JİTEM tarafından öldürülen Halkın Emek Partisi (HEP) Amed İl Başkanı Vedat Aydın dün Mardinkapı Mezarlığı'ndaki mezarı başında anıldı. Anmaya Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fıran Anlı, Amed Milletvekili Hatip Dicle, Aydın'ın ailesi ve BDP'li yöneticilerin yanı sıra yüzlerce kişi katıldı. Aydın'ın mezarına karanfiller bırakıldı. Saygı duruşu ardından konuşan Vedat Aydın'ın kardeşi Veysi Aydın, ağabeyinin özgürlük ve demokrasi mücadelesinden yaşamı boyunca taviz vermediğini belirtti. Ağabeyini "halkının özgürlük mücadelesini yürüten bir kişi" olarak tanımlayan Aydın, "Vedat haksızlıkları kabul etmiyordu, bunun için hedef haline geldi" şeklinde konuştu. Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fıran Anlı ise Kürdistan'ın dört bir parçasında direniş mücadelesinin yükselmekte olduğunu kaydederek, "Aydın'ın onurlu mücadelesi bu yolda yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir" dedi.

Vedat Aydın'ın mücadele arkadaşı Hatip Dicle ise devletin Kürt halkıyla samimi bir barışa imza atmasının yolunun faili meçhullerin aydınlatılmasından geçtiğini vurguladı. "Devlet yaptıklarından dolayı özür dilemelidir. Tüm failler halkımıza itiraf edilmelidir" diyen Dicle, Hakikatleri Araştırma Komisyonu'nun bir an önce yapılandırılması gerektiğini söyledi. Anmaya katılanlar, mezarlık ardından 10 Temmuz Vedat Aydın Parkı'nı ziyaret etti.
5 Temmuz 1991'de JİTEM tarafından kaçırılan Vedat Aydın'ın cenazesi, 7 Temmuz'da bulunmuş, 10 Temmuz'da yüzbinlerce kişinin katıldığı bir törenle toprağa verilmişti. Aydın'ın cenaze töreninde de 8 kişi öldürülmüş, onlarca kişi yaralanmıştı.

DİHA/AMED




Komisyon kurulsun

Türkiye'de 1990'lı yıllarda işlenen 18 faili meçhul cinayetle ilgili dava duruşması bugün görülecek. Kürt işadamlarının nasıl öldürüldüğüne dair ses kaydı yıllar sonra dava dosyasına girerken, öldülen Kürt işveren Behçet Cantürk'ün yeğeni Reşit Cantürk, Meclis'te Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.
Eski İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, emekli Yarbay Korkut Eken, Özel Harekât Başkanvekili İbrahim Şahin ile özel timci polislerin, 1990’lı yıllarda işlenen 18 faili meçhul cinayetle ilgili yargılandığı davanın duruşması bugün görülecek. MİT’te Daire Başkanlığı da yapan Mehmet Eymür’ün, 'kaybolan' ve MİT ile Emniyet’e çalıştığı bilinen Tarık Ümit ile 1995 yılında yaptığı görüşmenin, 13 sayfalık orijinal dökümü, bu davanın dosyasına girdi. MİT’in, savcılığın isteği üzerine gönderdiği ses kaydına ulaşıldı. İki kişi arasındaki konuşmaların dökümü, adı Susurluk kazası ile anılan devlet çetesinin nasıl rahatça cinayet işleyebildiğini, çete mensuplarının vatan ve millet derken aslında kendi çıkarları için nasıl planlar yaptığını, el koydukları yüklü miktardaki paraları nasıl paylaştığını gösteriyor.
Taraf gazetesinden Adnan Keskin'in haberine göre; Mehmet Ağar’ın, bir numaralı sanığı konumunda olduğu dava dosyasına giren görüşme, 18 Şubat 1995’te İstanbul’da yapılmış. Tutanakta “Görüşenler” olarak Mehmet Eymür ve Zafer Balamir, “Görüşülenler” olarak da Tarık Ümit ve Hakkı Yaman Namlı yer alıyor. Metinde, “Bandın baş kısmı konuşmaların anlaşılmaması nedeniyle tape edilmemiştir” notu bulunuyor.Tutanak, devletin, 90’lı yıllarda işlenen cinayetlerin faillerini baştan beri bildiğini de gösteriyor. Dökümlerde Kürt işadamları Savaş Buldan ve Behçet Cantürk ile Fevzi Aslan’ın da dahil olduğu kimi işadamlarının nasıl öldürüldüğüne ilişkin detaylar da yer alıyor. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik suikast girişimiyle ilgili de konuşmalar bulunuyor.
Öldürülen Kürt işverenlerinden Behçet Cantürk'ün yeğeni Reşit Cantürk ise davadan umutlu değil. Davayı açan savcının 3 kez, davanın yerinin ise 2 kez değiştirildiğini belirten Cantürk, "Bu davadan bir sonuç çıkacağını sanmıyoruz. Çözüm süreci kapsamında Meclis'te tam yetkili Hakikatleri Araştırma Komisyonu'nun kurulmasını ve bu tür faili meçhul denilen, aslında faili belli olan cinayetlerin aydınlatılmasını istiyoruz" dedi.