
Fransa'nın Strasbourg kentinde beşi kadın 15 Kürt siyasetçinin 1 Mart'tan beri yürüttüğü süresiz-dönüşümsüz açlık grevi dün 43 gününü geride bıraktı. 43.günde yaklaşık 1500 Kürdistanlı Avrupa Konseyi binasının önünde bir miting yaptı.
Mitinge BDP Milletvekillerinden Nazmi Gür, Ertuğrul Kürkçü ve DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk da katıldı. Aynı mitinge dönüşümlü açlık grevine 5 günlük dönüşümlü açlık grevi ile destek veren TEV-ÇAND sanatçıları da katıldı.
DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk mitingte yaptığı konuşmada Kürt direnişinin önünü hiç kimsenin geçemeyeceğini belirterek "Açlık grevi onurlu bir direniştir. Buna sahip çıkmak bir insanlık görevidir " şeklinde konuştu. Türk devamla hiç kimsenin ölmesini istemediklerini vurguladı. Türk, "Eylemciler bizim irademiz var biz kararlıyız. Biz bilinçli bir şekilde bu eyleme girdik. "Onurumuzu da koruyacağız" diyorlar. Biz ancak buna saygı duyar ve önünde eğiliriz" şeklinde konuştu. Türk, sık sık alkış ve sloganlarla kesilen konuşmasını " Eyleminizi, direnişinizi, duruşunuzu, özgürlük ve adalete olan inancınızı selamlıyoruz" sözleriyle sonuçlandırdı.
Yaklaşık 3 saat süren miting dönüşümlü açlık grevi ile destekte bulunan TEV-ÇAND sanatçılarının koro halinde söylediği direniş marşları ile son buldu.
Miting sonrası açlık grevinin yapıldığı St. Maurice Kilisesi'ne doğru yürümek isteyen Kürdistanlılarla polis arasında kısa süren bir gerginlik yaşandı. Kürdistanlılar, daha sonra Kilise'ye doğru yürüyüşe geçti.
Alkışlarla karşılandılar
Avrupa Konseyi önünde başlayan ve St.Maurice Kilisesi'ne kadar devam eden yürüyüşten sonra Kürdistanlılar burada süresiz dönüşümsüz açlık grevinde bulunan 15 Kürdistanlıyı beklemeye başladı. Yaklaşık bir saat sonra St.Maurice Kilisesi misafirhanesinde çıkarak miting alanına gelen eylemciler, çığlık, alkış, zılgıt ve sloganlarla karşılandı.
Açlık grevi eylemi sözcüsü Fuat Kav, burada bir konuşma yaptı. Kav'ın konuşması alkış ve sloganlarla sık sık kesildi.
'Biz kendimizi başkanımıza adadık'
Kav konuşmasında şunları söyledi: " Sizin için hayatımızı vermeye hazırız. Sağır bir dünyada yaşıyoruz. Ama biliyoruz ki, sizlerin yüreğinde yükselen ses özgürlüğe kilitlenmiştir. Biz insan olmanın mücadelesini veriyoruz. Bu özgürlük ve kardeşlik mücadelesidir. Bu ilkeler için kendimizi feda etmeye hazırız. Daha da önemlisi, Önderliğimiz 13 yıldır esaret altındadır. Biz biliyoruz ki, Başkanımız olmadan Kürtler özgür olamaz. Kürt halkı ile Türk halkı O olmadan kardeşleşemez. Başkanımız, demokrasinin, özgürlüğün ve kardeşliğin teminatıdır. O yoksa biz de yokuz. Yapacağımız her türlü direnişte, örgütlemede, toplantıda yani tüm yaşamında başkanımızın özgürlüğünü esas alarak yaşamak zorundayız. Bu kardeşlik için, bu barış için hayati bir konudur. Biz zor olanı yapmaya çalışıyoruz, bunu da başaracağız."
Kav'ın konuşması sık sık "Be Serok Jiyan Nabe" sloganları ile karşılık buldu. Daha sonra, süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemcilerinden Nigar Enayati söz aldı. Enayati "Önderliğimiz üzerindeki tecrit kaldırılmadığı müddetçe eylemimizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi.
Enayati, bütün Kürtlerin yaşadığı her alanda Öcalan'ın özgürlüğü için direnişi yükseltmesi gerektiğini dile getirdi.
Enayati devamla "Biliniz ki, Önderliğimiz özgür olmadan hiçbirimiz özgür olmayacaktır" dedi.
Kürtler Öcalan'a önder diyorsa buna saygı duyulmalı
St.Maurice Kilisesi önünde devam eden mitingte BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de söz aldı. Kürkçü, açlık grevindeki 15 Kürdistanlıya büyük bir saygı duyduğunu belirtti. Kürkçü "Bu halk 'benim Önderim Öcalan'dır diyor. Bu halk 'O olmadan biz özgür değiliz' diyor. Bunu kabul edecek ve gerçeğe saygı göstereceksiniz. Kürtler kendi toplum düzeneklerini kurarlar. Kaldı ki, hiç bir halka 'senin önderi bu, ya da bu senin önderin değil' diyemezsiniz. Kürtler Öcalan'a önder diyorsa, bize, Avrupa'ya Türk'e ya da tüm çevrelere bu konuda saygı duymak düşer" şeklinde konuştu.
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk da Öcalan'ın özgür olmadan Türk ve Kürt halkının özgür olmasını beklemenin bir aymazlık olacağını vurguladı. Tuğluk, "Öcalan özgür olana kadar bu direniş devam edecek. Kürtlere 'Öcalan'dan vazgeçin' diyorlar. Bunu söylüyorlarsa Öcalan'a ne kadar ihtiyacımız olduğunu, O'nun ne kadar barış ve demokrasinin teminatı olduğunu anlıyoruz" dedi.
Tuğluk: Onurlu direnişin sesini Kürdistan'a taşıyacağız
Tuğluk, süresiz, dönüşümsüz açlık grevi eyleminde bulunan 15 Kürdistanlının onurlu bir mücadele verdiğini ve direnişlerinin çok anlamı olduğunu belirterek şunları ifade etti: " Biz bu onurlu direnişin sesini Kürdistan'a götüreceğiz ve haklarımıza onların selamlarını ileteceğiz."
Tuğluk'un konuşmasından sonra dağılmaya başlayan Kürdistanlılar ısrarla eylemcileri ziyaret etmek istedi. Ancak, Dr. Fahrettin Gülşen, eylemcilerin sağlık durumlarının çok hassas olduğunu belirterek, buna izin vermeyeceklerini, Kürdistanlıların bu konuda anlayış göstermesi gerektiğini vurguladı.
Bu uyarıya rağmen Kürdistanlılar eylemcilerin bulunduğu yerden uzun süre ayrılmadı.
Dayanışma Komitesi de "Onların onurlu mücadelesine sahip çıkmak için daha fazla örgütlenmeliyiz" açıklaması yaptı ve ziyaretçileri alandan uzaklaştırdı.
Öte yandan KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, grevcilerin eylemi sürdürmede kararlı olduğunu açıkladı. Kartal şunları söyledi: "Bize ancak onların kararına sahip çıkmak düşer. Kürdistanlılar her alanda açlık grevinde bulunan arkadaşlarıma sahip çıkmak için seferber olmalıdır. KONGRA GEL olarak bu eylemi selamlıyoruz. Eylemin ne zaman sonuçlanacağına eylemciler kendileri karar verebilir. Onların iradesi ve inancı halkımız öz talebidir. Bu taleplerin her alanda yükseltilmesi gerekiyor."
ALİ ONGAN/ADEM KARAÇOBAN - STRASBOURG