
Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde 3 Kasım’da 6. kez ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 12. gününde halkın büyük direnişiyle kırıldı. Yasak, TC tarihindeki en uzun süreli sokağa çıkma yasağı olarak tarihe geçti.
1 Kasım seçimlerinde HDP’nin yüzde 87.60 oy oranıyla birinci parti çıktığı, öz yönetim ilan edilen merkezlerin başında gelen Silvan’da son saldırılar, 2 Kasım akşamı Feridun Mahallesi’ne özel harekat timlerinin ateş açmasıyla başladı.
7 sivil katledildi
12 gün süren sıkıyönetim uygulamalarında Müslüm Tayyar, Sertip Polat, Engin Gezici, İsmet Gezici, Mehmet Gündüz, Yakup Sinbağ ve Süleyman Güleç olmak üzere 7 sivil katledildi, çok sayıda kişi yaralandı.
Yasak resmi olarak 3 mahallede (Tekel, Mescit, Konak) ilan edilse de, olağanüstü hal tüm ilçede uygulandı. 2 Kasım günü 22 yaşındaki Müslüm Tayyar ile 9 Kasım’da 45 yaşındaki Mehmet Gündüz, sokağa çıkma yasağının olmadığı Feridun Mahallesi’nde katledildi.
Devlet tüm gücüyle saldırdı
Devlet, direnişi kırmak için tüm olanaklarını seferber etti. Yüzlerce ev ve işyeri kullanılamaz hale getirildi. Elektrik, internet ve telefonlar kesildi; yemek ve su sıkıntısı yaşanırken Kaymakamlık ekmek dağıtımını dahi engelledi. Özel harekat timlerinin günlerce tank, panzer, kobra ve akrep tipli zırhlı araçlarla gerçekleştirdiği saldırılara rağmen direniş kırılamayınca asker devreye sokuldu.
Kara Kuvvetleri Silvan’da
11 Kasım günü önce helikopterlerle Tekel, Mescit ve Konak mahalleleri havadan bombalandı. Ardından da sözkonusu mahallelere hakim olan tepeler; Gundê Cano ve Gaza Topê mevkiinde askeri operasyon başlatıldı.
Vekiller de bombalandı
Yasağın 8. gününde HDP’li vekillerden M.Ali Aslan, Nursel Aydoğan, Sibel Yiğitalp, Çağlar Demirel, Ayşe Acar Başaran ile KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın da bulunduğu çok sayıda kişi Silvan’a ablukayı delmek üzere yasaklı mahallelere girdi. Ertesi günü başlatılan askeri operasyon süresince vekillerin de bulunduğu mahalleler havadan bombalandı. Vekillerden sağlıklı haber alınamadı.
Yüksekdağ hedef alındı
Yasağın 10. gününde HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, HDK Eşsözcüsü Ertuğrul Kürkçü’nün yasaklı olan Tekel Mahallesi’ne yürüyüşüne polis gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı. Polisin hedef gözeterek sıktığı biber gazı fişeklerinden biri Yüksekdağ’ın kafasına isabet etti. Yüksekdağ ile ÖDP, ESP ve STÖ temsilcilerinin yasağın 11. gününde Konak Mahallesi’ne düzenledikleri yürüyüşe de ateş açıldı.
Askerlere sloganlı ‘uğurlama’
Hava ve kara operasyonuyla tam bir şehir savaşının yürütüldüğü Silvan’da tüm saldırılara rağmen direniş kırılamazken, askerler yasağın sona erdiği 14 Kasım günü ilçe merkezinden çekildi. Diyarbakır Caddesi üzerinde yüzü aşkın asker eşliğinde tankların çekilişi sırasında halk, “Bijî berxwedana Farqînê”, “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla tepki gösterdi.
Yasağın ardından binlerce kişi Azizoğlu Caddesi’nden Tekel, Konak ve Mescit mahallelerine yürüdü. ÖHD ve MHD üyesi avukatlar başta olmak üzere Türkiye’nin çok sayıda kentinden gelen avukat ve üniversite öğrencileri,Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası (DİVES) üyeleri de yürüyüşte yerlerini aldı.
Nöbetteler
Yasağın kalkması ardından ÖHD ve MHD üyesi avukatlar işgal edilen mahallelerde incelemelerde bulundu.
Yasak kalksa da, Silvan halkı olası saldırıların önüne geçmek için saldırıların yoğunlaştığı Tekel, Mescit ve Konak mahallelerinde nöbet eylemi başlattı.
HABER MERKEZİ
Bu direniş yarınlar için
Tekel, Mescit ve Konak mahalleleri sakinleri yaşadıkları devlet terörünü ANF ve DİHA muhabirlerine anlattı.
