
Şengal Demokratik Özerk Meclisi, Êzîdxan’ın Demokratik Özerklik Projesi’ni ve 23 maddelik Demokratik Özerklik Yönetimi İlkeleri’ni açıkladı.
Xanesor’daki Laleş Meydanı’nda düzenlenen basın toplantısına Şengal Demokratik Özerk Meclisi Eşbaşkanları Hisen Heci Nefso ve Riham Hiço, Şengal Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Heci Hesen Piso, Şengal Yürütme Konseyi Eşbaşkan Yardımcısı Nehle Yusif Hefsun, YBŞ Komutanı Seid Hesen Seid, Êzîdxan Asayiş Güçleri Temsilcisi Faris Herbo Xidir, Şengal Demokratik Özerk Meclisi Eşbaşkan Yardımcısı Kurde Eli Eziz ve Şengal Gençlik Meclisi Sözcüsü İbrahim Omer katıldı.
Açıklama metni Demokratik Özerk Meclisi Eşbaşkanları Hisen Heci Nefso ve Riham Hico tarafından Kürtçe ve Arapça olarak okundu.
21. yüzyıla böyle ulaşıldı
Êzîdî toplumu olarak tarihin en eski kültürel ve inanç toplumuyuz. Biz Êzîdîler tarih boyu inancımızdan dolayı katliamlarla yerimizden yurdumuzdan edilerek her türlü mağduriyeti yaşamış, büyük acılara maruz kalmış bir toplumuz. Kendimizi koruyabilmek ve var olmak için inanç kimliğimizin bizim açımızdan daha fazla öne çıkması bu anlamda anlaşılır olmalıdır. İnsanlığın ve Ortadoğu’nun en eski inancı olan Êzîdîlik, tarih boyu fanatik dinci iktidarlar ve topluluklar tarafından soykırım düzeyinde katliamlara uğramıştır. Êzîdî toplumu olarak bu soykırım saldırılarını ferman olarak tanımlamaktayız. Kürdistan ve Mezopotamya’nın her tarafında yaşayan Êzîdîler, ferman olarak tanımladıkları fiziki ve inanç soykırımlarıyla yok oluşun eşiğine gelmişlerdir. Yüz binlercesi de Ermenistan, Rusya ve Avrupa’ya göç etmek zorunda kalmışlardır. Çoğunluğu Welatêşêx ve Şengal çevresinde olmak üzere gittikçe eriyen, yüz binlere düşen bir toplulukla 21. yüzyıla ulaşabilmişiz.
21. yüzyılda da ferman
Yeni bir fermanın 21 yüzyıl gibi demokrasi, eşitlik ve özgürlük gibi değerlerin yükseldiğini sandığımız bir yüzyılda, biz Êzîdîlerin başına gelmesi tüm insanlık adına utanç verici, onur kırıcı bir durum olduğu da açıktır.
İnsanlığın başına musalat olan DAİŞ barbarlığına ve faşizmine yine Êzîdî toplumumuz maruz kalmıştır. 3 Ağustos 2014’te Êzîdî toplumumuza dönük gerçekleşen insanlık dışı, vahşi saldırı - 73. ferman olarak da ifade ettiğimiz- tüm bu yaşananların en trajedili, acılı fermanlarındandı ve onarılması güç sonuçlara yol açtığı bilinmektedir.
73. ferman önlenebilirdi
Bu saldırılarda binlerce Êzîdî katledilmiş, çoğu kadın ve çocuk binlercesi kaçırılmış, yüz binlercesi de Êzîdxan’ı var eden ana toprakları bırakmak zorunda kalarak dünyanın dört bir tarafına savrulmuşlardır. DAİŞ’in gerçekleştirdiği bu fermanla Êzîdîler tarihten silinmekle karşı karşıya kalmıştır. Bu katliamlar öngörülebilir olduğu halde ne Irak devleti ne de Başurê Kurdîstan Yönetimi tarafından tedbir alınmıştır.
Neden böyle oldu?
Êzîdîlere ait bir öz yönetim ve öz savunma gücü olmadığından DAİŞ saldırdığında kısa sürede Êzîdî köylerini işgal edip Şengal’e ulaşmıştır. Şengal içinde bulunan askeri güçler de DAİŞ saldırısına karşı direnmemiş, böylece yüz binlerce Êzîdî, DAİŞ’in soykırım saldırısına terk edilmiştir. Tarihte yaşadıkları fermanlarda olduğu gibi kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar yalın ayak, aç susuz kendilerini Şengal dağlarına vurmuşlardır.
