
Amed'deki Kardelen Kadın Evi danışmanlarından Sosyolog Yıldan Altun, kadın cinayetlerinde yaşanan artışta, "haksız tahrik indirimi"nin büyük etkisinin olduğunu belirterek, uygulanacak olan yaptırımın caydırıcı nitelikte olması gerektiğini ifade etti. Kadının bilinçlenmesinin daha fazla şiddet görmesine neden olduğunu dile getiren Altun, "Kadın bilinçlendikçe ona dayatılanların aslında kader olmadığını fark etmeye başlıyor. Yaşadıklarının haksızlık olduğunu farkettiğinde, haksızlıklara daha fazla karşı çıktığında erkek tarafından öldürülüyor" dedi.
Devletin çözüm önerileri sağlıksız
Şiddete gören kadına "farklı kimlik" uygulamasının üzüntü verici olduğunu ifade eden Altun, devletin önerdiği çözüm yollarının sağlıksız olduğunu vurguladı. Medyanın kadın cinayetlerini sunma biçimini "teşvik edici" bulan Altun, medyanın bu yaklaşımının toplumda "kanıksanmaya ve normal karşılanmaya" neden olduğunu söyledi. Şiddetin engellenmesi için eğitimin sırf kadına yönelik değil, erkeklerin de bilinçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Altun, devletin çok yönlü bir çalışma yürütmesi gerektiğinin altını çizdi.
Bakanlık ciddiyetle yaklaşmıyor
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Şube Müdürü Türkan Turan, bakanlığın kadın sorunlarına ciddiyetle yaklaşmadığını belirterek, sorunun teknik bir mekanizma içinde boğulmak istendiğini söyledi.
Daha önce de bakanlığın bir takım projelerine tepki gösterdiklerini dile getiren Turan, projelerin paylaşılması ve koşullarının oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Turan, "Uygulanmak istenen projelerin biz kadın kurumlarıyla paylaşılması ve görüşlerimizin alınması gerekir. Biz, sığınma evlerine yerleştirilecek kadınlara farklı bir kimlik verilmesine de tepkiliyiz. Buna gerek yok. Bu uygulama ile kadını toplumdan uzaklaştırırsınız, kadını bir kez daha ötekileştirirsiniz" dedi.
Ötekileştirme politikalarına son verilmeli
Kadını topluma kazandıracak projelere öncelik verilmesi gerektiğini kaydeden Turan, toplumsal yapının değişmesi gerektiğini ifade etti. Bu değişim için devletin insana bakış açısının değişmesi gerektiğine vurgu yapan Turan, köklü çözümlerin oluşturulabilmesi için kadına ve farklı kesimlere uygulanan ötekileştirme politikalarına son verilmesi gerektiğini söyledi. Her televizyon kanalında onlarca filmin vizyona girmeye başladığını belirten Turan, "Çekilen filmler ve diziler toplumsal mesajlar içermelidir. Ayrımcılığı körükleyici konuların işlenmemesi gerekir" dedi.
Sistem içerisinde kadının emeğinin ve ruhunun yok edilmeye çalışıldığının altını çizen Turan, kadının bu şekilde yara aldığını belirtti.
DİHA/AMED