Erdoğan rejimi suç işliyor.
Bombaladığı yerler PKK “kampları” değil. Şengal Irak Devletinin sınırları içinde bir özerk bölgedir. Rojava da Suriye Devletinin sınırları içinde bir Kuzey Suriye Federasyonudur.
Türk Devleti Irak ve Suriye topraklarına saldırmıştır.
Uluslararası Hukuk böyle diyor.
Rus devleti, günün birinde, Çeçenistan topraklarından gelip, Rusya’ya karşı “terör” eylemleri örgütlemek üzere İstanbul’da faaliyet gösteren İslamcı Çeçenleri yok etmek için, diyelim ki Fatih İlçesini bombaladığında, bu nasıl bir savaş nedeni olursa, Erdoğan’ın Şengal’ı ve Rojava’yı bombalaması da Suriye ve Irak devletine karşı aynı sonucu doğurur.
Şu anda bu iki BM üyesi hükümran devletin izni olmadan, bu devletlerin topraklarının bombalanmasına, her iki devletin merkezi hükümetleri, bu yazı yazıldığı sırada seslerini çıkarmamış olsalar bile, bilelim ki, ilk elverişli uluslararası ortamda, Türkiye bu saldırının hesabını hem Irak’a, hem de Suriye’ye verecektir.
PKK ve PYD, hem Irak’ın, hem de Suriye’nin “hükümranlık haklarını, topraklarının bütünlüğünü ve sınırlarının dokunulmazlığını” Irak merkezi hükümetinden de, Suriye merkezi hükümetinden de çok daha açık, kesin ve kararlı bir şekilde savunmakta. Bu da, asıl bu partilerin ve onları izleyen Kürt halkının gerçek ulusal güçler olduğunu ortaya koyuyor. “Apocu hareketin” gerçekçi çizgisi giderek daha geniş çevreleri etkiliyor. Nitekim, Türk devletinin Şengal’e saldırması karşısında, Güney Kürdistan’daki dört parti, YNK, Goran, Bizutnawai İslamî le Kurdistan ve Yekgirtuy İslami Kurdistan, Türk devletini şiddetle protesto ettiler.
Buna karşı KDP, Êzîdî halkını ikinci defa “saldırganların” karşısında “yalnız” bıraktı, nasıl DAİŞ’çiler Êzîdî soykırımına başladığında tek mermi yakmadan kaçtıysa, bu defa da Türk devletinin Êzîdî halkına karşı saldırısını “PKK’nin Şengal’deki varlığına” bağlayarak, Êzîdîleri sırtından vurdu.
Erdoğan rejimi tam da Ermeni Soykırımının yıldönümü olan 25 Nisan günü Êzîdî halkına ve Kuzey Suriye Federasyonu halklarına saldırarak soykırımcı karakterini bir kere daha ele vermiş bulunuyor.
Aynı zamanda Rakka önlerinde DAİŞ’e karşı savaşan Kuzey Suriye Federasyonu ordusuna saldırarak, DAİŞ’le ittifakını da bir kere daha gözler önüne seriyor.
Bu yazı yazıldığı sırada, Koalisyon güçlerinden de, Irak devletinden de, Rusya’dan da, Suriye devletinden her hangi bir açıklama yapılmamıştı. Bu durumu dikkate alan KCK Eşbaşkanlığı, yayınladığı bildiride, özellikle ABD ve Rusya’yı, Türk devletinin saldırganlığına karşı çıkmaya çağırdı. KCK bildirisinde, “Suriye ve Irak hava sahalarının” Rusya ve ABD tarafından kontrol edildiği ve Türk askeri uçaklarının bu devletlerin semalarına, söz konusu Rusya ve ABD’nin izni olmadan giremeyeceğini” hatırlattı. Eğer aksi bir tutum almazsa, Türk devletinin saldırısından dolayı, özelikle NATO’nun sorumlu olacağını ilan etti.
Şimdi özellikle AB ülkelerinde ve ABD’de, Türk devletinin saldırılarına karşı kitlesel gösteriler, artık “korsan bir devlet” haline gelen, o nedenle de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından büyük bir oy çoğunluğu ile “denetim” altına alınan Türkiye’yi durdurmak bakımından büyük bir önem taşıyor.
KCK bildirisi dünyanın her yerindeki Kürt halkını ve onun dostlarını Şengal ve Rojava saldırısına karşı harekete geçmeye çağırdı.
Saray rejiminin hiç bir meşruiyeti yoktur.
Türkiye’de kanlı bir “darbe” oyununu sahnelemiş, tıpkı Hitler’in Reicstag “kontrollü yangınından” yararlanması gibi, “kendi darbecilerine” TBMM’yi bombalatmış, bundan yararlanarak 20 Temmuz OHAL faşist darbesini tezgahlamış, 16 Nisan günü de YSK darbesiyle Hayır oylarını gasp etmiştir.
Saray rejimi zayıftır, o nedenle de çok tehlikelidir. AKP oylarının yoğunlaştığı bölgelerde dindar halkın arasına DAİŞ unsurları her geçen gün daha fazla sızmakta, AKP politikaları, mütedeyyin halkın gençlerini DAİŞ’in tuzaklarına sürüklemekte.
Eğer ABD, tıpkı Cerablus’ta olduğu gibi, dizginlerinden boşanmış bu rejimi, Şengal’den “PKK’yi çıkmaya” mecbur ederek “yatıştırmayı” düşünüyorsa fena halde yanılıyor. Hitler delisini Çekoslavakya’yı teslim ederek yatıştırmaya kalkan İngiltere ve Fransa bunun bedelini çok ağır ödedi.