Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) hazırladığı raporda, YİBO’lar için, "İdareciler evli olmalı, kadın-erkek öğretmen dengesi sağlanmalı" gibi ilginç öneriler var.
2002’de AKP iktidara geldiğinde 200 olan YİBO sayısı, giderek arttı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2009-2010 istatistiklerine göre, ülke genelindeki YİBO sayısı 574. Bu okulların 300’ü, yani yüzde 52.2’si ise Kürdistan’da bulunuyor. YİBO'ların Kürt gençlerini asimile etmek için inşa edildiği de biliniyor.

Taciz iddiaları ile gündemde

Asimilasyon uygulamalarının yanısıra tacizlerle de gündeme gelen YİBO'larla ilgili Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) İç Denetim Birimi, bir rapor hazırladı. Taciz konusuna değinmekten kaçınılan raporda, “Okul müdürlerinin evli olması isabetli olur” gibi ifadelere yer verildi.

Raporda bazı illerde kız öğrencilerin YİBO’lara gönderilmedikleri kabul edildi ve bu durumun "velilerin bazı konulara ilişkin yaklaşımından kaynaklandığı" gibi ifadeler yer aldı. Rapordaki önerilerden biri de; bazı illerin kültürel yapılarının dikkate alınarak, kız ve erkekler için ayrı yatılı okulların kurulması.


Çözüm: Personelin evli olması
Raporda paylaşılan istatistiki bilgilere göre; Türkiye’deki 538 YİBO’da 57 bin 689’u kız olmak üzere 135 bin 949 öğrenci eğitim almakta. Öğrencilerin büyük çoğunluğunu oluşturan kısmı; yani 83 bini, Kürt illerindeki YİBO’larda bulunuyor.
Kız öğrencilerin sayı bakımından az olması da raporda şöyle gerekçelendirildi: “Bu durumun, önemli ölçüde velilerin bazı konulara ilişkin yaklaşımından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. O nedenle illerin yapı ve kültürel özellikleri dikkate alınarak beklentilere uygun tamamen kız ya da erkek YİBO’ların planlanması, kamuoyuyla paylaşılması ve sayılarının artırılması önerilmektedir."
YİBO'lar sürekli taciz iddialarıyla da gündemde. 2007 yılında bu iddialarla gündeme gelen Tunceli Hasan Ali Yücel YİBO’da incelemelerde bulunan TBMM Okullardaki Şiddeti Araştırma Komisyonu, “cinsel istismar” iddialarını önlemeyi ilginç bir öneriyle ele almıştı: “YİBO’larda çalışacak öğretmenlerin tercihen evli olmasına özen gösterilmelidir."
Çözüm üretmekten yoksun bu öneri, MEB’in raporuna da girdi. “YİBO’lardan evvel idareciliği bulunmayanların, idareci olarak bu okullara atanmaması, okul müdürünün mutlaka evli olması gibi esasların oluşturulması isabetli olacaktır” denilen raporda, görev alacak öğretmenlere oryantasyon eğitimi verilmesi, görev verilecek öğretmenlerle ilgili kadın-erkek dengesinin gözetilmesi de istendi.

Diğer öneriler

SHÇEK'te yetişen personellerin YİBO'larda görevlendirilmemesi, öğrencilerle ilgili karakter oluşumu, maneviyat ve ahlaki olgunlaşmanın sağlanmasına yönelik etkinliklerin yapılması, 1960'lardan beridir kullanılan demir bardaklarda su ve çay servisine son verilmesi, öğretmenlerin özellikle Kürdistan'da aile ve öğrencilerle gerekli diyalogu kuramadıklarından gerekli önlemlerin alınması ve 'Aile Hekimi' kadrosu tesis edilmesi, AKP aklının YİBO'lara ilişkin yaptığı diğer önerilerden bazıları.


Asimilasyon merkezi YİBO'lar

6 ila 14 yaş arası çocukların eğitim gördüğü Yatılı Bölge Okulları (YİBO), Türkiye’nin gündemine ilk kez İsmet İnönü’nün hazırladığı Şark Islahat Raporu ile girdi. 1925 yılındaki bu raporda, Kürt çocukların ailelerinden uzaklaştırılıp asimile edilmesi ve bunun sonucunda Türkleştirilmesi hedefleniyordu. Bu hedef, sözkonusu raporda, "Dersim, tercihen ve müstacelen leyli iptidailer (yatılı okullar) suretiyle Kürtlüğe karışmaktan bir an evvel kurtarılmalıdır" ifadeleriyle açıklanıyordu.
1990'lı yıllarda ise YİBO'lar sadece asimilasyonun merkezi değil; artan çatışmalarla bölgeye getirilen askeri birliklere ev sahipliği yapıyordu. Öğrenciler “ağabeylerini, kardeşlerini, ablalarını, babalarını” öldürmek için operasyona giden askerin gölgesinde eğitim görüyordu. Dêrsim, Çewlîk (Bingöl), Mêrdîn, Wan, Amed'de okullar askeri karakollara ya da polis karakollarına yakın inşa edilmişlerdi. Bu durum öğrencilerin "canlı kalkan" olarak kullanılması yönünde eleştirilere neden oluyordu.

Şimdilerde ise AKP devlet için ehemmiyeti büyük olan YİBO'lar, aynı 'hizmetler' amacıyla AKP eliyle bilinçli olarak artırılmaya devam ediyor.

ANF