Bu yıl birincisi düzenlenen Enternasyonalist Gençlik Festivali’nde bir araya gelen gençler, iklim krizinin aşılmasının kapitalist moderniteye karşı ortak mücadele ve sosyalist bir yaşamın mümkün olacağını kaydettiler. Rojava Devrimi ise gençlere ilham kaynağı olmaya devam ediyor vurgusu yapıldı.
PERVİN YERLİKAYA/FADIL DONMA/EUSKİRCHEN
Avrupa’da yaşayan binlerce genç, ‘Faşizmi yık, doğayı koru’ şiarıyla Cumartesi günü Almanya’nın Euskirchen kentinde düzenlenen ilk ‘Enternasyonalist Gençlik Festivali’nde bir araya geldi. Günün erken saatlerinde gerçekleşen festival saygı duruşu ile başladı. Ardından ‘Bijî YPG’ ve ’Bijî Serok Apo’ sloganları ile yürüyen gençler, en önde ellerinde işgalci Türk devletinin hava saldırısı sonucu şehit düşen Diyar Xerîb’in posterleri ve arkasında metrelerce uzunluğunda Kürdistan bayrağıyla ve tüm dünyada devrim şehitlerinin fotoğraflarını taşıdı.
Özellikle Almanya’da yaşayan tüm ekolojist, antifaşist, antikapitalist, solcu ve feminist gençlere hitap eden festival zengin bir programa sahipti. Enternasyonalist gençlik ittifakı tarafından hazırlanan festivalde Change For Future ve Ende Gelände örgütleri konuşmacı olarak yer aldı.
Kağıt malzemeler kullanıldı
‘Faşizmi yık, doğayı koru’ şiarıyla yapılan festivalde daha az et, daha çok ev yemeklerinin açıldığı standlar yer aldı. Yemek için plastik yerine kağıt malzemeler kullanıldı. Ayrıca alanda sürekli çöp kontrolü ve temizliği de yapıldı.
Birçok kurumun stand açtığı alanda yoğunlukla YPG-YPJ’lilerin, şehit düşen Kürdistanlı ve enternasyonalist gençlerin ve Kürt Halk Önderi Öcalan’ın posterleri asıldı. Alanda ayrıca Almanya’dan özgürlük hareketi saflarına katılan ve 2016’da şehit düşen Çekdar Botan ve Lecwan Munzur’un büyük posterleri asıldı.
Faşizme karşı birlikte mücadele
Festivalde Solid adına kısa bir konuşma yapan Maris Sackers, festivalin amacına dair şunları dile getirdi: ”Bir ay önce farklı sol organizasyonlar olarak bu festivali düzenlediğimizde amacımız tüm Avrupa’daki gençliği bir çatı altında birleştirip ülkelerindeki problemleri, savaşları anlatabilecekleri, var olan kapitalist sisteme alternatifler üretebilecekleri bir ortam yaratmaktı. Birçok ülkede iklim problemleri ve baskılara karşı öfkeler artıyor ve var olan sisteme karşı alternatif arayışlar yükseliyor. Binlerce genç ve öğrenci ekolojik bir dünyanın kapitalizimin yenilmesiyle ortaya çıkacağını düşünüyor. Bugün bizi burada birbirimize bağlayan özgürlüğe, adalete, ekolojik bir dünyaya, sınıf ayrımcılıklarının olmadığı, cinsiyetçiliğin ve ataerkil toplumun yok edildiği bir dünyaya olan inancımızdır. Bu nedenle burada beraberce tartışmak ve eğlenmek istiyoruz. Faşizmi ve çevre kirliliğini engellememiz için organize olmamız gerekiyor. Kişisel protestoların önemi çok büyük ancak beraber hareket ederek önüne geçebiliriz. Bugün festivalimizin önemli noktalarından biri Rojava Devrimi’dir. Rojava Devrimi bizlere alternatif ekolojik sınıf ayırımı olmayan sistemin kurulabileceğinin örneğini gösterdi. Festivalimizde aynı zamanda Rojava’daki insanların zaferini beraberce kutluyoruz.”
