edilmesi talepleriyle, hayatlarımıza ve haklarımıza sahip çıkmak için 1 Mayıs alanlarına çıkacağız” diye konuştu. 

Krizin yükü kadınların omuzunda

Ekonomik krizle birlikte kadınların yükünün iki kat arttığını ancak kriz döneminde kadın emekçilerin neler yaşadığını pek dillendirilmediğini belirten İmece Ev İşçileri Sendikası Gönüllüsü Tülay Korkutan, “Pandemi döneminde ev emekçisi kadınlar çalışamaz duruma gelirken tamamen eve kapanmak zorunda kaldı. Evdeki üretim sürecinin tüm yükü ise kadınların omuzlarına bindirildi. Ekonomik krizin tüm yükü de kadınların omzuna bindirildi. Elektrik, su, doğalgaz ve temel gıda maddelerine yapılan zamlar en çok kadınları etkiledi. Örneğin birçok ev emekçisi kadın az fatura gelsin diye elektrikle çalışan çamaşır makinesi, elektrik süpürge gibi aletleri çalıştırmadı. Evdeki çamaşırları elde yıkayarak ev ekonomisine katkı sunmaya çalışıyorlar” diye konuştu. 

Tülay Korkutan

Kadınlar aile evine dönüyor!

“Ekonomik krizin bir diğer boyutu işsizlik ve işsizliği de en çok kadınlar yaşıyor” diyen Korkutan, “Genç kadın işsizliği çok arttı ve tek başına yaşayan kadınlar işsiz kaldıkları için ya da faturalarını veya kiralarını ödeyemedikleri için ailelerin evlerine dönmek zorunda kaldılar. Bu da kadınların eve hapsolmasına neden oldu. Erkek egemen bir aile yapısında yaşayan kadınların çoğu erkek şiddetine mahkum edilmiş oldu” şeklinde konuştu. 

Ev işçilerinin güvencesi yok

Ücretli ev işçilerinin iş yasası kapsamında olmadığını sözlerine ekleyen Korkutan şu ifadeleri kullandı: “Ücretli ev işçilerinin sigorta, emeklilik hakları ve hiçbir sosyal güvence hakları yok. Türkiye’de yaklaşık 1 milyondan fazla ev işçisi var ve bunların yüzde 80’i kadın. Yani ev işçileri Türkiye’de görünmez durumda, işçi sayılmıyorlar. Ev işçilerinin çoğu pandemide işsiz kaldı. Zaten normalde sigortalı bir işçi kısa çalışma ödeneği alabilirken ya da çeşitli sosyal haklardan faydalanırken ev işçileri bunlardan bile faydalanamadı. Sigortalı bir fabrika işçisi de pandemide ölüme mahkum edildi ama ev işçileri onların yararlandığı en ufak haklardan bile yararlanamadı. Çünkü işçi olarak görülmüyorlar. Ancak bu işi erkekler yapıyor olsaydı, sigortalı ve güvenceli olacaktı. 

ILO’nun 184 nolu iş sözleşmesi imzalansın

Korkutan son olarak taleplerini şöyle sıraladı: “Ev işçilerine sosyal güvence ve emeklilik hakkı verilsin, iş yasası kapsamına alınsın. ‘Ev işleri bir ‘iş’ olarak görülsün’ Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 184 iş sözleşmesinin bir an önce imzalanmasını istiyoruz.” 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.