PKK ve YPG’nin varlığı
Êzîdîlerin bu en zor zamanında 12 PKK’li fedai gerilla kendilerini insanlık dışı DAİŞ katil sürülerine siper etmiş, yine Rojava’dan YPG ve YPJ gerillaları yetişip insanlık koridoru açarak Êzîdîleri büyük bir katliamdan ve soykırımdan kurtarmışlardır. Fermandan kurtarılan Êzîdîlerin çoğunluğu Rojava, Başurê Kurdîstan ve Bakurê Kurdîstan’daki kamplara dağılırken, 15-20 bin civarındaki halkımız da kadın, çocuk ve yaşlılarla birlikte zor koşullarda Şengal dağlarında kalarak yaşamlarını sürdürmüştür. DAİŞ tehdidinin yanı sıra Şengal’in zor kış koşullarında binlerce ailenin Şengal dağında çadırlarda yaşamını sürdürmede ısrar etmeleri, Êzîdî tarihi açısından çok önemli bir direniştir. Bu direniş halkımızın varlığını sürdürme kararlılığı olarak tarihe geçmiştir.
Şengal’in öz savunması
Şengal öz savunma gücü olarak örgütlenen YBŞ ve HPG gerillaları kış boyu DAİŞ’i Şengal dağlarına sokmamışlar, Şengal dağı ve çevresindeki birçok yerleşim yerini DAİŞ’ten kurtarmışlardır. 2015 sonbaharında YBŞ ve HPG gerillaları Şengal merkezinin DAİŞ’ten kurtarılmasında önemli bir rol oynamışlardır. Şengal’i DAİŞ’ten kurtarmak önemli olmakla birlikte toplum olarak bir daha fermanlara uğramamanın güvencesinin kendi öz savunmamız temelinde öz yönetimimize kavuşarak özgür ve demokratik yaşamımızı geliştirmek olduğunun bilincine vardık. Bu temelde kendi öz örgütlenmelerimizi geliştirdik ve bu bizim en doğal hakkımızdı. Bu fermanla birlikte Êzîdî toplumuna karşı sorumluluklarını yerine getirmemiş, fermana ve mağduriyetimize yol açmış güçlerin, Êzîdîlerin bu hakkını kullanmasının önüne geçme yaklaşımının tarafımızdan anlaşılır ve kabul edilir bir yanı yoktur.
Ferman öncesi gibi değiliz
Toplumumuz üzerinde gerçekleşen bu fermandan sonra halen Êzîdîleri eskisi gibi ele almak, iradesini tanımamak, Êzîdîlerin yaşananlardan ders çıkartmadığını düşünmek Êzîdîlere yapılan en büyük haksızlık ve saygısızlıktır. Ne yazık ki tüm yaşadıklarımız görmezden gelinerek bugün yine Şengal ve Êzîdîler üzerinde tekrar hakim olma emelleri kendini ortaya koymaktadır. Êzîdîlerin geliştirmek istedikleri öz yönetim alanlarından Xanesor’a 3 Mart 2017 günü saldırmaları hem de bunu Rojava’daki devrim kaçkını çetelerin eliyle yapmaları böyle bir zihniyetin sonucuydu. Xanesor DAİŞ’in elinde değildi, iki yıldı çocuklarımız tarafından DAİŞ çetelerinden temizlenmiş, savunulmuş ve halkın kendi örgütlenmelerinin geliştiği bir alandı. Bu saldırılarla istedikleri sonucu alamayınca bu defa Türkler saldırtılmıştır. Türk savaş uçakları ile Şengal’i bombalayarak bizi korkutmak, irademizi kırmak istediler. Tüm bu yaklaşımlar karşısında toplumumuzu teslim alamayacak, sindiremeyeceklerdir. Êzîdîler ferman öncesi Êzîdîleri değil, bunu herkesin anlaması gerekiyor. Egemenliğini bize dayatan, irademizi tanımayan hiçbir gücü kabul etmemiz beklenmemelidir. Bu güçlerin her türlü yönelimlerine karşı yılmayacağımızı, direneceğimizi belirtik. Bundan sonra da direneceğiz.