‘İklim krizi büyük şirketler var oldukça çözülemez’
Akabinde söz alan Young Struggle temsilcisi ise, ”Fridays for Future (Gelecek için Cuma)’ın bir parçası olan Young Strunggle grubu olarak iklim krizinin temelini aramanın krizi çözmenin önemli bir parçası olduğunu düşünüyoruz” diyerek, şunları kaydetti: ”İklim krizi büyük şirketler var oldukça çözülemez. Krizin temeline inildiğinde sorunun sistemde olduğunu fark etmemek kaçınılmaz. Sorun kapitalizmin temelindedir. Ve iklim krizini kapitalist bir sistem ile çözemeyiz. Sadece eleştirmek ve politikacıların vaatlerine inananmak çözümün bir parçası değildir. Doğamız özel şirketler tarafından kendi mülkleriymiş gibi duyarsızca kullanılıyor. İklim krizinin başladığı yerde sosyal krizlerde başlar. Kapitalist sistem yok edilmeli ve gerçek bir demokrasi temelinde hareket edilmelidir. Fridays for Future’nin işçi sınıfıyla birleşmesi ve iklim krizini her açıdan çözmesi gerekir. Ekolojik bir savaşın var olabileceğinin en büyük kanıtı Rojava’dır. Rojava kadının, doğanın ve insanlığın zaferi ve aynı zamanda far olan sömürücü sisteme alternatif oluşturulmuştur. Fakat Rojava şu an ekolojik bir kriz içinde. Esad rejiminin neredeyse tüm ağaçları kesmesi nedeniyle oluşan bu ekolojik krizin önüne geçmek için ‘Make Rojava Green Again/Rojava’yı Yeniden Yeşillendir’ kampanyası yürütülüyor. Bu kampanya Rojava’da yürütülen ekolojik savaşı enternasyonal iklim savaşıyla birleştirmeyi ve ekolojik, bilinçli toplumlar oluşturmayı hedefliyor. Kampanya bu temelde Rojava’da bir okul açmak üzerine çalışıyor.”
‘Öcalan’ın ideolojisi savaşsız bir dünyadır’
Daha sonra sahneye şehit olan İngiliz Enternasyonalist savaşçı Anna Campell’in babası Dirck Campell çıktı. Kızı Anna Campell’dan bahseden Dirck Campell, ”Kızım, Kürt kültür ve müziğini çok severdi. Bugün böyle bir etkinlikte olmak benim için çok önemlidir. Kızımın değer verdiği ideolojiye bende değer veriyor ve savunuyorum. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ideolojisi tüm halklar için, yaşanabilir bir dünya için çok önemlidir” dedi. Campell, ”Anna’nın neden Rojava’ya gittiğini ve orada neden şehit düştüğünü iyi anlamak gerekiyor. 2006-2011 yılları arasında orada savaştan kaynaklı o kadar büyük bir yıkım oldu ki, yeşil tüm alanlar kurudu. 1.5 milyon insan evini barkını terk edip mülteci koşullarını yaşamak zorunda kaldı. Bütün dünya birbirine bağlıdır. Kimse Rojava’da yaşananları görmezden gelmemelidir. Kürt halkı olarak sizler çok büyük savaşlar ve katliamlardan geçtiniz ancak Sayın Öcalan’ın ideolojisi, savaşsız bir dünyadır. 4 parça Kürdistan’da Avrupa’da ve dünyanın her yerinde yaşayan Kürtlerin bir an önce haklarına kavuşmasını umut ediyoruz” vurgusunda bulundu. Dirck Campell, 1998 yılında Amed’de çalmayı öğrendiği ‘Bilur’u (Kaval) ve orada öğrendiği stranları çalarak alanda duygulu anlar yaşattı.