Evi özel harekat timleri tarafından yakılan Hasan Sezer, “Evlerimiz tarandığı için mahalleden çıkmak zorunda kaldık. Biz evden çıktıktan sonra özel harekat timleri ya da kendilerine Esetullah Timi diyen bir grup eve girmiş, eşyalarımızı dağıtmış, çekmecelerimizi karıştırmış sonra da evi ateşe vermiş” dedi.
Üç sene boyunca yapmak için uğraştığı binanın bir gecede içindeki eşyalar ile birlikte devlet güçleri tarafından yakılıp harap edildiğini aktaran Abdülmelik Tuncer de, “Binaya nerden bakarsanız beş bin kadar mermi ve 15 civarında da havan topu isabet etmiş” dedi.
Mescit Mahallesi’nde yaşayan Nafiye Şenkaya (65), eşi yatalak olmasına rağmen günlerce evlerini, mahallelerini terk etmediklerini söyledi. Şenkaya, “Her şeye rağmen direndik. Onlara yenilmedik” dedi.
Silindirle ezseler de-
Silvan’ın günlerce direndiğini ve kazandığını dile getiren DBP Silvan İlçe Eşbaşkanı Sofi İskan ise, “Bizi silindirle ezseler de davamızdan, direnişimizden vazgeçmeyeceğiz. 6 çocuğumla günlerce ölümüne direndik burada. Çünkü bu direniş yarınlarımız, torunlarımızın geleceği içindir. Biz Kürdistan’dayız. Özgürce yaşamak istiyoruz” diye konuştu.
Hırsızlık da yapmışlar
Mescit Mahallesi’nde yaşayan 80 yaşındaki Fetullah Ergit ise “Evimize girmişler kapıları kırmışlar. Eşyalarımızı götürmüşler. 2 bin 500 TL para, 2 bilezik ve gelinimin zinciri çalındı“ dedi.
Türk egemenliğinin izleri
Silvan’da yasağın kalktığı mahallelere giren yurttaşlar, yıkımın yanı sıra ırkçı ve faşist yazılamalarla karşılaştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Silvan’da güzel şeyler yaptık” dediği Tekel, Mescit ve Tekel mahallerinde birçok evin ve sokağın duvarlarına şu ırkçı ve faşist yazılımlar yapıldı: “Kurdun dişine kan değdi korkun”, “Türksen övün değilsen itaat et”, “Devlet her yerde”, “Esedullah timi”, “Türkün gücünü göreceksiniz”, “TC burada P… ler nerede”, “Kızlar her yerde ininize girdik”, “Ne mutlu Türküm diyene”, “Kan koksun buram buram”.
90’ların timleri Silvan’daydı
Demokratik Hukuk Platformu bileşenleri, Silvan’da yaptıkları incelemenin sonuçlarını DTK Toplantı Salonu’nda kamuoyu ile paylaştı. Özgürlükçü Hukukçular Derneği Eşbaşkanı Rotinda Polat tarafından açıklanan raporda Konak, Mescit ve Tekel mahallelerinde neredeyse taranmamış, yakılmamış ve zarar verilmemiş ev kalmadığını, halkın gıda ve iletişim hakkının elinden alındığını, yasağın başlamasıyla mahallelere su verilen su borularının patladıldığını, elektrik verilen trafoların yakıldığına dikkat çekildi.
Çöp konteynırıyla taşındı
Yoğun ateş altında Silvan halkında psikolojik travma yaşandığını, ambulansların engellendiğini, ateşli silahla yaralanan bir kişinin çöp konteynırı ile taşınarak hastaneye ulaştırıldığı da bildirildi.
Hukukçuların raporunda, “Yasak süresince sokaklarda ve evlerde görülen ateşli silah artıklarından ve topladığımız numunelerden kolluk kuvvetlerinin çok ağır, tahrip edici silahlar kullandığı tespit edilmiştir” ifadesi de yer aldı.
Raporda ayrıca “Doksanlı yıllarda Kürdistan’da görev yapan ve sayısız suç işleyen özel harekatçıların yeniden Silvan’a gönderildiğine dair izlenim edinilmiştir” denildi.
YDG-H bilançoyu açıkladı
Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H), 13 günlük direniş bilançosunu açıkladı.
YDG-H’nin yaptığı yazılı açklamada şunlar belirtildi: “13 gün boyunca direnişçi guruplara saldıran kontra birliklerine karşı direniş geliştiren gençlik üyeleri birçok aracı, kullanamaz hale getirilmiş ve darbelemiştir. Darbelenen araçlardan; 5 zırhlı kepçe, 12 kobra tipi zırhlı araç, 3 panzer, 1 tır, 1 toma aracı tümden kullanılamaz bir durumda iken 1 tank ve 1 zırhlı araç ise darbe almıştır. Direniş guruplarına karşı saldıran kontralara cevap verilmiş, yaşanan karşılıklı çatışmalar sonucu 1’i Emniyet amiri olmak üzere 40’ın üzerinde kontra birlik üyesi ise etkisiz kılınmıştır.”