Türkiye’de dengeleri değiştiren 15 Temmuz’un üzerinden bir yıl geçti. Hemen ardından 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL de birinci yılını doldurmak üzere. İlan edilirken, “Halka değil devlete karşı OHAL” söylemine rağmen, hükümet bu sınırsız yetkileri toplumsal muhalefeti sindirmek için kullandı. İlk günden beri yüz binlerce kişi işinden oldu; siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler dahil 100 binin üzerinde kişi gözaltına alınıp tutuklandı.OHAL’in bir yıllık siyasi sonuçlarını değerlendiren HDP Amed Milletvekili Ziya Pir, Türkiye’nin geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini ve bu durumdan bir an önce kurtulması için OHAL’in kaldırılması gerektiğini söyledi. 

OHAL’in ikinci bir darbe olduğuna dikkat çeken Ziya Pir, bir yıldır Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbesini yaşadıklarını dile getirdi. 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL sonrasında Türkiye’de siyasi, ekonomi, hukuki, sosyal haklar açısından çok ciddi etkilere tanık olduklarının altını çizen Pir, OHAL’in siyasi sonuçları açısından en ağır darbenin 4 Kasım’da HDP’lilere yapılan operasyon olduğunu söyledi. Eşbaşkanları dahil 11 milletvekilinin “sivil bir darbe” sonrasında gözaltına alındığına dikkat çeken Pir, sonrasında halkın iradesini temsil eden milletvekillerinin tutuklanıp cezaevine konulduğunu hatırlattı. DBP’li 110 belediyeden 86’sına kayyum atandığını, yaklaşık 90 belediye eşbaşkanının tutuklandığını anımsatan Pir, AKP ve Erdoğan’ın seçimle elde edemediği belediyeleri OHAL ile zorla gasp ederek, kayyum atadığını söyledi.


Kürdistan’da OHAL vardı

Erdoğan’ın hiçbir yasa, kanun, hak, hukuka ihtiyaç duymadan KHK’lerle ülkeyi yönetmeyi tercih ettiğini kaydeden Pir, OHAL’in Kürt halkı üzerinde ayrı bir şekilde uygulandığını vurguladı. Pir, “Kürdistan’da son iki yıldır AKP ve Erdoğan’ın yürüttüğü savaş politikalarıyla birlikte hep OHAL vardı. Son bir yıldır da tüm ülkede OHAL uygulanıyor. HDP olarak, Kürt siyaseti olarak son 2 yıldır da devlet politikalarına, OHAL’e karşı büyük direndik. Yapılan zulümlere karşı sessiz kalmadık. Erdoğan bugün Kürtleri dize getiremediği, susturamadığı için çok zorlanıyor. Bütün politikaları da teşhir olmuş durumda. Erdoğan, OHAL’in bütün hallerini kullanmasına rağmen büyük bir çaresizlik içinde. Bu çaresiz oluşu da yenilmesi yakın olduğu içindir” diye konuştu.


Sıkışmış ve acizdir

HDP, Kürt halkı ve muhaliflerin bu politikalara karşı var güçleriyle direndiğini dile getiren Pir, Türkiye’nin içeride OHAL benzeri politikalarla dış siyaset yürütmeye çalışmasının imkansız olduğunu; Suriye, İran, Irak politikalarının yanlışlığını her yerde teşhir ettiklerini anlattı. Bir ülkenin OHAL ile yıllarca yönetilemeyeceğinin altını çizen Pir, “Ekonomi batmış durumda. İçişleri ülkenin sorunlarını çözemiyor, halkın sorunlarına çözüm olamıyor. Her taraftan devlet politikalarına bir karşı koyuş söz konusudur. OHAL yetkilerini kullanıyor olabilir ama Erdoğan içerde de dışarıda da ne dediğini bilmiyor. Ne yaptığını bilmiyor. HDP Eşbaşkanı’na ‘terörist’ diyor. Gözaltına alınan insan hakları savunucularına ‘darbe yapacaklardı’ diyor. Sıkışmışlığın verdiği acizliktir. Tüm bunlar Erdoğan’ın ve ülkenin ne durumda olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu. 


İtaat edenler etkilenmedi

“OHAL’i vatandaşa değil, devlete karşı ilan ediyoruz” söyleminin tamamen gerçek dışı olduğunu ifade eden Pir, yine “OHAL birkaç hafta sürecek” yalanının öne sürüldüğünü, ancak bir yılı doldurduğunu kaydetti. Sözde devlete karşı ilan edilen OHAL sonucunda 100 binin üzerinde kamu emekçisinin işten atıldığını, gazetelerin kapandığını, gazetecilerin tutuklandığını kaydeden Pir, “OHAL’den AKP milletvekilleri, yüksek bürokratlar kısacası Erdoğan’a itaat edenler etkilenmedi. Ama onun dışında herkes OHAL’den etkilendi” ifadelerini kullandı. 


Geri dönüşsüz yolda

Bu kadar ağır diktaya rağmen güçlü seslerin çıktığını ve bu karşı koyuşa Kürtlerin öncülük ettiğini anlatan Pir, şöyle devam etti: “OHAL’den en çok etkilenen, en çok mağdur olan her zaman olduğu gibi yine Kürtlerdir. 12 Eylül’de de 90’lı yıllarda da, 2009’larda şimdi de hep Kürtler çok acı çekti. Türkiye öyle bir yola girdi ki geri dönüşü yok. Ya bu OHAL ve Erdoğan’ın diktatör rejimini durduracağız ya da Türkiye uçuruma gidecek. Şimdi tam o noktadayız. Onun için hak, adalet, özgür yaşam isteyen herkes bu rejime karşı ayaklanmalı ve karşı koymalıdır.” 


Bu kadar kötülük yoktu

Pir, son olarak şunların altını çizdi: “Türkiye’ye OHAL uygulamalarının gelecekte de çok ağır sonuçları olur. Bu dönem 12 Eylül ile kıyaslanmayacak kadar kötüdür. 12 Eylül kötüydü ama Kenan Evren’in aklına bile bu kadar kötülük gelmemişti. AKP ve Erdoğan’ın gizli bir ajandası var. Bizim de bu ajandaya karşı güçlü bir şekilde durmamız gerekiyor.”  


 AMED