•  AKP-MHP iktidarını en fazla zor durumda bırakan toplumsal ve politik güç olduklarını belirten HDK Eşsözcüsü Cengiz çiçek, şunları kaydetti: "Faşizmi sallıyoruz, Türkiye’de siyasetin denklemini değiştiriyoruz, taşları yerinden oynatıyoruz. Newroz ve 1 Mayıs hamlesini de faşizme ilelebet kaybettirecek, yıkacak ve yerine demokratik bir cumhuriyeti tesis edecek sürecin startı olarak görüyoruz.” 

FERHAT ÇELİK/MA/AMED

Birleşik mücadelenin artık bir zorunluluk olduğunu belirten HDK Eşsözcüsü Cengiz Çiçek, “Newroz bu atak sürecin en kıymetli merkez noktalarından biridir. O yüzden şimdi direnişi büyüterek kazanma zamanıdır” dedi.  

Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) öncülüğünde İstanbul Newrozu, bu yıl “Dem dema serkeftinê ye” (Şimdi kazanma zamanı) şiarıyla Yenikapı Meydanı'nda kutlanacak. Kutlama için kentte çalışmalar sürerken, HDK Eşsözcüsü Cengiz Çiçek, bu Newroz’un özel öneminin dünyadaki gelişmelerle doğrudan alakalı olduğunu, bu nedenle herkesin Newroz alanında bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. Dünyanın ve Türkiye’nin krizli bir dönemden geçtiğinin altını çizen Çiçek, “Dünya kapitalizmi, ulus devletler, devletçi-iktidarcı bütün zihniyet kalıpları ve yönetim aygıtları, toplum düşmanı, doğa düşmanı bütün yapılar kriz içerisinde. Bu kriz dünya halklarının, Kürdistan ve Türkiye halklarının, Ortadoğu halklarının demokrasi ve özgürlük mücadelesini daha fazla yükseltmenin de zeminini oluşturmuş durumda. O yüzden bu yılki Newroz'a, ‘Şimdi kazanma zamanı’ Newroz’u dedik” dedi.

AKP-MHP iktidarını zorluyoruz

 AKP-MHP faşizminin de küresel kapitalizm gibi sallantıda olduğunu belirten Çiçek, şöyle devam etti: “AKP-MHP’nin bugün bir iktidar krizi içerisinde olmasının en temel sebebi, bizlerin yürüttüğü toplumsal mücadeledir. Bu mücadeleyle AKP-MHP iktidarına en fazla zor durumda bırakan toplumsal ve politik gücüz. Tam da bunun üzerinden ‘Şimdi kazanma zamanı’ diyoruz. Evet, faşizmi sallıyoruz, Türkiye’de siyasetin denklemini değiştiriyoruz, taşları yerinden oynatıyoruz. Newroz ve 1 Mayıs hamlesini de faşizme ilelebet kaybettirecek, yıkacak ve yerine demokratik bir cumhuriyeti tesis edecek sürecin startı olarak görüyoruz.” 

Tecrit, soykırımdan bağımsız değil

Öcalan’a özgürlük talebinin yükseltileceğini belirten Çiçek, şunları ifade etti: “Sayın Öcalan’a dönük işkence ve tecrit sistemini, Kürtlere dönük soykırım politikalarından bağımsız okumuyoruz. Onun için Kürt meselesinin toplumsal, demokratik ve barışçıl çözümü aynı zamanda Türkiye’deki emeğin de sorunlarının çözümü, doğaya dönük saldırıların göğüslenmesi, kadına dönük baskıların ortadan kaldırılması demektir. Aynı zamanda halklar ve inançların örgütlenmesinin önündeki bütün engellerin de kaldırılması demektir. Şunu açık bir şekilde söyleyelim; Türkiye’de ve Kürdistan’da ya birlikte kazanacağız ya da birlikte kaybedeceğiz. Okumamızı buradan yapmamız gerektiğini düşünüyoruz.”

 Kapalı devre dünyalara hapsolmayalım

Newroz’un sadece Kürtlerin ve Kürt örgütlü güçlerinin saikliğinde geçmemesi gerektiğine vurgu yapan Çiçek, bu durumun rejimin istediği bir sonuç olduğunu belirtti. AKP-MHP rejiminin “Böl, parçala ve yönet” politikasıyla hareket ettiğini ifade eden Çiçek, şöyle konuştu: “Türkiye’deki egemen akıl herkesi kendi sorunlarının girdabına alıp adeta kapalı devre dünyalara hapsetmek istiyor. Biz de ‘hayır’ diyoruz. Bu kapalı devre durumunu aşmamız lazım. Newroz’dan başlayalım. Newroz bizim için sadece bir miting, bir gün değil. Newroz bir mücadele hafızası, mücadele bilincidir. Demirci Kawa’nın yaktığı isyan ateşiyle emekçilerin bugün işçi grevlerinde yaktığı ateş aynıdır. Kaz dağlarında direnenlerin ateşiyle Demirci Kawa’nın ateşi birbirinden farklı değil. Tam da buradan hareketle bu isyan ateşlerini, direniş ateşlerini buluşturup, rejim ve faşist aklı ürkütecek bir toplumsal mücadeleye dönüştürelim diyoruz.” 

Boyun eğmemenin fotoğrafı verilmeli

Bütün halkların, ezilen kimliklerin Newroz alanlarında yan yana gelip faşizme karşı öfkesini dile getirmesi gerektiğine vurgu yapan Çiçek, “Halklar Newroz alanında bu sisteme biat etmeyeceklerini, asla boyun eğmeyeceklerini ortaya çıkaracak bir fotoğraf vermelidir. Her yerde bir direniş var. Sadece bu direnişleri bir araya getirme ve ne kadar güçlü olduğumuzu göstermeye ihtiyaç var. O yüzden Newroz alanı bizim toplumsal mücadele birikimlerimizin, kazanımlarımızın ne kadar büyüdüğünü, hangi düzeye çıktığını göstermesi açısından önemlidir. Newroz halkların isyan ateşiyse bütün halklar, hayatı üreten herkes, yaşamdan yana olan herkes, fabrikalarda, okullarda, hayatın aktığı her yerde Newroz alanında yek vücut olmalı, bir araya gelmelidir” dedi.

Birleşim mücadele zorunluluktur

Birleşik mücadelenin artık bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Çiçek, şunları ekledi: “Hep ‘Kurtuluş yok tek başına’ diyoruz. Gerçekten de gelinen aşamada bir araya gelip birlikte kazanmak zorundayız. Burada sadece birisi kazanmayacak, birlikte kazanacağız. Karşımızdaki güçler bütün oyunu böyle oynuyor. O yüzden diyoruz ki; HDK ve HDP etrafında yan yana gelen tarihsel ezilenlerin ittifakı, 3, Yol ittifakı olarak zaten fazlasıyla başarılar elde etti. Üzerimizdeki saldırıların temelinde bu başarılar yatmaktadır. Bu saldırıyı püskürtmenin tek yolu toplumsal, demokratik meşru hamle sürecine girmektir. Savunarak değil, hamle yaparak bunu göğüsleyeceğiz. Newroz bu atak sürecin en kıymetli merkez noktalarından biridir. Yürüttüğümüz mücadeleyle iktidarın kimyasını bozduk, Türkiye’de makus talihimizi değiştirdik. Halkların demokratik geleceğine dair çok ciddi başarılar kazandık. Artık hem kazanımlarımızı kollama hem de bunun üzerine demokratik toplumsal örgütlülüğü inşa etme sürecidir. O yüzden şimdi direnme, direnişi büyütme, direnişi büyüterek kazanma zamanıdır.”