
Kürt özgürlük tarihinin en kahraman direnişlerinden biri Cizre’de gerçekleşmiştir. Büyük bir yurtseverlik ve fedai direniş yaşanmıştır. Çoğunluğu halkın özyönetimine destek veren gençler ve halktan insanlardan olan bu şehitlerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz. Onlar, yurtseverliğin ve kahramanca direnişin sembolleri olarak tarihe geçeceklerdir. Sadece Kürt halkı açısından değil, insanlık tarihindeki en görkemli direnişlerden biridir. Gerçek bir fedailik ortaya koymuşlardır. Belki bir iki bodrumda saklanan yaralıların alınıp alınmaması konusu öne çıkmıştır; ama orada esas olan, son mermilerine kadar fedaice direnip şehit olanların duruşudur. Düşmana teslim olmamış, direnmişlerdir. Sadece YDG-H’lı gençler değil, direniş alanlarında kalan halk da fedaice direnmiştir. “Teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür” şiarını en somut ve kutsal biçimde son nefeslerine kadar somutlaştırmışlardır. Botan halkı direniş tarihine yeni boyutlar katmıştır. Direnişçi bu fedai karakter Kürt halkının özgürlük mücadelesinin yenilmezliğini bir daha kanıtlamıştır. Cizre’de direnen fedai ruhu hangi güç yenilgiye uğratabilir?
Cizre, hem Türk devlet gerçeğini, hem de Kürt halkının nasıl bir direnen halk gerçekliğine ulaştığını ortaya koymuştur. Özyönetim ilanından sonra şehit düşenlerin yarısından fazlası sivil halktır. Diğer şehitlerin çoğunluğu ise Cizreli gençlerdir. Bir kısmı ise Cizre’deki özyönetim direnişlerini diğer alanlardan gelip destekleyen gençlerdir. Bunların çoğunluğu da üniversite öğrencisidir. Bu direniş, Kürt halkının özyönetim ve özerkliğine ölümüne bağlı olduğunun ve sahip çıktığının göstergesidir. Kürdistan'da artık özyönetim ve Demokratik Özerklikten başka hiçbir siyasi, sosyal ve kültürel düzen kabul edilemez. Özyönetim ve Demokratik Özerklik çizgisindeki mücadele, Cizre şehitlerinin, Silopi şehitlerinin ve tüm özyönetim şehitlerinin anısına bağlılığın gereği bu hedeflere ulaşılana kadar sürdürülecektir.
Türk devleti kaybetmiş
Cizre, Kürt yurtseverliğinin en derin, en özlü olduğu bir yerdir. Cizre, Kürt dili, kültürü ve ruhunun şekillendiği bir yerdir. Bu açıdan Cizre direnişi çok anlamlı ve değerlidir. Zaten fedailiğin en yüksek biçiminin burada gösterilmesi de bu nedenledir. Hem dil, hem kültür, hem de ruh olarak hiç asimile olmayan ya da en az asimilasyonun yaşandığı şehir Cizre’dir. Bu yönüyle Cizre; Botan’ın ruhu, Botan direnişinin kalbidir. Cizre direnişi, Cizre halkının yurtseverliğini, Botan halkının yurtseverliğini ve direnişçi karakterini bir üst seviyeye çıkararak daha zengin, değerli bir yurtseverliğin şekillenmesi gerçekleşecektir. Bu açıdan Cizre direnişi tarihimize çok önemli katkılar sunmuştur. Yine şehir direnişleri açısından çok önemli bir tecrübe oraya çıkarmıştır. Cizre’de Türk devleti kaybetmiş, direnişçiler büyük kazanmıştır. Türk devletinin şöyle başardık, Cizre’yi şöyle fethettik demeleri Pirus Zaferi bile değildir. Aslında tank ve top atışlarının yıktığı Cizre, AKP iktidarının büyük yenildiğinin resmidir.
Yüz bin kişilik bir ilçeye, 100-150 civarında YDG-H’lı öz savunma gücüne 18-20 bin asker, polis ve diğer askeri gücüyle, yüzlerce zırhlı araçla saldırmışlardır. Sivil yerleşim yerlerini tankla, topla, zırhlı araçlarla, iş makineleriyle yıkmışlardır. Acaba dünya tarihinde bu kadar orantısız bir savaş var mıdır? Bu kadar orantısız bir güç ve tekniğe karşı aylarca direnen başka bir örnek var mıdır? Tabii ki yoktur. Sur’da da yüz kadar genç binlerce asker ve polisle savaşmaktadır. Hem de moral olarak yıkılan asker ve polislerin değiştirilip sürekli yenilerinin getirilmesine rağmen! Böyle bir güç daha baştan yenilgiye uğratılmamış mıdır; bozguna uğramamış mıdır? Her gün morali bozulup çekilen asker ve polis karşısında büyük bir moralle direnenler karşısında Türk devleti yenilgiye uğramamış mıdır? Türk devleti istediği kadar şöyle yiğit asker ve polislerim var desin, eğer zorunlu olmazsa Sur’daki asker ve polisler hemen kaçıp gideceklerdir.
Silopi’de üç kahraman kadın
Cizre’deki direnişçi ruh karşısında Türk askeri ve polisi dayanamaz. En başta da haksız bir mücadele yürüttükleri için dayanamazlar. Zaten sorun da budur. Haklı, inançlı ve özgürlük tutkusu karşısında zorla savaştırılan Türk gençleri vardır. Bakmayın öldükten sonra bu askerler için kahramanlık hamaseti yapmalarına; kahraman olarak değil, zorla savaşa sokularak ölüme sürüklenmişlerdir.