Êzîdxan’a hakimiyet emelleri
Şengal’e dönük güçlerin hakimiyet hesapları üzerinden DAİŞ’in elindeki geri kalan kıblet alanları geçmişte KDP tarafından kurtarılabilecekken kurtarılmamıştır. Bu durumda DAİŞ’le savaşan Haşdi Şabi yakın zamanda Şengal’in sınırlarına dayanmış ve Êzîdî köylerine girmiştir. Bu durum Şengal’e hakim olmak isteyen güçler arasına Irak merkezi hükümetinin de yeniden dahil olmasını beraberinde getirmiştir. Êzîdîler, yaşadıkları bu fermandan sonra öz savunmaları ve öz yönetimleri temelinde özerk bir yaşama kavuşmayı arzularken, yeniden Êzîdxan üzerinde bir hakimiyet kurma mücadelesinin yaşanmasıyla birlikte, demokratik özerkliğin Êzîdîler için olmazsa olmaz kabilinden bir öneme sahip olduğu bir daha görülmüştür. DAİŞ saldırısında Êzîdî toplumunu koruyamayanlar, DAİŞ yenilgiye uğratıldıktan sonra yeniden Êzîdxan üzerinde hakimiyet kurma emellerini açığa vurmuşlardır.
İnsaflarına bırakmayacağız
Biz Êzîdîler için 3 Ağustos fermanı bir dönüm noktasıdır. Artık halkımız kendi varlığını başka güçlerin insafına bırakmak niyetinde değildir. Bir daha soykırıma uğramamak için demokratik özerk yaşama kavuşmayı istemektedir.
Bunun için de fermandan sadece beş ay sonra 14 Ocak 2015’te halkımız bu temelde bir konferansla meclis oluşumuna gitti ve irade beyan etti. Direnişi geliştirme, topraklarını özgürleştirme kararlılığı kadar; Şengal’i tekrar yaşam alanı haline dönüştürerek göç etmek zorunda kalanların yerlerine yurtlarına dönmelerini sağlama; kendi öz savunma, öz yönetim sistemlerini geliştirmenin kararlılığını ve iradesini bu konferansla dünyaya duyurdu. Şengal’i yeniden yaşam ve umut kaynağı haline getirmenin iradesini gösterdi.
Şengal yeniden yaşam alanı
Konferansın Şengal inşaa meclisi olarak açığa çıkardığı irade, Şengal’in en meşru temsili ve iradesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü bu insanlarımız ve meclisleri olarak Şengal’i bırakmadık, direndik. Bu halkın meclisi; merkezi ve bölgesel hükümetlerin hiçbir katkı ve desteği olmaksızın var olan yönetim boşluğunu tüm imkansızlık ve zorluklara rağmen doldurdu. 2 buçuk yıldır kendi öz sistemini kurma çabası içinde olan inşaa meclisi bu süre zarfında halkının ihtiyaç duyduğu birçok kurum ve örgütlemelere gitti. Tüm zorluklara rağmen inşaa meclisi dağda kalan insanları için yaşam olanak ve imkanlarını yarattı. Halkın kendisini örgütlediği birçok kurum ve örgütlemelere gitti. Çocukları için eğitim ve okullardan tutalım, belediyesi, alan meclisleri, sağlık hizmeti, asayişi ve daha birçok kurum ve örgütlemeleriyle tüm engelemelere rağmen kendi kendisini yürüten öz yönetimi ve özerk sistemiyle Şengal’i yaşam alanına çevirdi.
Özerklik halkın istemidir
Şengal inşaa meclisi sadece Şengal’de kalan Êzîdîler için değil, göç eden Êzîdîler için de umut oldu ve dönüşler için önemli bir rol oynadı. Binlerce aile Şengal’de geliştirilen bu zemin üzerinden tekrar yerine yurduna dönebildi.
Bugüne kadar bu meclis ağırlıklı olarak halkın yaşamsal ihtiyaçlarını karşılama, halkın kurumlarını inşaa etme ve savunma güçleriyle halkını savunma rolünü oynamıştır. Bundan sonra tüm bu görev ve sorumlulukların yanında halkımız kendi meclisinden Şengal’in özerklik temelinde statüsünü güvence altına almayı istemektedir.
