AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'makul kadın' profilini esas alan evlilik programlarında kadın bir meta haline getirilmeye devam ediyor. İktidar politikasının medya ayağını üstlenen evlilik programlarıyla kadın erkeğe bağlı yaşamak zorunda lanse edilerek, evlenmek ise kadın ve erkeğin vazgeçilmezi haline getiriliyor. AKP iktidarının hem söylemleriyle hem de evlilik programlarıyla kadını eve kapatmayı esas aldığını dile getiren İştar Kadın Merkezi psikologlarından Neval Güzel, "Bu tür programları, hem kadına hem de erkeğe çizilen toplumsal cinsiyet rollerinden bağımsız ele alamayız. Bu tür programlarla kadın oturup, kendini beğendirmeye çalışır, erkek ise gelip kadını beğenir ve alır. Tam da aslında eril sistemin oluşturmak istediği toplumsal algı bu" dedi.

'Toplum hiçleştiriliyor'
Bu tür programlarda ve yapılan birçok dizide kadının 'meta' olarak kullanıldığını dile getiren Güzel, "Bu tür programlarla aslında iktidar aygıtı, topluma kadının ikinci sınıf bir insan olduğunu ve yöneten değil aslında yönetilen olduğunu lanse etmeye çalışıyor" diye konuştu. Özellikle evlilik programlarının günümüzde artmasının iktidarın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylemlerinden bağımsız ele alınamayacağını söyleyen Güzel, "Cumhurbaşkanı kadının yerinin evi olduğunu, çocuksuz bir kadının yarım olduğunu söylüyor. Buna paralel olarak televizyonlarda evlilik programlarına sürekli evlilik odaklı, kadını salt bir erkeğe bağlayan bir zihniyetin empoze edildiğini görüyoruz" ifadesinde bulundu. Kadını hiçleştiren evlilik programlarıyla aslında toplumun da hiçleştirildiğini dile getiren Güzel, böylelikle kadın ve erkeğin birlikte 'koyunlaştırıldığını' belirtti. Kadının değişimi ile toplumun da değişeceğini ve dönüşeceğini söyleyen Güzel, söz konusu programlarla sistem tarafından kadına biçilen toplumsal rollerin alıştırılmaya çalışıldığına vurgu yaptı.

'Kadın sorunu metalaştırılıyor'

Bu tür programların toplumda kadını eve kapatan ve kadını aile içine hapseden söylemlerden bağımsız ele alınamayacağını ifade eden Üniversiteli Kolektif Kadın üyesi Cemre Berivan Gürses ise, "Orada kadın sorunlarını sanki çok önemseniyormuş gibi davranılıyor. Ama aslında kadın sorunları metalaştırılıyor. Bu tüm Türkiye'nin sorunu haline geliyor. İnsanlar evlerinde o kadın için ağlıyor. Sonra eşinden şiddet görüyor. Fakat bu tür programlarla kadınlar buna alıştırılıyor" diye konuştu.

'Makul kadın’ profili çiziliyor

AKP iktidarının kadını tamamen köleleştirme ve sağırlaştırma politikalarının bir boyutunun da medya olduğunu belirten HDP Akdeniz İlçe Eşbaşkanı Mesude Şahin de,"Bu tür programlarla kadınlar kendi özünden uzaklaştırılmaya çalışılıyor" dedi. Evlilik programlarıyla, sorgulamayan, yargılamayan bir toplum yaratılmaya çalışıldığına da değinen Şahin, AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kadınları hedef aldığını, bu tür programlarla da yaratmak istediği toplum algısını oluşturmaya çalıştığını ifade etti.

AKP iktidarı ve Erdoğan'ın ataerkil zihniyetleri ölçüsünde tüm kadınları hedefine koyduğunu belirten Ezilenlerin Sosyalist Partisi Mersin yöneticisi Didar Gül, " Evlilik programları ve dizilerle de belirlenen zihniyetlere toplum entegre ediliyor. Özellikle bu programlarda kadına biçilen ve AKP'nin istediği makul kadın profili çiziliyor" dedi.

DİHA/MERSİN