Wilhelm Reich’a göre faşizm; dünyanın bütün uluslarında, insan toplumunun bütün örgütlerinde ortaya çıkan uluslararası bir hastalık, sıradan ve orta sınıf insanının akıldışı ruhsal tepkilerinin toplamıdır. Onun için de tek parti, tek adam olarak siyasal yapılanmasını örgütler. Reich, aynı zamanda ırkçı bir öğreti olan faşizmin bedensel boşalma güçsüzlüğü çeken insanın kişiliğinde kendini bir hastalık olarak dışa vurduğunu da söyler.
Yine Reich, dinsel gizemciliğin en aşırı biçimi olan faşizmin, kökenini cinsel sapkınlıktan alan özel din duygusu olduğunu dile getirmektedir. Reich bu yorumu ile günümüzdeki yaşanılanlara baktığımızda ne kadar haklı olduğu görülecektir şöyle ki IŞ(İD) yapılanması tam da Reich’ın söz ettiği ve tanımladığı faşizm şeklidir.
Bugün IŞ(İD)’in üzerinde yükseldiği insan tipi de; Avrupa banliyölerinde ya da kendi ülkelerinin varoşlarında ezilmiş, itilip kakılmış, yetkiye susamış her an başkaldırmaya hazır basit akli yetileri olan karmaşık düşünemeyen orta sınıf insan tipidir. Doğrusunu isterseniz en çok bu ürktüğümüz insan tipi de budur. Elinde palası ve kılıcı ile her an insan başlarını gövdelerinden ayırmaya hazır, beyaz gömlekli, kara gömlekli ve bugün IŞ(İD)’in giydiği kara giysiler ve peçeler.
Peki, bizim dışımızdaki dünyada bunlar yaşanırken ne yapıyoruz? Bu gidişatın ne kadarının farkındayız? Doğrusunu isterseniz bu konudaki farkındalığımız çok sığ. Onun için de herkese Reich’ı yeniden okumalarını öneriyorum. Ne yazık ki faşizmin bu yükselişini Avrupa ve Amerika’nın da çok farkında olduğunu düşünmüyorum, çünkü verdikleri mücadele ortada.
Ama diğer tarafta Laik ve Seküler Kürtler kanıyla ve canıyla yirmi birinci yüzyılda yeniden hortlayan bu faşizme karşı korkusuzca mücadele ediyor. Bugün bu görülmeyebilir ama tarih bunu farklı kaydedecektir. Onun için Kürt başkaldırısı Ortadoğu’da sadece toprak alıp onun etrafını tel örgüleriyle çevirmek değildir. Kürt başkaldırısı Ortadoğu’da tüm diğer halklarla birlik laik, seküler, çağdaş ve sosyal bir yaşam tarzı yaratma mücadelesidir.
Bugün seküler dünya gözlerini Ortadoğu’ya Rakka’ya doğru yürüyen Kürt, Arap, Êzîdî, Süryani, Ermeni, Nusayri direnişçilerine çevirmiştir. Onların IŞ(İD) barbalarını yok etmelerini bekliyor. Rakka’ya yürüyen IŞ(İD)’in eline düşmemek için intihar yelekleri giyen kadın savaşçılara da yeryüzü hep minnettar kalacaktır.