Sığınma evi sayısının çok az olması olması nedeniyle, söz konusu başvuruların çoğu karşılanmıyor. Bunun yanı sıra sığınma evlerinin kendi içinde de sıkıntıların olduğunu dile getiren Kadın Dayanışma Vakfı'ndan Sosyal Antropolog Ebru Hanbay Çakır, bu nedenle kadının ikinci bir kez daha mağdur olduğunu kaydetti. Kimi belediyelerin sığınma evlerini 'Aileyi bölen, parçalayan, boşanmaları arttıran bir uygulama' olarak görmesi nedeniyle sığınma evleri açmadığını söyleyen Çakır, sorumluluğunu yerine getirmeyen söz konusu belediyelere ilişkin herhangi bir yaptırıma gidilmediğini dile getirdi. Çakır, "Devlete ait sığınma evlerinde bir yatakta 3 kadını yatıyor. Çocuklar ve kadınlar bir arada kalıyor" diye konuştu.


Devlete ait evlerden şikayet...

Sığınma evlerinde çalışan insanların kesinlikle kadın bakış açısına sahip olması gerektiğini dile getiren Çakır, "Çok örnek gördük; sığınma evleri sanki hapishane, orada kalan kadınlara da mahkum uygulaması yapılıyor. Orada çalışanlar ise, gardiyan gibi muamele yapıyor kadınlara. Burada kadınlar neredeyse ikinci kez şiddete maruz kalıyor. Yeniden travma yaşıyor. Belediyeye bağlı bir sığınma evinde kalan, ismini vermeyen bir kadın bize telefon açtı. Bir gün işe gidiyor. Geldiğinde çocuğunu bulamıyor ve çalışanlara 'çocuğum nerede' diye soruyor? Çalışanlar ise, küçük çocuğu yaramazlık yapmış diye bodruma kapatmış. Ama kadın işi olmadığı ve çaresiz olduğu için şikayetçi olmuyor. Türkiye'nin çeşitli illerinden en fazla da devlete ait sığınma evlerinden şikayet geliyor" dedi.

Şiddete geri gönderiliyorlar
Sığınma evlerinin kadın örgütlerinin denetiminde olması gerektiğini belirten Çakır, "Sığınma evlerinin kaynakları yerel yönetimler tarafından sağlanmalı, ama işleyişi mutlaka kadın kurumları tarafından yürütülmeli. Kadınlara iş imkanları sağlanmıyor. Bir çok kadın süresi dolduktan sonra çıkartılıyor. Tekrardan genellikle şiddet gördüğü ortama geri dönüyor" dedi.
Sığınma evlerinde kadınların korunmadığına dikkat çeken Çakır, "Yeni yasalar ile yeni yönetmenlikler çıkarıldı. Buna belediyeler ve sığınma evleri açan kadın örgütlerinin uyması gerekiyor" dedi. Bu kapsamda açılan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi'nin olduğunu belirten Çakır, "Türkiye'de 11 ilde açıldı. Bütün illerde yaygınlaşacak. ŞÖNİM'ler devlet tarafından kurulmuş bir merkez. Belediyeye bağlı sığınma evlerinin artık özerkliği kalkmış olacak. ŞÖNİM'e başvuranlar önce 'Git karakola başvur, sonra biz sana hizmet vereceğiz' diyorlar. Şiddet gören kadınların çoğu ise, karakola başvurmak istemiyor. Çünkü gittiklerinde tekrar  geri gönderiliyorlar" şeklinde konuştu. 

DİHA/ANKARA