Strasbourg’daki süresiz-dönüşümsüz açlık grevine destek amaçlı gerçekleştirilen dönüşümlü açlık grevini Êzîdî kadınlar sürdürüyor. Eylemci kadınlar ‘Leyla Güven’in sesi’ olmak için Strasbourg’ta olduklarını söyledi.

Strasbourg’da 80. gününe giren süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine destek amacıyla Avrupa Konseyi (AK) ve İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) önünde geçtiğimiz hafta başlatılan dönüşümlü açlık grevi eylemini, ikinci grup devraldı. Geçtiğimiz hafta PYD üyelerinin başlattığı açlık grevinin ikinci grubunu Êzîdî Özgür Kadın Hareketi (TAJE)  bünyesindeki Êzîdî Kadın Meclisi üyeleri devraldı.

Aynı zamanda Öcalan’a Özgürlük Nöbeti eyleminin de sürdüğü alanda açlık grevinde olacak Êzîdî kadın grubu Cihan Aziz, Qumrî Alkış, Zêro Al, Fanuz Hessen, Zekiya Akan, Nurê Alkış ve Songül Talay’dan oluşuyor.

Gün boyunca tecride yönelik bilgilendirme amaçlı bildiriler dağıtan Êzîdî kadın eylemciler, çevreden geçenlerle de diyalog kurdu.

Gün sonunda Strasbourg’da 273 Avenu de Colmar adresinde devam eden süresiz-dönüşümsüz açlık grevini ziyaret eden Êzîdî kadınlar, burada eylemcilerden KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç ve Deniz Sürgüt tarafından karşılandı.

Öcalan’a yönelik tecride karşı direnişe Êzîdî kadınlar olarak katılmak istediklerini söyleyen Nuré Alkış, bu amaçla 5 günlük dayanışma amaçlı açlık grevine katıldıklarını belirtti.

‘Sessizliği kınamak için burdayız’

Tecride karşı direnişe öncülük eden Leyla Güven’in “Bir kadın olarak gücümü Êzîdî kadınlarından alıyorum” sözüne atıfta bulunan Nurê Alkış, kendilerinin ‘Leyla Güven’in sesi’ olmak istediklerinin altını çizdi.

Amaçlarının sadece direnişe destek olmadığını söyleyen Alkış, eylemleriyle Avrupa ülkeleri ve başta CPT olmak üzere kurumlarının sessizliğini kınamak istediklerini vurguladı.

‘Öcalansız yaşamı kabul etmeyiz’

Êzîdî halkının, katline dair çıkarılan 73 fermana rağmen ‘ser verdiğini ama sır vermediğini’ dile getiren Alkış, bugün de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü sağlanana ve faşizm yıkılana kadar Êzîdî kadınlar olarak mücadelelerinin süreceğini söyledi.

Öcalan’ın “Kürdistan bir güller bahçesi; Êzîdîler de o bahçenin en güzel gülüdür” şeklindeki sözlerine vurgu yapan Alkış, kendilerinin de Êzîdî Kürtler olarak Öcalan’sız yaşamı kabul etmeyeceklerini sözlerine ekledi.

‘Tecritin kırılması Êzîdxan’a statü getirir’

KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç ise, Öcalan üzerindeki tecridin aynı zamanda Şengal’e ve Rojava’ya yönelik olduğunu vurguladı. Êzîdxan veya Rojava’nın statüsünün ancak tecridin kırılmasıyla mümkün olabileceğini dile getiren Koç, halkın her alandaki eylemlerinin önemine dikkat çekti.

Türk devletinin DAİŞ çeteleriyle Şengal’i soykırıma uğratmak istediğini hatırlatan Koç, başta Zeki Şengalî olmak üzere savaşçıların mücadelesiyle bunun akamete uğratıldığını dile getirdi.

Kendilerinin Zeki Şengalî ve diğer yoldaşlarının yolundan gideceklerini söyleyen Koç, “Tecridi kırmaya, Şengal’in, Êzîdxan’ın statüsünü sağlamaya söz veriyoruz” diye konuştu.

 

STRASBOURG