10-17 Aralık Dünya İnsan Hakları Haftası vesilesiyle Boğaziçi Üniversitesi’nde „Düşünüyorum, öyleyse tutukluyum“ başlıklı panel düzenlendi. Önceki günkü panele, Radikal Gazetesi yazarı Ezgi Başaran, BDP Parti Meclisi (PM) Üyesi aynı zamanda Özgür Gündem Gazetesi yazarı Ömer Ağın ve Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Erol Köroğlu konuşmacı olarak katıldı. Gazeteci Başaran, KCK, Oda TV, Devrimci Karargah gibi isimlerle gerçekleştirilen tutuklamalara değinerek, özel yetkili mahkemeleri eleştirdi. „Eğer Büşra Ersanlı dahi tutuklanıyorsa benim KCK’den tutuklanmamamın hiçbir makul sebebi yok“ diyen Başaran „Yani her şey eski Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nden (DGM) bozma Özel Yetkili Mahkemeleri’nin (ÖYM) insafına kalmış durumda. Şimdi beni isteseler istedikleri davayla bağlantılandırabilirler. Örneğin KCK operasyonları, hiçbir Kürdü söz söyleyemeyecek hale getirmekle mükelleftir. Yani yargı siyasallaşmıyor, siyaset yargısallaşıyor“ değerlendirmesini yaptı. Başaran, „Medya manipülasyonu ile karşı karşıyayız. Eğer bir tarafa sağır kalırsak, 12 Eylül’ü gerçekleştiren o psikopat askerler gibi oluruz“ dedi.
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Köroğlu da ‘KCK’ adı altında gerçekleşen tutuklamalara tepki göstererek, „Bir akademisyenin yasal bir partinin meşru siyaset akademisi gibi bir oluşumda ders verdiği için tutuklanması eğitimcilerin mesleki onurunu da zedeleyen bir durum. Sonuç olarak bir akademisyenin engellenmesi onun bilgiye olan yaklaşımının engellenmesi demektir“ dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden bu yana paranoyak bir rejim olduğunu belirten Köroğlu, „Türkiye için yüzleşme gerekiyor“ dedi. Köroğlu, „Eğer oranın adı siyaset akademisi ise o zaman orada siyaset tartışılmalıdır. Bundan daha normal bir şey yoktur“ diye konuştu.
Özgür Gündem Gazetesi yazarı Ağın yasaların egemen güçlere hizmet ettiğini belirterek, „TRT 6’te iktidarla uzlaşan kişiler yayın yapıyor ama KCK davasından tutuklu olanlar Kürtçe savunma yapamıyorlar. Zaten KCK tutuklamalarının ana sorunu Kürtlerin legal, demokratik bir şekilde örgütlenerek siyaset yapmasını istemiyor olmaları. Tutuklanan KCK’lilerin ne evlerinde, ne bürolarında, ne de partilerin de bir tek çakı dahi yok“ dedi.


DİHA/İSTANBUL