Faşist diktatör Erdoğan’ın azameti bitmiştir

Forum Haberleri —

22 Temmuz 2020 Çarşamba - 23:00

  • Din adına ne kadar yasak varsa hepsini çiğnediler, ne kadar haram varsa afiyetle yediler, yolsuzluk ve hırsızlıkta sınır tanımadılar, yalanlar konusunda üstüne kimse yok. Şahsım, milletim ve ülkem her konuda azametini yitirmekle, ne yazık ki 2023 ve 2071 hedeflerine ulaşacak azameti de bulamayacaktır.

 

‘Şahsım, milletim ve ülkem’, üçü bir arada üçlemesinin giderek dibe vurduğu bir süreç yaşanıyor. Her üçünün de sorunları çığ gibi büyümüştür. Şahsım kaderini ülkenin kaderine bağlayarak otoriter hale geldi, bütün zor aygıtlarını devreye soktu, torbalar dolusu yasa yaptı, kanun üstüne kanun çıkardı, kendisine söz söyleyeni “hakaretten” hukukun sopasıyla cezalandırdı.
Hemen her konuda ki söylemleri, bir Alevi deyişinde geçtiği gibi “dün dediğin bugünküne uymuyor” olmasına rağmen yüzü kızarmıyor. Maşallah, manda derili gibi, bir şey işlemiyor. Yalanlarla örülü retorikleriyle, yalancıların hası, alimi-muallimi. “Tek dişi kalmış canavar” misali miadını doldurmuştur. Şahsım bu dünyadan göçmenin eşiğine gelmişken, milletini ve ülkesini de kendisiyle birlikte göçertecektir. Ölen Mısır firavunlarının yaptığı gibi, şahsım da mahiyetindekilerle birlikte gömülmeyi yasallaştırması pek uygun olacaktır. Çünkü TV ekranlarında diktatörü ulu gösteren çok sayıda görüntü ve söylem var. Allah yazısı altında resmi bile gösteriliyor. Kendisini ve çocuklarının ömürlerini diktatörlüğün ömrüne monta etmeye çalışanlar bile var. Ümmetin halifesi pozlarına şimdiden iyice kendisini kaptırmış. Yani bundan ötesi yok, son zirveye çıkmıştır. Yani azametinin bittiği noktadadır. Bir kalem nasıl kendi ucu üzerinde dik duramazsa, şahsımı da o azametli dik duruşunu kaybetmiştir. Zaten fiziki olarak da kamburlaşmaya başlamıştır, istese de dik duramaz haldedir.
Sağduyulu davranan bütün çevreler feveran ederek, ülkenin yangın yerine döndüğünü yüksek sesle dillendirmelerine rağmen, saraydaki yalancı şef kulaklarını tıkamakta ve daha fazla kötülük yapmaya devam etmektedir. Etrafına topladığı liyakatsiz, iradesiz dalkavuklarla ülkenin kaderiyle oynamayı, şahsımın zevk alarak oynadığı en iyi oyundur. Şahsıma ait şahsi bir sistem oluşturdu. Milletim ve memleketim bu sistemin içine tıkıştırıldı. Devletin bütün yetkileri şahsımda toplandı. Yargı, Yasama, Yürütme emre amade, önünde hiç bir engel kalmadı. Faşist rejim, muhalefetin desteğini alarak iktidarda kalan, siyaset yapan tek ülkem durumuna geldik.
Sırtına deli gömleği geçirilmiş milletim, itaat etmek zorunda bırakılmıştır. Gönüllü kulluk yapmaya pek hevesli duran AKP tabanı da azametini yitirmiştir. Çünkü taban erimeye başlamıştır. Bunun birçok nedeni var elbette. Kutuplaşma, düşmanlaştırma, ötekileştirme, ayrıştırma, hainleştirme, terörist hale getirme, hiç bir dönem bu kadar olmamıştır. Dini, etnik farklılıklar hiç bu kadar sistematik baskıya uğramamış, çelişkileri çatışmaya dönmemişti. Bu kadar çok insan tutuklanmamıştır. Kadın katliamı göz göre göre bu kadar yapılmamıştır. Ahlaksızlık, içten çürüme bu kadar çok yaşanmamıştır. Bu kadar çocuk istismarı olmamıştır. Milletime ölümü sevdirecek o kadar çok çoklar var ki listesi çok uzun.
Zavallı ülkem de tanınmaz hale geldi. Komşularıyla hiç bir dönemde bu kadar düşmanlaşmamıştı. Coğrafyası bu kadar talan ve tahrip edilmemişti. Dağı taşı bu kadar bombalanmamıştı. Orman katliamı almış başını gidiyor. Tarıma ekili alanlar bitirilme noktasına getirilmiş, meralar daraltılmıştır. Çok sayıda HES’le ekolojik denge bozulmuş, bitki örtüsü öldürülmüş, hayvanların yaşam alanları ortadan kaldırılmıştır. Ülkem betona gömülmüştür. Ülkemin o heybetli duruşu da ne yazık ki azametini yitirmiştir. AB’ye katılma istemi mevcut kafa yapısıyla bir türlü gerçekleştirmeyecek noktasında çakılıp kaldı. Med-Cezir misali ABD-Rusya arasında yalpalayıp durmaktadır. Ülkem, halkı için açık ceza evine geldi. Ekonomisi iflasın eşiğinde, siyasi istikrarsızlık had safhada.
Şahlanıp tırısa kalkmış, kılıç ve nal sesleri hiç eksik olmamış, fetih ve kahramanlık destanları dilden dile dolaşmış, kıtaları zapt etmiş bir ecdadın hüküm sürdüğü ülken bitik haldedir. Şahlanmaların tersine, Adalarda paytonlara koşturulan atlar gibi baygınlık geçirmekte. Yani zavallı ülkem bu iktidarın yükünü çekemez duruma gelmiştir. Sadece coğrafyasıyla değil, siyasi ekonomik, sosyal kültürel değerleriyle değil, geçmiş tarihiyle birlikte azametini yitirmiştir.
Ayasofya’nın camiye çevrilmesiyle şimdilik muradına ermiş oldu. Hıristiyan alemini İslamlaştırma stratejileri üzerinde çalışmalar devam ediyor. Fakat bu konuda da ciddi sıkıntılar var. Din adına ne kadar yasak varsa hepsini çiğnediler, ne kadar haram varsa afiyetle yediler, yolsuzluk ve hırsızlıkta sınır tanımadılar, yalanlar konusunda üstüne kimse yok.
Şahsım, milletim ve ülkem her konuda azametini yitirmekle, ne yazık ki 2023 ve 2071 hedeflerine ulaşacak azameti de bulamayacaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.