Önümüzdeki seçimlerin, kurumsallaştırılmak istenen faşist rejimin son halkası olma tehlikesine dikkat çeken HDP Eşbaşkan Yardımcısı Kubilay, “Toplumsal muhalefetin bu yerel seçimlerde de bir araya gelme imkanını görüyoruz. Bunun için HDP ilkeli ama esnek bir politika izleyecektir” dedi.

 

RUKEN DEMİR/NİMET ÖLMEZ / MA/İZMİR

Kayyum sürecinin, sandıkta kazanmanın yeterli olmadığını gösterdiğine işaret eden HDP Emek, Ekonomi ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Günay Kubilay, “Kazandığınızı korumak, geliştirmek onu elinde tutabilecek demokratik mekanizmaları ve dolayısıyla halk inisiyatifini sürekli diri tutmaktan geçiyor” şeklinde konuştu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Emek, Ekonomi ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Günay Kubilay, normal şartlar altında Mart 2019’da yapılması gereken, ancak AKP tarafından erken bir tarihe çekilebileceği konuşulan yerel seçimlerin iktidar açısından 16 Nisan ve 24 Haziran seçimlerindeki hedeflerin korunduğunu söyledi.

Kubilay, 24 Haziran seçimleri dahil olmak üzere ortada gayri meşru bir rejimin olduğunu belirtti. Kubilay, “Anlaşıldığı kadarıyla Erdoğan ve AKP’nin yerel seçimleri öne almak gibi bir planları var. Sürekli kendi isteklerini topluma dayatan bu antidemokratik anlayışa karşı seçimlerin zamanında yapılması gerektiğine işaret ediyoruz. Erdoğan rejimi ve onun ortağı MHP açısından önümüzdeki seçimler kurumsallaştırmak istedikleri bu faşist rejimin son halkası olabilir” dedi.

Zaten hükümetin yerel yönetimlerde mali özerkliği ortadan kaldıracağı yeni düzenlemeyle birlikte idareyi merkezin tekeline soktuğu bir sürece gidildiğini kaydeden Kubilay, şöyle devam etti: “Bu da artık bizim çok yetersiz bulduğumuz öz yönetim ya da doğrudan demokrasi anlayışının çok daha uzağında olan bir sistem. Seçimleri kazanarak bu süreci tamamlamak istiyorlar. Şüphesiz buna fırsat vermemek gerekiyor. Gerçek anlamda bir yerel yönetim anlayışı, doğrudan demokrasiye dayalı bir sürecin işletilmesini isteyen herkesin, tüm toplumsal muhalefetin, yerel yönetimlerin Erdoğan’ın tekeline geçme sürecine engel olmak gerekiyor.”

 

Muhalif güçlerin birleşmesi lazım

 Yerel seçimlerde Erdoğan ve Bahçeli’nin doğrudan demokrasinin çok gerisinde olan mevcut sistemi de tamamen bitirme hedefinde olduklarını anlatan Kubilay, bu noktada toplumsal muhalefeti bir araya getirmenin yollarını aramanın önemine dikkat çekti. Kubilay, şöyle konuştu: “Bu, sandıktan alınacak bir sonuç ise sandıkta güçleri birleştirmek gerekir, sokak ise sokakta bu güçleri birleştirmek, parlamento ise parlamentoda birleştirmek gerekiyor. Mücadelenin çok geniş yöntemleri ve araçları var. HDP olarak tüm bu imkanları değerlendirmeyi hedefliyoruz. Belediyelere kayyum atanması sadece yerel bir gücü elde etmek değildir. Egemen güçlere ve sürdürülen bu sömürgeci politikalara rağmen Kürt halkının bağımsız iradesinin gaspıdır. Çünkü bu gasp, sadece yerel yönetimlerle değil, ayrıca bu sürecin başladığı dönemde HDP’nin eşbaşkanları dahil olmak üzere, parlamenterlerinin, seçilmiş  belediye başkanlarının, yöneticilerinin de siyasi rehin alındığı eş zamanlı bir süreçte oldu. Bu bütünlüklü bir sürecin parçasıdır. Dolayısıyla bugün halkın gasp edilmiş iradesini geri almak seçim ötesi bir şeydir. Bunun vesile aracı bir seçim olabilir ama halkın bizatihi olarak gasp edilmiş iradesini yine bir seçimle aldığı başarı olacaktır.”

 

Sandıkta kazanmak yetmiyor

Kayyum sürecinin, sandıkta kazanmanın yeterli olmadığını gösterdiğine işaret eden Kubilay, “Dolayısıyla sandıkta irade olarak kazandığınız bir şeyi korumak, geliştirmek onu elinde tutabilecek demokratik mekanizmaları ve dolayısıyla halk inisiyatifini sürekli diri tutmaktan geçiyor” dedi.

İlkeli ama esnek 

Sandıkta kazanılan başarının yeni bir başlangıç olacağını belirten Kubilay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yani diyelim siz bir belediyeyi ya da muhtarlığı kazanabilirsiniz veya parlamentoda parti olabilirsiniz. Bütün bunlar tamamlanmış bitmiş bir süreci bize göstermez. Tam tersine yeni bir sürecin başlangıcı olabilir. Kayyumlar sadece Kürt kentlerinde ele alınacak bir faktörken Batı illerinde çok farklı bir realite vardır. Biz toplumsal muhalefetin tıpkı 24 Haziran’da bir araya geldiği gibi bu yerel seçimlerde de bir araya gelme imkanını görüyoruz. Bunun için HDP ilkeli ama esnek bir politika izleyecektir.”