Herkes destek versin
Êzîdî halkımız 14 Ocak 2015’ten bu yana kendileri hakkındaki kararların öz meclisleri tarafından alındığı, saldırılar karşısında kendini koruyacak öz savunmanın bu meclise bağlı olduğu özerk bir yaşam arzulamaktadır. Êzîdxan üzerindeki hakimiyet mücadelesini reddetmektedirler. Bu açıdan halkımızın olmazsa olmaz kabilinden gördüğü demokratik özerklik projesini her siyasi gücün, ilgili devletlerin, uluslararası güçlerin ve Kürt kamuoyunun takdirine sunuyoruz. Bu projenin gerekli katkılarla olgunlaştırılarak Êzîdxan’ın özgür ve demokratik yaşama kavuştuğu bir Demokratik Özerklik yapılanmasına tüm sorumlu güçlerin destek vermesini bekliyoruz.
YOL HARİTASI VE TEMEL İLKELER
Geniş katılımlı komisyon
* Birleşmiş Milletler denetiminde Êzîdxan Özerklik Komisyonu’nun kurulması; Irak, Federe Kürdistan, PKK ve Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu temsilcilerinin bu komisyonda yer alması.
Komisyon gözetiminde meclis
* Bu komisyon gözetiminde mevcut Êzîdî Halk Meclisinden delegelerin de içinde olduğu tüm Êzîdî cemaatlerinin, Êzîdî din adamlarının, kadın ve gençlik temsilcilerinin, Êzîdxan sınırları içinde yaşayan farklı inanç ve halk toplulukların temsilcilerinden oluşan yeterli sayıda bir Êzîdxan Halk Meclisine gidilmesi ve bunun kurucu meclis gibi çalışması.
Meclise bağlı savunma
* YBŞ ve farklı Êzîdî cemaatlerin askeri güçlerinin ortak bir komutanlıkta birleştirilerek Êzîdxan’ın öz savunma gücünün oluşturulması ve bu savunma gücünün oluşturulan Êzîdxan halk meclisine bağlı olması.
Polis ve asayiş
* Polis veya asayiş güçlerinin de Êzîdxan meclisi içinde oluşturulacak Yürütme Konseyi içinde Savunma Konseyi tarafından yönetilmesi,
Diplomasi komitesi
* Êzîdîlerin Irak, Başurê Kurdîstan hükümeti, dış devletler, uluslararası kurumlar ve ilgili siyasi örgüt ve partilerle Êzîdxan’ın Demokratik Özerklik temelinde özgür ve demokratik yaşamını sağlayacak ilişkiler kurmak, bu temelde çalışmak için Meclis içinde oluşturulan bir diplomasi komitesinin Yürütme Konseyi’ne bağlı çalışması,
Tüm alanlarda çalışma
* Êzîdxan meclisi içinde sağlık, eğitim, kültür, ekonomi, ticaret, adalet sistemi gibi alanlarda çalışmalar yürütecek yürütme konseylerinin kurulması. Bu çalışmaların sadece bu alanlarda çalışanlardan oluşturulan meclisler tarafından denetlenmesi,
Basının özerkliği
* Basın, Êzîdxan demokratik ilkeleri ve toplumsal değerleri temelinde bağımsız örgütlenir. Basınla ilgili sorunları basın çalışanlarından oluşmuş basın kurumları ya da meclisleri çözer. Êzîdxan meclisi eşit paylaştırılması koşuluyla her yıl bir bütçeyi basına ayırır,
Kentlerin yönetilmesi
* Her şehir ve kasaba, yerel meclisler tarafından yönetilmelidir. Meclis bileşimi, bir kısmı genel ve eşit oya dayalı seçimle, bir kısmı da örgütlü demokratik kurumların demokratik temelde seçilmiş temsilcilerinden oluşur. Êzîdxan’ın genelini ilgilendirmeyen, kasabayı ilgilendiren tüm kararlar bu meclis tarafından alınır. Her şehrin ve kasabanın işleri meclisler içinden çıkan yürütme konseyleri tarafından yürütülür,
Örgütlenme özgürlüğü
* Her görüşten siyasi düşünce ve örgütlenme özgürce örgütlenir ve bu örgütlenmeler meclisler ve yürütme konseylerinin güvencesi altında olur. Farklı siyasi düşünce ve örgütlenmeler üzerindeki her baskı suç kapsamına girer,
Kadının özgünlüğü
* Tüm çalışma alanlarında kadının özgün örgütlenmesi sağlanır; sadece kadınları ilgilendiren konularda kadının kendi örgütlenmeleri ve kadın meclisleri tarafından karara bağlanır,
* Tüm meclislerde ve komünlerde en az yüzde 40 kadın kotası uygulanır. Gençler de meclislerde en az yüzde 15 kota ile temsil edilir,
Din adamları da
* Êzîdxan meclisinde Êzîdî din adamlarına yeterli kota ayrılır. Bu kota da öngörülen seçim sistemiyle meclise taşınır,
Seçimle yenilenme
* Êzîdxan halk meclisi, kurucu meclis rolü oynadıktan sonra seçim kanununa göre yapılan seçimlerle yenilenir,
* Hem Êzîdxan hem şehir ve kasaba meclislerinin üyeleri yüzde 65’i genel oyla, yüzde 35’i de örgütlü toplulukların demokratik seçimle belirlenmiş temsilcilerden oluşturulur.
