İsveç’te ‘namus’ adı altında aile içinde infaz edilen Fadime Şahindal’ın adı parka verildi. Bundan 10 yıl önce babası tarafından öldürülen Elbistanlı Fadime Şahindal, vurulduğu Uppsala ilindeki mezarı başında anıldı. Törende konuşmalar yapan siyasi partilerin kadın kolları ile kadın örgütlerinin temsilcileri, cinayetin ardından alınan önlemlere rağmen ‘namus’ kaynaklı baskı ve şiddetin devam ettiğini söyledi.
Hıristiyan Demokrat Kadın Birliği Başkanı Maria Felth, “Bize namustan kaynaklanan şiddetin ne olduğunu öğrettin ve ne yazık ki bu hala var” derken; Sosyal Demokrat İşçi Partisi Kadın Kolları Başkanı Başkanı Lena Sommestad ise, „Uppsala’da yaşanan dönüm noktasından sonra hiç kimse namustan kaynaklı şiddete göz yumamadı” şeklinde konuştu.
Şahindal’ın mezarına çelenk ve karafillerin bırakılması ardından Fadime Şahindal Parkı’nın açılışı yapıldı. Belediye Şube Müdürü Ilona Szatmari, Waldau parka Fadime’nin adını vermekle insanların istedikleri gibi yaşamalarının engellenmesine tolerans göstermeyeceklerini vurgulamış olduklarını söyledi.

Olay tartışmalara yol açtı

Fadime Şahindal’ın bir İsveçli gençle ilişki kurduğu gerekçesiyle babası tarafından öldürülmesi büyük tartışmalara, ‘namus’tan kaynaklı şiddetin sorgulanmasına yol açmıştı. Alınan önlemlere rağmen kurumlar tarafından yayınlanan raporlar, ‘namus’tan kaynaklanan baskı ve şiddetin devam ettiğini gösteriyor. Bir devlet kurumu olan Gençlik Yönetim Kurulu’nun yayınladığı raporlar, 70 bin civarında genç kadın ve erkeğin ‘namus ve töre’den dolayı baskıya uğradığını, 8 bin 500 gencin rızaları olmadan evlendirilecekleri kaygısını taşıdığını gösteriyor.
Bazı uzmanlar, ‘namus’tan kaynaklanan şiddete karşı bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerine öncelik verilmesini istiyor. Hukukçular ise ‘namus’ kaynaklı suçlara karşı verilecek cezaların artırılmasını talep ediyor.
Bu tür davalarla ilgilenen avukat Elizabeth Mazzi Fritz, yasalarda değişiklik yapılarak ‘töre ve namus’tan kaynaklanan suçları işleyenlere verilen cezaların artırılmasını, gençlerin rızaları olmadan evlenmeye zorlanmalarının suç olarak kabul edilmesini ve bunu yapanların sınırdışı edilmesini savunuyor.
İsveç’te her yıl ortalama 15-20 civarında kadın, eşlerinin ve yakınlarının uyguladıkları şiddet sonucu yaşamını yitiriyor. Göçmenler tarafından işlenen cinayetler ‘namus ve töre’ cinayetleri olarak adlandırılırken, İsveçli erkeklerin işledikleri cinayetlerin nedeninin ‘kıskançlık’ olduğu öne sürülüyor.


MURAT KUSEYRİ - UPPSALA