BERFİN BAĞDU/ROJBİN AMED

KCK Halklar ve İnançlar Komitesi Üyesi Cihan Eren, 24 Haziran seçimleri için demokrasi bloğunda birleşme çağrısı yaptı.

Eren, seçime katılan siyasi partiler ve siyasi projelere bakıldığı zaman Türkiye’de demokrasi ve faşizm arasında bir tercihin yapılacağını söyledi. Eren, şöyle izah etti: "İki temel seçim blokundan biri; sağcı, faşist, halkların değerlerini, kimliklerini istismar eden millet/cumhur bloku, diğeri de HDP çatısı altında birleşmiş Anadolu ve Mezopotamya’nın bütün inançlarını, halklarını içine almış, bütün inanç ve etnik kimlikleri bünyesinde bulunduran demokrasi cephesidir. Faşizmin temsilcileri Erdoğan-Bahçeli’dir. O yüzden bu blokun seçim kazanması demek Türkiye’de siyasal sistemin, toplumsal yaşamın tamamen faşist bir renge bürünmesi anlamına gelir. Faşizmin olduğu bir memlekette de hiçbir halk ve inanç, kendi değerleriyle, kimliğiyle, kültürüyle, diliyle ifade edemez. Dolayısıyla Türkiye’de kendilerini kendi etnik kimlikleriyle, inançlarıyla görünür kılmak isteyen, kendi değerleriyle yaşamak isteyen bütün halkların ve inançların bu seçimlerde kendilerini istedikleri gibi ifade edebilecekleri, değerleriyle bir yaşam kuracakları demokrasi cephesine yönelmeleri beklenen bir durumdur. Olması gereken budur.”

Sistem tercihi yapılıyor

Eren, sadece partilerin, milletvekili ve cumhurbaşkanı adaylarının değil, aynı zamanda Türkiye siyasal sistemle ilgili tercihin de yapılacağını kaydederek, asıl görevin demokrasi güçlerine düştüğünü ifade etti. Eren, şunları söyledi: "HDP çatısı altında bir araya gelmiş Türkiyeli dürüst dindarların, demokratik Müslümanların, Alevilerin, Hristiyanların, Kürtlerin, Türklerin, Arapların, Ermeni, Asuri, Çerkez ve Azerilerin demokrasiden yana tavırlarını koyarak Türkiye’nin demokratikleşmesine, sorunların demokratik yol ve yöntemlerle çözülmesine katkı vermesi beklenir. Mevcut iktidar, Türkiye’de ırkçılığı geliştiriyor, dini değerleri istismar ediyor, toplumu birbirine düşman ediyor. Mevcut bütün sorunları baskıyla, şiddetle, tutuklamalarla, inkar ve imhayla ele alıyor."

Türkiye’deki Müslümanlara çağrı

Eren, Türkiye’deki Müslümanlara şu çağrıyı yaptı: "Bu 24 Haziran seçimleri bir nevi Erdoğan’ın, AKP’nin İslami toplumu, İslami hassasiyeti olan insanların istismarı üzerinden yarattığı gücü bu defa da kanunlaştırarak, yasallaştırarak, kendi sistemi içerisine dahil ederek kendi saltanatını güvenceye alma arayışıdır. Müslüman hassasiyeti olan insanlar şunu çok daha iyi görmeli ve bilmeliler; Erdoğan-Bahçeli faşisttir, ırkçıdır. İslam dini en çok da ırkçılığa, din istismarcılığına ve toplumu birbirine düşman edene karşı bir dindir. Erdoğan böyle bir anlayış üzerinden siyaset yapıyor, sizin duygularınızı, ahlaki değerlerinizi, talep ve isteklerinizi sömürdü, istismar etti de bu noktaya geldi. Bu noktadan sonra tavrınızı ortaya koymalı; inancınızı bu çirkinliğe, bu karanlığa, bu ırkçılığa malzeme yapmamalısınız.”

Türkiye’deki Alevilere çağrı

KCK Halklar ve İnançlar Komitesi Üyesi Eren, benzer bir çağrıyı da Alevilere yapmak istediğini, çünkü CHP’nin uzun süredir sanki onların taleplerini dile getiriyormuş, onları koruyormuş gibi bir hava estirmeye çalıştığını söyledi. Eren, şöyle seslendi: "Artık Aleviler de on yıllardır CHP’nin tıpkı AKP’nin İslam’ı istismar ettiği gibi kendilerini istismar ettiğini görmelidir, bilmelidir ve tavır koymalıdır. Çünkü Türkiye’deki Alevilerin tavrı hem CHP’nin demokratik bir partiye dönüşmesi hem oy oranı itibariyle hem de kitle itibariyle Türkiye’nin demokratikleşmesinde önemli bir potansiyel olmaktadır. Dolayısıyla Aleviler içerisinde duyarlı olan kesimler, aydınlar, entelektüeller, sanatçılar, pirleri ve ocakzadeleri şunu bilmeliler; Türkiye’nin faşistleşmesinde CHP’nin de önemli bir rolü var. Aleviler, CHP’ye tavır almalılar. Bu seçimde özelliklede CHP’ye büyük bir ders vermeliler. Türkiyeli Müslümanlar Erdoğan-AKP’ye, Türkiyeli Aleviler de CHP’ye bir ders verirlerse Türkiye’de demokrasinin önü bütünüyle açılır diyebiliriz."

Bu topraklar faşistlerin değil

Cihan Eren değerlendirmesinin sonunda tüm halklara ve inanç kesimlerine Erdoğan-Bahçeli’nin soykırımcı politikalarına izin vermemeleri gerektiği çağrısını yaparak, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Ülkemiz bu faşistlere bırakılmamalı. Bu topraklar bu faşistlerin değildir. Bu topraklar, bu faşistlerin anlayışlarıyla baskıyı ve sömürü kaldıracak topraklar değildir. Bütün halklar ve inançlar kardeştir. Erdoğan- Bahçeli’nin karşıtlaştıran katliamcı, soykırımcı politikaları bizim kültürümüzü, bizim inançlarımızı yok ediyor, bu toprakları çoraklaştırıyor, çöle çeviriyor. Halklar ve inançlar olarak bunlara izin vermemeliyiz."