Müzakere ve referandum
* Êzîdxan halk meclisi, kurucu rolü oynadıktan sonra Êzîdxan’da oluşacak demokratik özerkliğin Irak merkezi ve Başurê Kurdîstan’la ilişkilerinin nasıl olacağı Êzîdxan özerklik komisyonunun ilgili güçlerle yapacağı müzakerelerle belirlenir. Eğer müzakerelerde bir anlaşma olmazsa Êzîdxan’ın Irak merkezi yönetimine mi, Başurê Kurdîstan Federasyonu’na mı bağlı olacağı ya da kendisi için üçüncü bir yol mu öngöreceği demokratik bir referandumla belirlenir.
Uyumlu hale gelir
* Êzîdxan’ın özerk yapılanmasının ilgili hükümetlerle ilişkisinin nasıl olacağı tespiti yapıldıktan sonra, Êzîdxan’da oluşan demokratik özerkliğin özüne dokunmadan siyasal ve toplumsal yaşamın ilkelerinin Irak geneli ve Başurê Kurdîstan Federasyonu’yla çelişmeyi önleyecek değişikliklerle uyumlu hale getirilir.
Kültür ateşesi olsun
* Doğrudan Êzîdxan’ı ilgilendiren konular dışında kalan Irak’ın genelini ilgilendiren savunma, diplomasi ve ekonomi vb. faaliyetler konusunda Irak ve Başurê Kurdîstan anayasa ve yasaları çerçevesinde hareket edilir. Ancak genel diplomasi yapılan dış elçiliklerde Êzîdxan’ın kültürünün ve yaşamının tanıtılması açısından bir Êzîdî kültür ataşesine yer verilir.
Anayasal güvence alınmalı
* Êzîdxan’ın belirtilen ilkeler temelinde özerkliğine Irak anayasası ve Başurê Kurdîstan yasalarında yer verilir.
BM de güvence vermeli
* Êzîdîler, tarihin insanlığa bıraktığı bir mirastır. Bu açıdan Êzîdxan’ın özerkliği sadece Irak anayasası temelinde güvenceye kavuşmamalı; aynı zamanda Birleşmiş Milletlerin güvencesinde de olmalıdır. Birleşmiş Milletler denetimindeki Êzîdxan özerklik komisyonunun Demokratik Özerklik kabul edilip pratikleşmeye geçene kadar varlığını sürdürür.
Tüm güçlerin çekilmesi
* Özerkliği kurumlaştırma sürecinde şu anda Êzîdxan’da bulunan askeri güçler dışında dışarıdan yeni askeri güçlerin getirilmemesi. Yukarıda belirtilen çerçevede demokratik özerkliğin tüm taraflarca kabul edildiğinin açıklanmasıyla birlikte Êzîdxan meclisine bağlı olmayan tüm askeri güçlerin Êzîdxan’dan çekilmesi.
Jenosidin kabul edilmesi
* Êzîdîlere yönelik gerçekleşen 73. fermanın uluslararası alanda jenosid olarak kabul edilmesi, bunun için de BM gözetiminde gerçekleşecek olan Êzîdxan özerklik komisyonun üzerine düşen görev ve sorumluluğunu yapması.
Fermanın yargılanması
* Êzîdxan özerklik komisyonu tarafından Şengal’de bağımsız bir mahkemenin kurulması, Fermanda kötü rol oynamış, Êzidilerin kanına eli bulaşmış kişilerin yargılanması ve cezalandırılması,
* 23-26 Ekim 2016 Avrupa Parlementosun’da Iraklı Êzîdî, Türkmen ve Hristiyanlar arasında gerçekleşen protokol için Êzidxan özerklik komisyonun destek vermesi.
ŞENGAL