Êzîdîler kendilerini özgürce yönetebilmeli

Forum Haberleri —

18 Ekim 2020 Pazar - 20:48

  • 1 Ekim Şengal Anlaşması bir soykırım belgesi olarak görülmelidir. Halkların dayanışması ve Êzîdîlerin direnişi şimdiden bu anlaşmayı hükümsüz kılmıştır.

İRFAN SEBRİ EHMED

Irak hükümeti ve Kürdistan Bölgesel Hükümeti arasında Şengal’in idari, siyasi ve askeri yapısı hakkında 1 Ekim 2020 günü bir anlaşmanın olduğunu basından öğrendik.
9 Ekim 2020 günü bu anlaşmanın yapıldığını Irak Hükümet yetkilileri Mustafa Kazımi adına açıkladılar. Ardından Kürdistan Bölgesel yönetimi adına Mesrur Barzani ve Neçirvan Barzani açıklama yaparak Şengal üzerine anlaşmanın yapıldığını, bu anlaşmanın ihtilaf olunan 140. Irak Anayasası maddesi açısından önemli çözüm modeli olduğunu vesile olmasını beyan ettiler.
Ardından ABD ve BM yetkilileri bu anlaşmanın olumlu olduğunu Şengal’in yeniden inşası ve geri dönüşlerin önünü açacağını belirttiler.
Anlaşmada ABD, BM, Irak hükümeti ve Kürdistan Bölge Hükümeti’nin açık sahiplendiği esas kamuoyuna yansımayan bu konuda Türk hükümetinin rolünün olduğu gerçeğini gizli tutulması oluyor.
Anlaşma öncesi süreçte ABD’li yetkili Şengal sorununu, Irak, KDP ve Türkiye bir araya gelip çözmeli diye açıklamada bulunmuştur. Anlaşmanan tam resmi metni hala yayınlanmış değil. İlginç olan Şengal halkı ve Êzîdîler hakkında, Êzîdîler dışında güçlerin karar vermesi oluyor. BM, Irak, Başur Hükümeti, TC var ama söz konusu Êzîdîler bu anlaşma ve görüşmelerde yoktur.
72 fermanı geliştirenler hep iktidarlar, devletler, imparatorluk elçileri oldu. Fermana uğrayan Êzîdîler hiç bir dönem kendilerini iradeleri ile yönetemedikleri için iktidar, devlet ve imparatorluk elçilerinin kurbanı oldular. Devlet babanın yüksek çıkarları için katledildiler.
İlk defa 3 Ağustos 2014 yılında zalimlere karşı, Şengal’de DAİŞ çetelerini yenilgiye uğratmanın ilk mermisini Kürdistan Gerillası sıktı. Fermandar Egît Civyan ve 12 süvari öncülüğünde büyük bedeller ödenerek Êzîdî halkına yapılan 73. Fermanı boşa çıkarıldı. HPG ve YJA Star gerillaları ihanete, zulme, DAİŞ faşizmine karşı üstün cesaret ve yüksek irade ile en kıt imkanlara rağmen Şengal’de büyük direnme ve özgürlük savaşı verdiler. İki ay boyunca karış karış tüm Şengal coğrafyasından DAİŞ çetelerini sökerek yenilgiye uğrattılar.
Bir taraftan DAİŞ çetelerini topraklarından kovarken, diğer taraftan tarihin en büyük insanlık dramının önünü alarak 8 gün içinde Rojava Devrimcileri ile dayanışma içerisinde 150 bin insanın yaşamını koridor oluşturarak kurtarmayı başardılar.
2014 – 2018 arasında muazzam çaba ve emek ile gerillalar öncülüğünde Şengal halkının iradi ve siyasi yapısını, savunma sistemini oluşturdular. Êzîdîler kendi kendilerini yönetir duruma geldikten sonra tüm dünya kamuoyu önünde HPG – YJA Star gerillaları görevlerini tamamlayıp çekildiklerini kamuoyuna açıkladılar.
Êzîdîler sonrası süreçte YBŞ ve YJŞ birlikleri, Özerk Demokratik Êzîdî Meclisi, Tevgera Jinên Êzîdî, Tevgera Ciwanên Êzîdî olarak örgütlenip idari, siyasi ve savunma örgütlerinin tümünü oluşturarak kendi kendilerini yönetir duruma geldiler.
Tüm bu süreçlerde Irak rejimini temsilen hiç bir görev ve sorumluluk yerine getirilmedi. DAİŞ karşısında Irak yönetimi darmadağın oldu.
Başur yönetimi adına KDP iki defa Şengal topraklarından kaçarak Êzîdîlere ihanet etti. Birincisi 3 Ağustos 2014 DAİŞ saldırısından kaçtılar. İkincisi Ekin 2017 Irak adına Heşti Şabi güçlerinin yöneliminden kaçtılar. Esas olarak ne Irak yönetimi ne de KDP yönetimi ahlaki ve vicdani olarak Êzîdîler hakkında karar alamaz. Siyasi olarak da Êzîdî halkının temsilcileri ve Êzîdî halkı kendileri hakkında karar vermeleri en demokratik ve Özgürlükçü yöntem olmaktadır.
İlginç bir husus da 1 Ekim’de yapılan anlaşmanın 9 Ekim’de adeta tek ağızdan BM, ABD, Irak ve KDP yönetimleri tarafından açıklanması olmuştur. Bunun ABD tarafından koordine edildiği ve TC yönetiminin talebi doğrultusunda olma olasılığı yüksektir.
Açıklamanın yapıldığı gün olan 9 Ekim, Önder Abdullah Öcalan’a karşı Uluslararası Komplonun başlangıç günüdür.
Yine 9 Ekim TC tarafından Grê Spi ve Serêkaniye’nin işgali için imha operasyonunun başlangıcı olması, kanımca TC dayatması ile Şengal konusunda ferman takviminin tekrar işleme koyulması günü olarak seçilmiştir.
Êzîdî halkı kendilerinin yer almadığı hiç bir anlaşmayı tanımayacaklarını kamuoyuna açıkladılar. Doğru olanı yaptılar.
1 Ekim Şengal Anlaşması bir soykırım belgesi olarak görülmelidir. Halkların dayanışması ve Êzîdîlerin direnişi şimdiden bu anlaşmayı hükümsüz kılmıştır.
Irak, Anayasasındaki 140. Madde hususu da KDP’nin siyasi bir manevrasıdır. KDP 140. Madde ihtilaflarını gündemleştirmek istiyorsa öncelikle Kerkük’ten neden kaçtığını kamuoyuna izah etmelidir.
Ne Mahmut Berzenci, ne de M. Mustafa Barzani Kerkük’ü bırakmadı ne yazık ki KDP Heşdi Şabi’nin iki kurşun sıkması ile Kerkük’ü işgalcilere terk etti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.