
Aileler “Katiller hesap vereceksiniz” diyerek tepki gösterirken, adliye önünde yapılan açıklamada, “Gerçek katiller ortaya çıkarılıncaya kadar davamızın takipçisi olacağız” denildi.
Emek, Barış, Demokrasi mitingine 10 Ekim 2015’te DAİŞ tarafından gerçekleştirilen canlı bombalı saldırısına ilişkin davanın ilk duruşması dün görüldü. Olağanüstü ‘güvenlik’ altında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşen dava 11 Kasım’a dek devam edecek. 36 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarının yanı sıra çok sayıda baro, sivil toplum örgütü, HDP ve CHP’li vekilleri tarafından izlendi. Duruşmada kimlik tespitinin ardından iddianame özeti okundu.
Katillere kasklı koruma
Duruşmaya 12 tutuklu, iki tutuksuz 14 sanık katıldı. Üç sanık Antep’ten SEGBİS ile duruşmaya bağlandı. Sanıklar duruşmaya kasklı, çelik yelekli jandarma koruması altında getirildi. Ankara Adliyesi önünde ve duruşma salonunda çok sayıda polis ve jandarma yer aldı. Hayatını kaybedenlerin aileleri jandarma ve polisin duruşma salonunda olmasına tepki gösterdi. Duruşma salonunda, DAİŞ’li sanıkların yer aldığı bölüme kalkanlarla barikat kurulurken, avukatlar “Sanıkların yüzünü göremiyoruz, nasıl sorgulama yapacağız” dedi.
Seyirci değiliz mağduruz
Aileler, sanıklar duruşma salonuna alınırken, “Katiller hesap vereceksiniz” diye bağırdı. Mahkeme başkanının ailelere “Seyirciler lütfen duruşma düzenine uyalım” sözlerine aileler, “Biz seyirci değiliz, mağduruz. Siz seyircisiniz” tepkisinde bulundu. Katliamda yakınlarını yitiren ailelere “şov yapmayın” diyen polis, “Katiller dışarı” sloganıyla dışarı çıkartıldı.
Savunacak avukatları yok
10 Ekim katliamı sanıkları için Baro’dan atanan tüm avukatlar, bilgilendirilmeden görevlendirildikleri için müdafilikten çekilme talebinde bulundu. Duruşmaya verilen aranın ardından Ankara Barosu avukatsız kalan sanıklar için yeni avukatlar atadı.
Müşteki avukatlarından Tugay Bek’in Antep Cezaevi’nde tutuklu olan ve mahkeme salonuna getirilmeyen üç sanığın hazır edilmesi talebini mahkeme heyeti kabul etti.
İktidarın sorumluluğu var
AKP’nin Ortadoğu politikasının Türkiye’yi DAİŞ’in üssü haline getirdiğini kaydeden müşteki avukatlarından İlke Işık, “Sadece bu katliamda değil Suruç, Diyarbakır, Antep katliamlarında iktidarın sorumluluğu vardır. Bu katliam iddianamede ismi geçen 36 sanığın yargılanması ile aydınlanamaz. Bu katliamda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri tespit ediler ve yargılanırsa bu katliam aydınlanır” dedi.
Gerçek katiller yargılansın
10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin çağrısıyla adliye önünde açıklama yapıldı. 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakine Coşkun, “Bugün, yaklaşık 1 yıldır verdiğimiz adalet mücadelesi ve dayanışma sonucu olarak buradayız. Adalet istiyoruz. Haksızlıklara karşı durmak için buradayız. Cumhuriyet tarihinin en büyük yargılanmasında malesef mağdurlar, tanıklar olarak burdayız. Gerçek katiller ortaya çıkarılıncaya kadar davamızın takipçisi olacağız” dedi.
KESK Eşbaşkanı Lami Özgen “Bizi korkutarak sindirmeye çalıştılar. Biat etmeye çalıştılar. Korkmadık, biat da etmedik. 100 canımınızın anısına bağlı olarak onları unutmadık, unutmayacağız. Yüzleşme sürecini kazanacağız” dedi.
Saray’ında kömür gibi yansın
Patlamada kardeşini kaybettiği anlaşılan bir kadın, “Kardeşimi öldüren Saray’ında kömür gibi yansın” diye feryat etti.
Devlet kendini akladı!
Ankara Garı önünde canlı bomba tarafından gerçekleştirilen saldırıda ikisi çocuk 101 kişi yaşamını yitirmiş, 20’si çocuk 391 kişi yaralanmıştı. Saldırıyla ilgili iddianame 13 Temmuz 2016’da kabul edildi. Devlet yetkililerinin sorumluluğunun görmezden gelindiği davanın bazı sanıkları henüz yakalanmazken, 36 kişi hakkında dava açan savcılığın iddianamesinde, saldırı talimatını, DAİŞ Türkiye sorumlusu İlhami Balı’nın verdiği ifade edildi. Suruç saldırısını da aynı kişilerin organize ettiği belirtilen iddianamede, Balı’nın da aralarında bulunduğu 14 kişi hakkında “birden çok kasten öldürme” suçundan 100’er kez ağırlaştırılmış müebbet, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet ile kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçlarından 5 bin 83 yıldan 7 bin 820 yıla kadar hapis cezaları istendi.
ANKARA