Silopi’de üç kahraman kadın nasıl direnmiştir? Teslim olmadıkları için katledilmişlerdir. Cizre’deki direnişçiler teslim olmadıkları için katledilmişlerdir. Cizre’deki halktan yaralılar HDP’lilerin ve yurtseverlerin kendilerini almasını istedikleri için ambulans göndermemişler ve onlarca yaralıyı katletmişlerdir. Bu, sadece Cizre direnişçilerinden değil, tüm Kürt halkından intikam almak için yapılmıştır. Çünkü onlar sadece Cizre değil, tüm Kürt halkı için direnmekteydiler. Savaşta yaralıları katletmek de bir savaş suçudur. AKP iktidarı ve Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bu suç işlenmiştir. Tayyip Erdoğan kadın, çocuk, sağ, yaralı demeyin hepsini öldürün demiştir. Zaten daha 2006’da kadın da olsa, çocuk da olsa gereğini yapın dedikten sonra, bunu emir olarak gören asker ve polis çoğu çocuk onlarca sivil insanı katletmiştir.
Cizre’nin halk kahramanları gençler, kadınlar, çocuklar, bebekler ve yaşlılar bu anlayışa karşı direnmişler ve bu anlayışı bozguna uğratmışlardır. Geçmişte de her zaman direnenler kazanmıştır. Diyarbakır zindanında PKK’lileri teslim almak isteyen 12 Eylül faşizmine karşı direnenler kazanmıştır. Cizre direnişçileri de Kürtlüğün teslim alınamayacağının kanıtıdır. Yenilmez Kürt direnişçiliği Cizre’de yenilmezliğini daha da güçlü kılmıştır. Cizre’deki direniş, Apocu fedai ruhun direnişidir. Kürtlüğün teslim olmayacak bir ruh, bir yurtseverlik karakterine sahip olduğunu kanıtlamıştır. Cizre Cudi gibi başı dik ve yenilmez olduğunu tün dünyaya duyurmuştur.
AKP, 200 defa kaybetmiştir
Cizre direnişi aslında Türk devletinin o kadar da güçlü olmadığını göstermiştir. Cizre direnişi, Türk devletinin dağda da, şehirde de yenilgiye uğratılacağını açığa çıkarmıştır. Anlaşıldı ki, fedai ruh Türk devletini yenilgiye uğratacak düzeydedir. Eğer hazırlıklar yeterli olsaymış Türk devletinin tankı, topu, on binlerce paralı askeri ve polisi Cizre’den kaçırtılabilirmiş. Kuşkusuz direnişçiler bu direniş sonucundan dersler çıkarıp daha başarılı ve sonuç alıcı tarz ve yöntemle bu direnişi geliştirip yükselteceklerdir.
Cizre direnişinin en büyük başarısı, AKP'nin sonunun başlangıcını getirmesidir. Cizre direnişinden sonra artık AKP'nin uzun süre ayakta kalması zordur. Fedai direnişçilerin intikamını yaralılardan çıkarmanın yarattığı öfke karşısında AKP iktidarı ayakta kalamaz. Tanrının gazabı gibi Cizre ve Kürdistan halkının öfkesi, demokrasi güçlerinin öfkesi Tayyip Erdoğan başta olmak üzere insanlık dışı AKP iktidarının sonunu getirecektir. Erdoğan’ın başkanlık hevesi bu direnişin altında kalacaktır. Türkiye halkları bu savaş baronuna, halklar düşmanı Tayyip Erdoğan’a gereken şamarı vuracaktır.
Cizre’de öldürülen Miray bebek ve dedesi Ramazan AKP iktidarının yıkılmasının her bakımdan gerekçesi olacaktır. Onlarca yaralı, bebek ve dedesini katledenlerin hangi başarısından söz edilebilir? Ağır yaralı onlarca insanı teslim olmadılar diye öldürmenin hangi başarısından söz edilebilir? Son mermisine kadar savaşan direnişçiler karşısında korkaklar ordusunun hangi başarısından söz edilebilir? Dolayısıyla şehit düşen direnişçilerin sayısı kadar AKP iktidarı ve onun militarist güçleri o kadar kaybetmiştir. 200 insanı Cizre’de şehit düşüren AKP, 200 defa kaybetmiştir.
Tarih Cizre direnişçiliğinin Kürdistan tarihinde nasıl bir dönüm noktası başlattığını yazacaktır. Direniş kararlılığını arttıran bu halk gücü karşısında AKP iktidarının dayanamadığını yazacaktır. Yarısı kadın, yaşlı, çocuk, genç olan; yarısı da mahallesini savunmak için eline yeni silah alan gençlerden oluşan bu şehitler ordusu artık direnen halkın en önünde yürüyerek Türkiye'yi demokratikleştirip Kürdistan'ı özgürleştirene kadar mücadelesini yürütecektir. Artık Cizre’deki direnişten, bu büyük fedailikten sonra kim mücadeleden kaçınabilir? Kim özgürlük ve demokrasi bayrağını eğebilir? Kim yenilmezliğin sembolü haline gelen Cizre şehitlerimizin komutanlığında zafere yürümez?
Kesinlikle Cizre şehitleri komutanlığında savaşan Kürt halkı özgürleşecek, despot faşistler ise tarihin çöp sepetine atılacaktır. Teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür sloganını son nefeslerine kadar haykıran bu direnişçiler yenilmezdir; onların mücadele çizgisi yenilmezdir.