‘Kadın özgürlükçü bir yaşamın temelleri atılmıştır’
Tevgera Ciwanên Şoreşger (TCŞ) adına konuşan yapan Zelal Çiftçi, kapitalist modernitenin Kürdistanlılara en vahşi katliamları ve işkenceleri uygulayan faşist sömürgeciliğe değinerek başladığı konuşmasına, bütün insanlığın geleceğini tehdit eden doğa yıkımının da aynı sistemin ürünü olduğunu belirterek sürdürdü. Çiftçi devamında şunları kaydetti:
”Bu temelde Önder Apo ve şehitlerimizin aydınlattığı yolda bugün demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir yaşamın temelleri atılmıştır. Kürdistan halkının Türk sömürgeciliğine karşı zaferi tüm dünya halklarının kapitalist moderniteye karşı zaferidir. Bugün ‘1. Enternasyonalist Gençlik Festivali’mizde Bask ülkesinden, Katalonya’ya, Tamil ülkesinden Kürdistan’a dünyanın birçok yerinden gelen binlerce genç, yüreklerini devrim çoşkusu ile birleştirmiş ve tek bir ağızdan ‘faşizmi yıkalım ve doğayı koruyalım’ diye haykırdık. Bu ortak ruh ve coşku devrimimizin zaferini kesinleştirecek, özgür yarınları mümkün kılacaktır.”
Almanya Kürtleri kriminalize ediyor
Linksjugend [‘solid] NRW adına konuşan Kira Sawilla ve Ken Oss de şunları dile getirdi: ”Bugün sizin yanınızda durmamızın bir nedeni var ve o özgürlüğünüz ve özgür iradeniz için savaşmanızdır. Kürdistanlılar sistematik gasp ediliyor, kültürü yasaklanıyor, dilleri yok ediliyor, işte bunlar hepsi Almanya’nın kamuoyu ilgilendirmeyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Almanya’nın medyası hemen hemen hiç haber yazmıyor, yazdığı zaman zalimlerin tarafını tutuyor, yazdıkları şunlardır ‘Teröristler, Milliyetçiler, Bölücü başı veya ayaklanan isyancılar’. Alman devleti müttefikleri ile yan yana duruyor ve Kürtleri takip ediyor. Federal Almanya Cumhuriyeti onyıllardır Kürtleri kriminalize ediyor. Bayraklarını yasaklıyor, sembollerini yasaklıyor ve manasız gerekçelerle evlere baskın yapıyor. Kürdistan’da veya başka bir yerde biz elbette enternasyonalist yaşamı tercih ediyoruz. Kürdistan’ın özgürleşmesi için Kürt ve Türk işçi sınıfıyla birlikte kapitalizmi bitirme mücadelesi içinde olması gerektiğine inanıyoruz. Eğer biz kapitalizmin içinde halen yaşıyorsak, hakim sınıflar dünyayı ırkçılıkla, milliyetçilikle ve seksizmle parçalayacaktır. Oysa gerçek barış ve özgürlük sadece sosyalist bir Kürdistan’da olabilir. O yüzden biz diyoruz ‘Yaşasın devrim’. Biz Solcu Gençlik (Linksjugend) olarak her zaman özgürlük savaşının yanında olacağız. Sosyalist yaşam alternatifi için mücadele edeceğiz. Bu hedefe uğraşmak Almanya’da için enternasyonalistlerle, meslek örgütleriyle, öğrencilerle ve üniversite öğrencileriyle kavgamızı yürüteceğiz.
İnsanların menfaat yüzünden hayatını kaybettirmesine hayır diyoruz, kapitalizme hayır diyoruz!” dedi.

Sahne programı renkliydi
Avrupa’nın her tarafından ve farklı etnisitelerden gencin katıldığı festivalin programı geniş tutuldu. Sanatçılar Xecê, Hüseyin Bozbayır, Bask Ülkesinden gelen Lardy’s, Koma Siyabend, S. Castro, Serhado ve Mikaîl Aslan gibi sanatçılar sahnede aldı. Kürt genç kadınların tiyatro ve govend ekiplerinin de gösterileri festivale özel renk kattı.
Spor aktiviteleri dolu dolu
Festivalde futbol, satranç, masa tenisi ve koşu gibi çeşitli spor aktivitelerinin yanı sıra, çocuklar için özel aktiviteler yapıldı. Çuval yarışı ve yüz boyama ile cocukların da günü heyecanlı geçti. 1. Kupa ve 2. Kupa için oynayan SV Kürdistan ve BV Azadî Wuppertal, 3. Kupa İçin Özgür Gençlik Köln ve Athetlic Amed takımları karşılaşma yaptılar.
FOTO:DENİZ BABİR/FADIL DONMA